classical - Türkçe İngilizce Sözlük

classical

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

classical — Definition

Anlamı ve Tanımı:
klasik dönemle ilgili
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈklæsɪkəl/ – BrE /ˈklæsɪkəl/)
Terim Türü:
Sıfat: classical
Antik Yunan ve Roma geleneğine ait ya da bu geleneği izleyen. Classic kökünden türeyen sıfat, tarihsel sürekliliği belirtir. Müzik ve kültürde, belirli estetik ölçütleri ifade eder
Eş Anlamlılar:
traditional
Zıt Anlamlılar:
modern

"classical" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 87 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
classical s. klasik
I can't understand classical literature.
Klasik edebiyattan anlamam ben.

More Sentences
Genel
classical s. tipik
It is the classical start for amateur chess players.
Amatör satranç oyuncuları için tipik bir açılıştır.

More Sentences
classical s. klas
classical s. olağanüstü
classical s. eski dile ait
classical s. mükemmel
classical s. klasik biçimde olan
classical s. standart
classical s. geleneksel
classical s. alışılmış
classical s. basmakalıp
classical s. antik yunan dillerinde uzmanlaşan
classical s. antik yunan edebiyatında uzmanlaşan
classical s. antik yunan kültürüne yoğunlaşan
classical s. antik roma dillerinde uzmanlaşan
classical s. antik roma edebiyatında uzmanlaşan
classical s. antik roma kültürüne yoğunlaşan
classical s. yunanların bulunduğu yerler ile ilgili
classical s. romalıların bulunduğu yerler ile ilgili
classical s. unutulmaz
classical s. tarihe damga vuran
classical s. klasik edebiyat ile ilişkili
classical s. tarihi bağlantılar ile öne çıkan
classical s. yazınsal eser ile öne çıkan
classical s. standart
classical s. her zaman görülen
classical s. alışılagelmiş
classical s. ideal
classical s. kusursuz
classical s. etkili
classical s. uygun
classical s. klasik dönemle ilgili
Ticaret/Ekonomi
classical s. klasik ekonomi ile ilgili
classical s. klasik ekonomiye ait
Hukuk
classical s. klasik ceza düzenlemesi ile ilgili
Mantık
classical s. (mantık veya matematik sistemi) üçüncü halin imkansızlığı ilkesi ile ilgili
classical s. üçüncü halin imkansızlığı ilkesine ait
Fizik
classical s. klasik fiziğe ait
classical s. klasik fizik ile ilgili
classical s. kuantum veya görelilik içermeyen fizik ile ilgili
Eğitim
classical s. klasik eğitim ile ilgili
classical s. klasik eğitime ait
classical s. (beşeri ve genel bilimler alanında yürütülen) çalışmalar ile ilgili
Tarih
classical s. antik yunan kültürü ile ilgili
classical s. antik yunan kültürüne ait
classical s. antik roma kültürüne ait
classical s. antik roma kültürü ile ilgili
classical s. antik yunanlara ait
classical s. antik yunanlara özgü
classical s. antik romalılara ait
classical s. antik romalılara özgü
classical s. antik yunan ve roma tarzında
classical s. antik yunan ve roma stiline uygun
classical s. klasik uzmanı olan
classical s. antik yunan ve roma alanında yetkin olan
classical s. türünün ilk örneği olarak kabul edilen
classical s. tarihi öneme sahip
classical s. ilk tarihi öneme sahip olan
Arkeoloji
classical s. klasik kültür ile ilgili
classical s. klasik kültüre ait
classical s. klasik medeniyete ait
classical s. klasik medeniyet ile ilgili
classical s. en gelişmiş evre ile ilgili
classical s. en gelişmiş evreye ait
Dini
classical s. reform kilisesi sınıfı ile ilgili
classical s. reform kilisesi sınıfına ait
classical s. klasik sisteme ait
classical s. klasik sistem ile ilgili
Sanat
classical s. baleye ait
classical s. bale ile ilgili
classical s. asil
classical s. zarif
classical s. narin
classical s. baleyi çağrıştıran
classical s. resmi
Müzik
classical i. klasik müzik
classical s. klasik avrupa müziği ile ilgili
classical s. klasik avrupa müziğine ait
classical s. (senfoni ve opera gibi) eğitimli avrupa müzik geleneğine ait
classical s. eğitimli avrupa müzik geleneği ile ilgili
Tiyatro
classical s. klasikleşmiş
Anthropology
classical s. evrimcilere ait
classical s. evrimciler ile ilgili
classical s. evrim teorisi destekçilerine ait
classical s. evrim teorisi destekçileri ile ilgili
classical s. evrimci yaklaşıma ait
classical s. evrimci yaklaşım ile ilgili

