cast - Türkçe İngilizce Sözlük

cast

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cast — Definition

Anlamı ve Tanımı:
atmak, dökmek, rol vermek, alçı
Okunuş (IPA):
(AmE /kæst/ – BrE /kɑːst/)
Terim Türü:
Fiil: cast (casts – cast – casting); İsim: cast (casts)
Bir şeyi fırlatıp atmayı, metal dökmeyi, oyuncu seçimini ve tıpta alçı kalıbı anlatabilen çok anlamlı kelimedir. Eski İskandinav kökenli “atmak” fikrine dayanan çekirdek, zamanla “döküm” ve “rol dağıtımı” gibi alanlara mecaz ve uzmanlık yoluyla genişlemiştir

"cast" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cast i. döküm
It comprised large cast irregular shape structures of variable thickness and slope.
Değişken kalınlık ve eğime sahip büyük döküm düzensiz şekilli yapılardan oluşuyordu.

More Sentences
cast f. dökmek
Genel
cast i. alçı (kırık kemiğe)
My arm is going to be in a cast for five weeks.
Kolum beş hafta boyunca alçıda kalacak.

More Sentences
cast i. oyuncular (tiyatro)
I picked the wrong play, the wrong director, the wrong cast.
Yanlış oyunu, yanlış yönetmeni, yanlış oyuncuları seçtim.

More Sentences
cast i. fırlatma
The fisherman cast his line into the water.
Balıkçı oltasını suya fırlattı.

More Sentences
cast i. kalıp
First, she prepared several silicone casts for the candles.
Önce mumlar için birkaç silikon kalıp hazırladı.

More Sentences
cast i. oyuncular
It's great to see the cast of "Friends" together again.
Friends dizisinin oyuncularını yeniden bir arada görmek harika.

More Sentences
cast f. çevirmek (bakış vb'ni)
Even now, we must cast our eyes beyond external borders.
Şimdi bile gözlerimizi dış sınırların ötesine çevirmeliyiz.

More Sentences
cast f. vermek (oy)
I have also cast a generous eye over the amendments and where possible given them a plus.
Ben de değişikliklere cömert bir gözle baktım ve mümkün olan yerlerde onlara artı puan verdim.

More Sentences
cast f. düşürmek
These actions are completely at odds with the UN resolutions and cast doubt on the work of the inspectors.
Bu eylemler BM kararlarıyla tamamen çelişmekte ve denetçilerin çalışmalarına şüphe düşürmektedir.

More Sentences
cast f. bırakmak (deri/kuyruk)
Sami cast everything else aside and focused on Layla.
Sami her şeyi bir kenara bırakıp Layla'ya odaklandı.

More Sentences
Teknik
cast i. döküm
It comprised large cast irregular shape structures of variable thickness and slope.
Değişken kalınlık ve eğime sahip büyük döküm düzensiz şekilli yapılardan oluşuyordu.

More Sentences
cast i. fırlatma
The fisherman cast his line into the water.
Balıkçı oltasını suya fırlattı.

More Sentences
Bilgisayar
cast i. kalıp
First, she prepared several silicone casts for the candles.
Önce mumlar için birkaç silikon kalıp hazırladı.

More Sentences
cast i. oyuncular
It's great to see the cast of "Friends" together again.
Friends dizisinin oyuncularını yeniden bir arada görmek harika.

More Sentences
Askeri
cast i. döküm
It comprised large cast irregular shape structures of variable thickness and slope.
Değişken kalınlık ve eğime sahip büyük döküm düzensiz şekilli yapılardan oluşuyordu.

