tipik - Türkçe İngilizce Sözlük

tipik

"tipik" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
tipik typical s.
It is just a typical superhero movie.
Bu sadece tipik bir süper kahraman filmi.

More Sentences
Genel
tipik classical s.
It is the classical start for amateur chess players.
Amatör satranç oyuncuları için tipik bir açılıştır.

More Sentences
tipik typically zf.
The name on one was foreign-sounding and the other was typically French.
Birindeki isim kulağa yabancı geliyordu, diğeri ise tipik Fransız ismiydi.

More Sentences
tipik normal s.
tipik representative s.
tipik ordinary s.
tipik modal s.
tipik typal s.
tipik characteristic s.
tipik classic s.
tipik typified s.
tipik quintessential s.
tipik characteristical s.
tipik paradigmatic s.
tipik paradigmatical s.
tipik perfect s.
tipik single [uk] s.
Deyim
tipik the common/general run i.
tipik with a capital (some letter) expr.
İnşaat
tipik characteristic i.
Havacılık
tipik type i.
Edebiyat
tipik typic s.

"tipik" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
tipik özellik characteristic feature i.
tipik özellik sample i.
tipik değer (istatistik) mode i.
tipik olmama atypicality i.
tipik olarak kuzey amerika'nın batısında görülen toz gibi çok ince yağan kar champagne powder i.
tipik olmama durumu atypism i.
tipik bir örnek sorun case in point i.
tipik bir örnek case in point i.
tipik bir örnek a case in point i.
tipik örnek typical example i.
tipik bir örnek textbook example i.
tipik katı öğretmen typical stiff teacher i.
tipik özellik typical property i.
tipik türk erkeği typical turkish man i.
tipik gün typical day i.
tipik bir örnek textbook example i.
tipik bir örnek textbook case i.
tipik örnek pattern i.
tipik olmama untypicality i.
tipik olmayan etypic i.
bir meslek, davranış veya durumun tipik erkek temsilcisi joe i.
tipik amerikalı john q public i.
tipik erkek özelliklerine sahip olma virilescence i.
insanların tipik gebelik süresinin dokuzda biri month i.
tipik örnek classic i.
aracıyla çocuğunu okula bırakan ve spor müsabakalarına götüren tipik orta sınıf amerikalı anne hockey mom i.
tipik olmayan şey odd man out i.
tipik özellik feel i.
tipik atmosfer feel i.
tipik öğrenci preppy i.
tipik öğrenci preppie i.
tipik örnek proverb i.
tipik meksikalı paisa i.
tipik örnek patron saint i.
tipik bir örneği olmak typify f.
-in tipik örneği olmak typify f.
(hayvan) tipik haykırışlar çıkarmak chunter [uk] f.
(hayvan) tipik haykırışlar çıkarmak chunner [uk] f.
tipik örneği olmak personate f.
tipik örneği olmak personalise f.
tipik örneği olmak personalize f.
tipik olmayan atypical s.
tipik alman teutonic s.
tipik örneği olan typic s.
tipik olmayan nontypical s.
tipik olmayan aberrant s.
tipik olmayan untypical s.
kategorinin tipik üyesinin özelliklerinin tam tersi özelliklere sahip olan counterstereotypical s.
kategorinin tipik üyesinin özelliklerinin tam tersi özelliklere sahip olan counterstereotypical s.
kasabanın tipik özelliği olan townish s.
tipik amerikan all-america s.
tipik amerikan all-american s.
tipik olmayan uncharacteristic s.
tipik olmayan uncustomary s.
tipik olmayan unrepresentative s.
tipik erkek özelliklerine sahip olan virilescent s.
tipik bir şekilde romantik boy-meets-girl s.
tipik baba gibi davranan dad s.
tipik olmayan oddball s.
tipik nitelikleri gösteren prototypical s.
tipik olarak typically zf.
tipik derecede typically zf.
tipik olmayan uncharacteristically zf.
tipik olarak characteristically zf.
tipik olmayan bir şekilde atypically zf.
tipik olmayan bir şekilde uncustomarily zf.
tipik olmayan bir şekilde untypically zf.
tipik olarak on the average zf.
tipik derecede on the average zf.
tipik olarak on the whole zf.
tipik olarak on average zf.
tipik nitelikleri göstererek prototypically zf.
tipik, özgü, has anlamı veren son ek eigen- snk.
tipik davranış anlamına gelen son ek -ics snk.
tipik faaliyet anlamına gelen son ek -ics snk.
tipik örnek textbook N.
Konuşma Dili
türünün tipik örneği honey [us] [canada] i.
tipik kovboy filmi rootin'-tootin' [old-fashioned] s.
tipik kovboy rootin'-tootin' [old-fashioned] s.
