classic - Türkçe İngilizce Sözlük

classic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

classic — Definition

Anlamı ve Tanımı:
klasik, zamansız
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈklæsɪk/ – BrE /ˈklæsɪk/)
Terim Türü:
İsim: classic (classics); Sıfat: classic
Değerini uzun süre koruyan eser veya üslup. Classicus kökünden gelen sıfat ve isim, örnek teşkil eden kaliteyi ifade eder. Sanat ve edebiyatta, kalıcılık ve referans değeriyle öne çıkar
Eş Anlamlılar:
timeless
Zıt Anlamlılar:
trendy

"classic" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
classic i. klasik
The BIRKENSTOCK Gizeh is a genuine classic.
BIRKENSTOCK Gizeh gerçek bir klasiktir.

More Sentences
Genel
classic s. mükemmel
She managed to get a classic score.
Mükemmel bir skor elde etmeyi başardı.

More Sentences
classic s. klasik
He wore a classic suit for the funeral.
Cenaze töreninde klasik bir takım elbise giydi.

More Sentences
Tekstil
classic s. (kıyafet) zamansız
Ray-Ban Clubmaster Classic sunglasses are retro and timeless.
Ray-Ban Clubmaster Classic güneş gözlükleri retro ve zamansızdır.

More Sentences
Genel
classic i. üstünlüğü kabullenilmiş olan sanatçı
classic i. klasik eser
classic i. klasik eserler yazan yazar
classic i. klas
classic i. değerini kanıtlamış yapıt
classic i. klasik yapıt
classic i. eski eser
classic i. tipik örnek
classic i. geleneksel örnek
classic i. basmakalıp örnek
classic i. geleneksel etkinlik
classic i. geleneksel faaliyet
classic i. geleneksel olay
classic i. geleneksel spor etkinliği
classic i. klasik kıyafet parçası
classic i. klasik posta pulu
classic s. birinci sınıf
classic s. edebi ve tarihi değeri olan
classic s. kaliteli
classic s. geleneksel
classic s. değerini yitirmeyen
classic s. tipik
classic s. değerli
classic s. temel
classic s. gerekli
classic s. başlıca
classic s. (posta pulu) antik
classic s. (posta pulu) nadir görülen
classic s. (posta pulu) nadir
classic s. (posta pulu) 19. yüzyıldan kalma
classic s. zamansız
Konuşma Dili
classic i. (kendi türünün) olağandışı örneği
classic i. farklı emsal
Tekstil
classic s. (kıyafet) klasik
classic s. (kıyafet) modası geçmeyen
Otomotiv
classic s. (otomobil) klasik
Edebiyat
classic i. yunan veya roma klasiği
classic i. edebi antik yunan yapıtı
classic i. edebi roma klasiği
Tarih
classic s. hohokam kültürüne ait
classic s. hohokam kültüründen gelen
classic s. eski maya uygarlığı'na ait
classic s. eski maya uygarlığı'ndan gelen
Arkeoloji
classic s. klasik kültür ile ilgili
classic s. klasik kültüre ait
classic s. klasik medeniyete ait
classic s. klasik medeniyet ile ilgili
classic s. en gelişmiş evre ile ilgili
classic s. en gelişmiş evreye ait
Bahisçilik
classic i. (at yarışı) üç yaşındaki beş temel yarış atından biri
classic i. düz at yarışı
classic i. (düz atların yer aldığı) at yarışı
Eski Kullanım
classic i. klasikçi
classic i. klasik yanlısı kimse
classic i. yunan ve roma edebiyatı öğrencisi

"classic" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
classic sciences i. klasik bilimler
classic novel i. klasik roman
classic folk-economy i. halk ekonomisi
classic cars i. klasik arabalar
classic writer i. klasik yazar
classic american novel i. klasik amerikan romanı
classic study i. klasik çalışma
become a classic f. klasikleşmek
Bilgisayar
windows classic i. windows klasik
classic desktop i. klasik masaüstü
classic style i. klasik biçem
table classic expr. tablo klasik
classic only expr. yalnızca klasik
dtr or classic expr. dtr veya klasik
Bilişim
etc (ethereum classic) i. halka açık ve merkezi olmayan bir dijital para birimi
Otomotiv
classic car club of america i. amerikan klasik otomobil kulübü
classic car i. klasik otomobil
Medikal
classic therapy i. klasik tedavi
classic chest pain i. klasik göğüs ağrısı
classic transventricular method i. klasik transventriküler yaklaşım
classic surgical therapy i. klasik cerrahi tedavi
classic porokeratosis i. porokeratozis mibelli
classic kaposi sarcoma i. klasik kaposi sarkoma
Patoloji
classic hemochromatosis i. kalıtsal hemokromatozis
classic swine fever i. klasik domuz gribi
classic swine fever i. domuzlara özgü oldukça bulaşıcı ölümcül viral bir hastalık
classic hemochromatosis i. idiopatik hemokromatozis
classic hemochromatosis i. edinilmiş hemokromatozis
classic swine fever i. klasik domuz vebası
classic hemochromatosis i. klasik hemokromatozis
classic hemochromatosis i. demir birikimi hastalığı
classic hemochromatosis i. genetik demir zehirlenmesi
Mutfak
classic vegetable stew i. klasik türlü
Müzik
classic blues i. klasik blues
classic blues i. kadın şarkıcıların icra ettiği bir blues türü
Sinema
cult classic i. kült film
Argo
certified hood classic i. mutlaka dinlenmesi gereken şarkı
Star Wars
boonta eve classic i. boonta arifesi klasiği