More Sentences
Genel
cast i. zarda gelen sayı
cast i. eşhas
cast i. mukavim
cast i. nüans
cast i. yöntem
cast i. kalite
cast i. eğilim
cast i. atış
cast i. zoka
cast i. rol alanlar
cast i. dökümcülük
cast i. eğrilik
cast i. talih
cast i. ton
cast i. az bir miktar
cast i. çarpıklık
cast i. tip
cast i. rol dağıtımı
cast i. atma
cast i. voli
cast i. cins
cast i. şans
cast i. pik
cast i. kast
cast i. dökme (metal)
cast i. şaşılık
cast i. boşaltım hayvanlarda
cast i. oynayanlar
cast i. tertip
cast i. olta iğnesi
cast i. dökmecilik
cast i. dış görünüş
cast i. mesafe
cast i. temayül
cast i. sac
cast i. maket
cast i. çeşit
cast i. alma
cast i. dökme
cast i. kabuk
cast i. hesaplama
cast i. varsayım
cast i. tahmin
cast i. kehanet
cast i. öngörü
cast i. eğilim
cast i. zar atışı
cast i. şahincinin tek seferde saldığı bir çift şahin
cast i. uzaklık
cast i. olta atma
cast i. düzen
cast i. meyil
cast f. kıvırmak
cast f. fırlatmak
cast f. dökmek (deri/tırnak/kabuk/tüy)
cast f. rol dağıtımı yapmak
cast f. savurmak
cast f. bükmek
cast f. eğrilmek
cast f. yöneltmek
cast f. erken doğum yapmak
cast f. biçim vermek
cast f. çarpıtmak
cast f. rol vermek
cast f. kalıba dökmek
cast f. kaybetmek
cast f. ayrılmak
cast f. yem atmak
cast f. rol taksimi yapmak
cast f. toplamak
cast f. kehanette bulunmak
cast f. kokuyu takip etmek
cast f. döküm yapmak
cast f. tasarlamak
cast f. atfetmek
cast f. değiştirmek
cast f. çıkarmak
cast f. kusmak
cast f. istifra etmek
cast f. kusarak çıkarmak
cast f. kura çekmek
cast f. hesaplamak
cast f. düzenlemek
cast f. şekillendirmek
cast f. ifade etmek
cast f. ortaya koymak
cast f. belirlemek
cast f. karar vermek
cast f. (hapse vb.) zorla atmak
cast f. göz atmak
cast f. serpmek
cast f. salmak
cast f. (iskambil kağıdı) çekmek
cast f. (oltayı) sallamak
cast f. şekil vermek
cast f. planlamak
cast s. atılmış
cast s. dökme
cast s. kalkamayacak şekilde sırt üstü düşmüş (hayvan)
Irregular Verb
cast f. cast - cast
Hukuk
cast i. kazaya uğramış tekne
cast f. davayı reddetmek
Teknik
cast i. biçim
cast i. dökülmüş maden
cast i. dökme
cast i. eritme
cast i. renk tonu
cast i. şekil
cast f. sayılar eklemek
cast s. kalıba dökülmüş
Bilgisayar
cast i. çevirim
Denizcilik
cast f. (gemiyi) çevirmek
cast f. rotayı tersine döndürmek
Fizyoloji
cast i. boşaltım, deri değiştirme, salgı vb. yoluyla dışarı atılan şey
Patoloji
cast i. vücutta oluşan hastalıklı kitle
Astroloji
cast f. astrolojik olarak hesaplamak
Arkeoloji
cast i. iskelet, fosil vb. organik kalıntının organik olmayan replikası
cast i. kalıp dökümü
Jeoloji
cast i. yumuşak tortu tabakasında çökmeyi gösteren tortul yapı
Silah/Atıcılık
cast i. iz üstündeki av hayvanının arazide yaptığı keşif
cast f. (köpek, kurt vb.) iz sürmeye göndermek
Spor
cast i. okçuluk maçında son atışta kazanana verilen önce atış yapma hakkı
cast i. yayın oka kazandırdığı hız
Tiyatro
cast i. oyunda rol alanlar
cast i. oyundaki karakter
cast i. rol dağılımı
cast i. rol dağıtımı
cast i. (bir oyunda) oynayanlar
Sinema
cast i. rol alanlar
cast i. rol alan kimseler (bir tiyatro oyununda/filmde)
Matbaa
cast f. (yazının) basılı uzunluğunu tahmin etmek
Eski Kullanım
cast i. örneklem
cast i. numune
cast f. hastalığı teşhis için (idrarı) incelemek