(bir şeyi yapmak birinin) tipik özelliği leave (something) to (one) (to do something) expr.
Deyim
tipik özellik in character i.
tipik bir örneği poster child for something i.
tipik bir örneği poster boy i.
tipik baskın ve saldırgan alfa erkek özelliklerine zıt özellikler gösteren erkek/adam beta male i.
tipik üniversite öğrencisi joe college i.
tipik (bir şey) the common run of (something) i.
(bir şeyin) standart, ortalama veya tipik hali the common run of (something) i.
tipik (bir şey) the normal run (of something) i.
tipik (bir şey) the usual run (of something) i.
bir şeyin tipik bir örneği a poster child for something [us] i.
tipik yaklaşım the beaten track i.
tipik bir örneği poster child i.
tipik amerikalı olmak be as american as apple pie f.
tipik amerikan olmak be as american as apple pie f.
tipik amerikan american as apple pie s.
tipik amerikan american as apple pie s.
tipik bir (kovboy, aksiyon, gerilim) gibi (straight) out of central casting zf.
tipik bir (kovboy, aksiyon, gerilim) gibi (straight) from central casting zf.
tipik olarak once more zf.
tipik amerikan as american as apple pie expr.
tipik amerikalı as american as apple pie expr.
tipik amerikalı as american as motherhood and apple pie expr.
tipik amerikalı as american as mom and apple pie expr.
tipik amerikan as american as motherhood and apple pie expr.
tipik amerikan as american as mom and apple pie expr.
abd'nin güneydoğu eyaletlerindeki tipik yaz sıcağı as hot as highway blacktop expr.
Konuşma
hangisi geleceğin tipik ailesini gösteriyor sence? which one do you think shows the typical family of the future? expr.
Ticaret/Ekonomi
tipik inhiraf standard deviation i.
tipik sapınç standard deviation i.
Turizm
tipik olarak otellerde bulunan resepsiyon alanı lobby i.
Medya
gazetelerin tipik özelliklerinden olan newspaperism i.
Teknik
tipik profil typical profile i.
tipik enkesit typical cross section i.
tipik kesit typical section i.
tipik detay typical detail i.
endüstriyel destilasyon kolonlarının altına ısı sağlamak amacıyla kullanılan tipik ısı değiştirgeci reboiler i.
tipik kauçuk bileşiği typical rubber compound i.
tipik teknik şablon typical technical template i.
bir şeyin tipik bir örneği olmak typify f.
Telekom
tipik olarak mesajlaşırken kullanılan ifade textism i.
İnşaat
tipik teknik şartlar master specifications i.
tipik proje typical project i.
tipik kat typical floor i.
Otomotiv
tipik mpg typical miles per gallon i.
Denizcilik
tipik diferansiyel denklem ordinary differential equation i.
tipik banket ordinary berm i.
Medikal
morfinin tipik antagonisti olan ilaç naloxone i.
tipik nöroleptik typical neuroleptic i.
tipik gastroözo-fageal reflü hastalığı semptomları typical gastroesophageal reflux disease symptoms i.
endoluminal tipik karsinoid tümör endoluminal typical carcinoid tumor i.
tipik bronşiyal karsinoid tümörler typical bronchial carcinoid tumors i.
tipik makülopapüler herpetik döküntü typical maculopapular herpetic rash i.
tipik larenks karsinoid tümörü typical carcinoid tumor of the larynx i.
aşırı tipik hypertypical s.
Psikoloji
tipik davranış typical behaviour i.
atipik (tipik olmayan) nöbetler atypical seizures i.
tipik hedonizm ve neşe ile karakterize kişilik tipi özellikleri ile ilgili viscerotonic s.
tipik hedonizm ve neşe ile karakterize (kişilik) viscerotonic s.
tipik hedonizm ve neşe ile karakterize kişilik tipi özelliklerine ait viscerotonic s.
Patoloji
tipik ur typical tumour i.
tipik olarak reed-sternberg hücrelerinin varlığı ile karakterize bir lenfoma türü hodgkin lymphoma i.
tipik olarak reed-sternberg hücrelerinin varlığı ile karakterize bir lenfoma türü hodgkins disease i.
Gıda
tipik nem içeriği characteristic moisture content i.
tipik denetim critical control points i.
tipik denklem characteristic equation i.
tipik kuruma eğrisi characteristic drying curve i.
Geometri
tipik bir geometrik şekle ait olmayan unfigured s.
İstatistik
beklenen değerin tipik hatası standard error of estimate i.
tipik hata standard error i.
tipik olmayan karakteristik atypical characteristic i.