uplift - Türkçe İngilizce Sözlük

uplift

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

uplift — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yükseltmek, moral vermek
Okunuş (IPA):
(AmE /ʌpˈlɪft/ – BrE /ʌpˈlɪft/)
Terim Türü:
İsim: uplift (uplifts); Fiil: uplift (uplifts – uplifted – uplifting)
Fiziksel veya duygusal olarak yukarı taşıma durumu. Up ve lift köklerinden oluşur. Sosyal ve psikolojik bağlamlarda iyileştirici etkiyi anlatır.
Eş Anlamlılar:
elevate, encourage
Zıt Anlamlılar:
depress, lower

"uplift" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
uplift f. yükseltmek
Brooks put on her precious perfume to uplift her spirits before leaving home.
Brooks evden çıkmadan önce moralini yükseltmek için çok kıymetli parfümünü sıktı.

More Sentences
Jeoloji
uplift f. yükseltmek
Brooks put on her precious perfume to uplift her spirits before leaving home.
Brooks evden çıkmadan önce moralini yükseltmek için çok kıymetli parfümünü sıktı.

More Sentences
Genel
uplift i. yukarı kaldırma
uplift i. yüceltme
uplift i. moralini yükseltme
uplift i. iyileştirme
uplift i. ruhu şenlenme
uplift i. yükseltme
uplift i. daha iyi bir duruma getirme
uplift i. kalkındırma
uplift i. artış
uplift i. moral (bulma)
uplift f. yukarı dikmek (göz)
uplift f. daha iyi bir duruma getirmek
uplift f. gaza getirmek
uplift f. yüceltmek
uplift f. moralini yükseltmek
uplift f. canlandırmak
uplift f. kalkındırmak
uplift f. yukarı kaldırmak
uplift f. yukarı çıkarmak
uplift f. alttan kaldırmak
uplift f. moral vermek
Teknik
uplift i. alttan kaldırma
uplift f. kaldırmak
Tekstil
uplift i. sutyen
Demiryolu
uplift i. kaldırma
Jeoloji
uplift i. yükselim
uplift i. zemin kabarması
uplift f. alttan kaldırmak
uplift f. yukarı çıkarmak
Sinema
uplift i. bilim kurguda hayvanların zekasını daha yüksek düzeylere getirme

"uplift" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
uplift capacity i. teleferik kapasitesi
uplift capacity i. bir teleferiğin ya da bir tesisteki teleferiklerin tümünün bir saatte yokuş yukarı taşıyabileceği kapasitesi
uplift bra i. destekli sutyen
Konuşma Dili
uplift [scotland/new zealand] f. almak (bir yere gelip/gidip birini)
uplift [scotland/new zealand] f. almak (gidip/gelip)
Teknik
hydrostatic uplift i. hidrostatik kaldırma
hydrostatic uplift i. arşimet etkisi
uplift pressure i. alttan kaldırma basıncı
Demiryolu
static uplift i. statik yükselme
contact wire uplift i. seyir teli kalkımı
dynamic uplift i. dinamik kalkım
contact wire uplift i. seyir teli yükselimi
static uplift i. statik uplift
static uplift i. statik kalkım
dangerous contact wire uplift i. tehlikeli seyir teli yükselimi
Denizcilik
uplift pressure i. kaldırma basıncı
Askeri
casual uplift i. misafir uçağın yakıt ikmali