kilitlemek - Türkçe İngilizce Sözlük

kilitlemek

"kilitlemek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kilitlemek lock f.
If you don't add oil to the engine, it can be locked.
Motora yağ ilave etmezseniz kilitlenebilir.

More Sentences
Genel
kilitlemek fasten f.
Fasten all the doors before going on holiday.
Tatile çıkmadan önce tüm kapıları kilitleyin.

More Sentences
kilitlemek lock up f.
He can do well without locking up his opposition.
Muhalefetini kilitlemeden de başarılı olabilir.

More Sentences
kilitlemek lock f.
If you don't add oil to the engine, it can be locked.
Motora yağ ilave etmezseniz kilitlenebilir.

More Sentences
kilitlemek fence in f.
kilitlemek hasp f.
kilitlemek jam f.
kilitlemek fasten up f.
kilitlemek make fast f.
kilitlemek key in f.
kilitlemek close f.
kilitlemek turn the key f.
kilitlemek key on f.
kilitlemek key f.
kilitlemek enlock f.
kilitlemek uplock [obsolete] f.
kilitlemek belock f.
kilitlemek make [dialect] f.
kilitlemek handlock f.
kilitlemek inlock f.
kilitlemek shut f.
kilitlemek steek [scotland] f.
kilitlemek steik f.
kilitlemek padlock f.
kilitlemek latch f.
Öbek Fiiller
kilitlemek buckle up f.
kilitlemek buckle down f.
kilitlemek buckle someone or something down f.
Teknik
kilitlemek key f.
Bilgisayar
kilitlemek interlock f.

"kilitlemek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
birinin üzerine kapıyı kilitlemek lock someone in f.
asma kilitle kilitlemek padlock f.
mandal ile kilitlemek latch f.
kapıyı kilitlemek lock the door f.
kapı kilitlemek lock the door f.
birşeyin içine kilitlemek lock inside f.
bir şeyin içine kilitlemek lock into f.
birşeyin içine kilitlemek lock in f.
birini çatı katına kilitlemek lock someone up in the attic f.
tekrar kilitlemek relock f.
Öbek Fiiller
içeri kilitlemek lock in f.
bir yere kilitlemek lock in f.
kapıyı üzerine kilitlemek lock in f.
bakışını (bir şeye) kilitlemek zero in on (something) f.
bakışını bir şeye kilitlemek zero in f.
sıkıca kilitlemek chain up f.
bir şeyi kilitlemek fasten something up f.
(birine/bir şeye) kilitlemek lock in on (someone or something) f.
(birine/bir şeye) kilitlemek lock onto (someone or something) f.
Deyim
trafiği kilitlemek tie traffic up f.
gözlerini (bir şeye) kilitlemek have (one's) eyes glued to (something) f.
(birini/bir şeyi) kilitlemek grab (someone or something) by the throat f.
birini kilitlemek grab someone by the throat f.
birini/bir şeyi kilitlemek take someone/something by the throat f.
trafiği kilitlemek tie up traffic f.
birini/bir şeyi kilitlemek grab someone/something by the throat
Teknik
kapıyı kapatmak ya da kilitlemek için kullanılan alet edevat lockset i.
mandal ile kilitlemek latch f.
kenet köprüsü ile kilitlemek hasp f.
iki kere kilitlemek double-lock f.
Bilgisayar
oyunda karakteri çok hızlı seçip kilitlemek instalock f.
İnşaat
gemilerin levhalarını kalafatlama işini yaparken üst üste binen levhaları ayırdıktan sonra birbirine kilitlemek için kullanılan bir alet maker i.