"classical" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 125 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
classical civilization i. klasik uygarlık
classical literature i. klasik edebiyat
classical architecture i. klasik mimari
classical mythology i. klasik mitoloji
classical dictionaries i. klasik sözlükler
classical furniture i. klasik mobilya
classical geography i. klasik coğrafya
classical school of economics i. klasik ekonomi okulu
classical conditioning i. klasik şartlanma
classical studies i. klasik çalışmalar
classical music i. klasik müzik
classical approach i. klasik yaklaşım
classical ballet i. klasik bale
classical turkish literature i. klasik türk edebiyatı
contemporary classical music i. çağdaş klasik müzik
classical piece i. klasik parça
in classical times zf. klasik zamanlarda
Deyim
classical style i. klasik biçim
classical style i. klasik üslup
Ticaret/Ekonomi
classical monopolist i. tekelci firma
new classical economics i. yeni klasik ekonomi teorisi
classical adjustment i. klasik denkleşme mekanizması
classical theory i. klasik teori
classical system of corporation tax i. kurumlar vergisi klasik sistemi
classical theory of employment i. 1930'lardan önce çoğu iktisatçılarca benimsenen makro ekonomik yaklaşım
classical economics i. klasik iktisat ekolü
classical sugar i. klasik şeker
classical range i. klasik alan
classical dichotomy i. klasik ikilem
classical theory of employment i. klasik istihdam teorisi
new classical macroeconomics i. yeni klasik makro iktisat
classical unemployment i. klasik işsizlik
classical democratic theory i. klasik demokratik kuram
classical organizational theory i. klasik örgüt kuramı
classical school for economics i. klasik iktisat okulu
classical elitism i. klasik elitizm
classical school i. klasik okul
classical liberalism i. klasik liberalizm
neo-classical economics i. neoklasik iktisat
classical economics i. klasik iktisat
Hukuk
classical theory i. klasik görüş
Kurum/Kuruluş
state choir of classical turkish music i. devlet klasik türk müziği korosu
presidential classical turkish music choir i. cumhurbaşkanlığı klasik türk müziği korosu
Teknik
classical canal i. klasik kanal
classical nucleation theory i. klasik çekirdekleme kuramı
classical mechanics i. klasik mekanik
İnşaat
classical linear optimal control i. klasik lineer optimal kontrol
Havacılık
classical flutter i. klasik flater
Medikal
classical neuroleptic i. klasik nöroleptik
classical opioid anesthesia i. klasik opioid anestezisi
classical least square calibration method i. klasik küçük kare kalibrasyon metodu
spontaneous uterus rupture due to the classical caesarean i. klasik sezaryene bağlı spontan uterus rüptürü
Psikoloji
classical conditioning i. klasik şartlandırma
classical social movement theory i. klasik toplumsal hareket teorisi
classical conditioning i. şartlı koşullanma
Patoloji
classical hydatidiform mole i. klasik hidatiform mol
classical phenylketonuria i. klasik fenilketonüri
classical haemophilia i. klasik hemofili
classical hemophilia i. faktör viii eksikliği nedeniyle meydana gelen genetik hemofili
classical swine fever i. domuzlara özgü oldukça bulaşıcı ölümcül viral bir hastalık
classical haemophilia i. faktör viii eksikliği nedeniyle meydana gelen genetik hemofili
classical swine fever i. klasik domuz gribi
classical hemophilia i. klasik hemofili
