grin - Türkçe İngilizce Sözlük

grin

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

grin — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sırıtmak, sırıtış
Okunuş (IPA):
(AmE /ɡrɪn/ – BrE /ɡrɪn/)
Terim Türü:
İsim: grin (grins); Fiil: grin (grins – grinned – grinning)
Ağız genişletilerek yapılan belirgin gülümsemeyi tanımlamakta olan sözcüktür; alaycı veya keyifli ton taşıyabilir. Eski İngilizce grennian kökeni, diş gösterme eyleminin duygu ifadesine dönüşmesini yansıtır.
Eş Anlamlılar:
smile broadly
Zıt Anlamlılar:
frown

"grin" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
grin f. sırıtmak
The old man grinned at the little boy.
Yaşlı adam küçük çocuğa sırıttı.

More Sentences
Genel
grin i. sırıtma
George waved his hand to me with a warm grin on his face.
George yüzünde sıcak bir sırıtmayla bana elini salladı.

More Sentences
grin i. sırıtış
Well, I know very well that I will be greeted with smiles and grins everywhere.
Her yerde gülümsemeler ve sırıtışlarla karşılanacağımı çok iyi biliyorum.

More Sentences
grin f. sırıtmak
The old man grinned at the little boy.
Yaşlı adam küçük çocuğa sırıttı.

More Sentences
grin f. pis pis gülmek
grin f. pusuya düşürmek
grin f. dudaklarını dişlerinin üzerinden kaldırmak
grin f. dişlerini göstererek gülmek
grin f. aralamak
grin f. örtünün arasından görünmek
grin f. dişlerini göstermek
grin f. tuzağa düşürmek
Sanayi
grin i. binanın bitmemiş sıvadibi kısmı
grin i. halının ana kumaşının bir kısmı

"grin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 88 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
grin [scotland] i. tuzak
grin [scotland] i. kement
grin [scotland] i. kapan
grin like a cheshire cat f. pişmiş kelle gibi sırıtmak
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarına varmak
grin like a cheshire cat f. sırıtmak
grin at f. sırıtmak
grin and bear it f. bağrına taş basmak
grin and bear it f. ağız kokusu çekmek
grin unpleasantly f. yılışmak
grin and bear it f. katlanmak
grin wolfishly f. pis pis sırıtmak
grin conspiratorially f. pis pis sırıtmak
grin unctuously f. yavşamak
grin unpleasantly f. yavşamak
Öbek Fiiller
grin at (something) f. (bir şeye) gülümsemek
grin at (someone or something) f. (birine/bir şeye) sırıtmak
İfadeler
with a big grin expr. alaycı bir yüz ifadesiyle
with a big grin expr. pişmiş kelle gibi
with a big grin expr. pis pis sıratarak
with a big grin expr. tip tip sıratarak
Konuşma Dili
big fat grin expr. internet dilinde karşıdaki kişinin güldüğünü belirten kısaltma
bfg (big fat grin) expr. internet dilinde karşıdaki kişinin güldüğünü belirten kısaltma
big fat grin expr. internet dilinde karşıdaki kişinin güldüğünü belirten ifade
big fat grin (bfg) expr. bunu yazarken gülümsüyorum
big fat grin (bfg) expr. yazıyla aktarılan bir ifadenin gülerek söylendiğini belirten bir ifade
gbg (great big grin) expr. espri yapıyorum
gbg (great big grin) expr. eğleniyorum
gbg (great big grin) expr. takılıyorum
gbg (great big grin) expr. şaka şaka
gbg (great big grin) expr. şaka yapıyorum
gbg (great big grin) expr. gülüyorum
bg (big grin) expr. internet dilinde/yazılı iletişimde karşıdaki kişinin güldüğünü belirten kısaltma
Deyim
grin from ear to ear i. ağzı kulaklarında
a shit-eating grin i. nispet yaparcasına sırıtma
coprophagous grin i. otuz iki diş sırıtma
coprophagous grin i. pişmiş kelle gibi sırıtma
coprophagous grin i. kendini beğenmişçesine sırıtma
coprophagous grin i. ağzı kulaklarında sırıtma
fish-eating grin i. kendini beğenmiş sırıtma
fish-eating grin i. halinden memnun sırıtma
pie-eating grin i. kendini beğenmiş sırıtma
pie-eating grin i. halinden memnun sırıtma
pie-eating grin i. pis pis sırıtma
fish-eating grin i. pis pis sırıtma
plastic grin i. yapmacık gülümseme
plastic grin i. sahte gülüş/gülümseme
plastic grin i. mutlu olmadığı halde gülümseme
tin grin i. diş teliyle gülümseme
plastic grin i. zoraki gülümseme
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarına varmak
grin and bear it f. ağız kokusu çekmek
grin and bear it f. sineye çekmek
grin like a cheshire cat f. pişmiş kelle gibi sırıtmak
grin like a cheshire cat f. otuz iki dişini göstermek
grin and bear it f. gıkını çıkartmadan boyun eğmek
grin and bear it f. şikayet etmeden acı çekmek
grin like a cheshire cat grin f. ağzı kulaklarına vararak gülmek
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarına vararak gülmek
grin and bear it f. düş kırıklığına katlanmak
grin like a cheshire cat f. pişmiş kelle gibi gülmek
grin like a cheshire cat f. otuz iki dişini göstererek gülmek
grin like a cheshire cat f. otuz iki dişini göstererek sırıtmak
grin from ear to ear f. çok mutlu görünmek
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarına varmak
grin from ear to ear f. sevinçten/mutluluktan havalara uçmak
grin from ear to ear f. ağız dolusu gülmek/kahkaha atmak
wipe the grin off (one's) face f. (birinin) keyfini kaçırmak/bozmak
wipe the grin off (one's) face f. (birinin) yüzündeki mutluluğu/kibri silecek bir şey yapmak
wipe the grin off somebody’s face f. birini bozmak
wipe the grin off (one's) face f. sırıtmayı kesmek
wipe the grin off (one's) face f. (birinin) mutluluğunu almak
wipe the grin off somebody’s face f. birinin keyfini kaçırmak/bozmak
grin from ear to ear f. çok mutlu görünmek
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarına vararak gülmek
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarında olmak
grin from ear to ear f. ağzı kulaklarına varmak
give a toothy grin f. dişlerimi göstererek gülümsemek
grin and bear it! expr. gülümseyip sineye çek!
grin and bear it! expr. sık dişini!
grin and bear it! expr. biraz dişini sık!
wipe that grin off your face! expr. kes şu sırıtmayı!
take that grin off your face! expr. kes şu sırıtmayı!
grin like a cheshire cat grin expr. ağzı kulaklarında
with a big grin expr. otuz iki dişi görünecek şekilde gülerek
with a big grin expr. ağzı kulaklarına vararak
Patoloji
sardonic grin i. risus sardonikus
sardonic grin i. sardonik gülme