classical swine fever i. klasik domuz vebası
csf (classical swine fever) i. domuz kolerası
İstatistik
generalised classical linear estimators i. genelleştirilmiş klasik doğrusal tahmin ediciler
classical probability [uk] i. matematiksel olasılık
classical probability [uk] i. n bölü m şeklinde tanımlanan, bir olayın m tane eşit olasılıklı durum içerisinde n kere gerçekleşme olasılığı
Fizik
classical physics i. klasik fizik
classical physics i. newton'ın hareket kanunlarına dayanan fizik alanı
Biyokimya
classical pathway i. klasik yol
classical pathway i. antijen-antikor kompleksi yoluyla gerçekleşen kompleman aktivasyonu
Eğitim
classical social theory i. klasik sosyal teori
classical archaeology i. klasik arkeoloji
classical true score theory i. klasik gerçek ölçüm kuramı
classical philology i. ingilizcede antik yunan ve antik roma dönemlerinde yazılmış, eski yunanca ve latince dillerindeki eserleri inceleyen filoloji dalı
classical philology i. klasik filoloji
classical college i. klasik kolej
classical scholar i. antik yunan ve latince alanlarında eğitim gören öğrenci
classical college i. (kanada'da) klasikler üzerinde durarak üniversiteye girişi kolaylaştıran program sunan bir kolej türü
classical scholar i. klasik öğrencisi
classical scholar i. antik yunanca ve latince öğrencisi
classical tripos examination i. (üniversitede klasik onur derecesi için gerçekleştirilen) final sınavı
Edebiyat
classical armenian i. bilinen en eski ermenice türü
classical armenian i. klasik ermenice
Dilbilim
classical reliability i. geleneksel güvenirlik
classical analysis i. geleneksel çözümleme
classical test theory i. geleneksel sınav kuramı
classical reliability theory i. geleneksel güvenirlik kuramı
classical chinese i. klasik çince
classical latin i. klasik latince
classical chinese i. çincenin yazılı biçimi
classical greek i. klasik yunanca
classical latin i. (antik roma'da) eğitimli insanların kullandığı dil
classical greek i. antik yunanca lehçesi
classical chinese s. klasik çinceye ait
classical chinese s. klasik çince ile ilgili
Tarih
classical period i. klasik dönem
the classical era i. klasik dönem
classical antiquity i. klasik dönem
Dini
classical pentecostalism i. pentekostal hareket
classical pentecostalism i. pentekostal akım
classical pentecostalism i. pentekostalizm
Sanat
classical age i. klasik çağ
classical animation i. el çizimi animasyon
classical animation i. geleneksel/klasik animasyon
classical turkish music i. klasik türk müziği
presidential classical turkish music choir i. cumhurbaşkanlığı klasik türk müziği korosu
state choir of classical turkish music i. devlet klasik türk müziği korosu
classical style i. klasik stil
classical style i. (orana ve harmoniye ağırlık veren) sanatsal antik yunan stili
classical style i. klasik tarz
Müzik
classical ballet i. klasik bale
classical music i. klasik müzik
classical lute i. tambur
turkish classical music i. türk sanat müziği
turkish classical music i. sanat müziği
classical guitar i. klasik gitar
classical music composer i. klasik müzik bestecisi
classical music composition i. klasik müzik bestesi
turkish classical music i. türk sanat müziği
classical turkish music i. klasik türk müziği
classical suite i. 17. ve 18. yüzyıllara ait bir enstrümantal müzik formu
Tiyatro
classical comedy i. klasik komedi
classical drama i. klasik dram