"cast" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cast a spell over f. büyü yapmak
Genel
cast light i. aydınlatma
cast iron i. font
leaf cast i. yaprak dökümü
cast of a net i. voli
cast net i. serpme
lime cast i. kireç sıvısı
cast of features i. yüz
cast iron i. pik
sand cast i. kum dök
cast of mind i. düşünüş şekli
gypsum cast i. alçı kalıbı
cast of mind i. düşünce tarzı
cast of features i. sima
rough cast i. taslak
cast off i. eskiler
cast off i. eski elbiseler
cast-off i. döküntü
cast-off i. istenmeyen giysi
cast-off i. kullanılmayıp atılan şey
a cast of the eye i. hafif şaşılık
cast [scottish] i. yardım
cast-off i. atma
cast-off i. ıskartaya çıkarma
cast-off i. yazının basılı uzunluğunu tahmin etme
the last cast i. son şans
the last cast i. son çaba
stone's cast i. iki adımlık mesafe
stone's cast i. çok yakın mesafe
cast around f. tasarlamak
be cast adrift f. akıntıya bırakılmak
cast a shadow upon f. üstüne gölge yapmak
cast a shadow on f. gölge etmek
cast loose f. ayırmak
cast the blame f. iftira etmek
cast off f. atmak
rough cast f. kaba sıva vurmak
cast a spell on f. büyü yapmak
cast a ballot f. sandığa gitmek
cast loose f. çözmek
cast out f. uzaklaştırmak
cast the blame f. suçu yüklemek
cast about f. tasarlamak
cast down f. üzmek
cast away f. ıssız adada bırakmak
cast a net f. ağ atmak
cast aspersions on f. iftira atmak
cast out f. kovmak
cast off f. reddetmek
cast away f. çarçur etmek
cast something adrift f. bir şeyi akıntıya bırakmak
cast out f. sürmek
cast aspersions f. iftira atmak
cast a net f. ağ bırakmak
cast an eye f. göz gezdirmek
cast a slur on f. iftira etmek
cast a vote f. oy vermek
cast down f. keyfini kaçırmak
put in a plaster cast f. alçıya koymak
cast a spell on f. büyülemek
cast anchor f. demir atmak
cast about f. düşünmek
cast lots f. kura çekmek
cast a slur on f. leke sürmek
cast down f. indirmek
cast type f. hurufat dökmek
cast an affirmative vote f. lehte oy vermek
cast a spell f. büyü yapmak
cast about f. araştırmak
cast a damp over f. aksatmak
cast lots for something f. kura çekmek
cast a glance f. bir göz atmak
cast around f. çare aramak
cast a glance f. şöyle bir bakmak
cast amorous glances f. baygınlaşmak
cast a suspicion on f. gölgelemek
cast a fly f. olta atmak
cast away f. çöpe atmak
cast a shadow f. gölge yapmak
cast up f. yığmak
cast a spell over f. aklını almak
be cast f. dökülmek
cast a cloud on something f. gölgelemek
cast a spell upon f. büyü yapmak
cast a horoscope f. zayiçesine bakmak
cast away f. boşa harcamak
cast down f. canını sıkmak
cast off f. çıkarıp atmak
cast down f. devirmek
cast in f. paylaşmak
cast somebody down f. kahretmek
cast up f. toplamak
cast away f. fırlatmak
cast about f. çare aramak
cast one's vote f. oy vermek
cast a spell over f. büyü yapmak
cast a cloud on something f. berbat etmek
cast around f. araştırmak
cast a slur on f. lekelemek
cast away f. atmak
cast a spell over f. büyülemek
cast aspersions upon somebody f. çamur atmak
cast aspersions upon somebody f. iftira atmak
cast reflection on somebody f. kınamak
cast reflection on somebody f. ayıplamak
cast reflection on somebody f. kusur bulmak
cast a damper on (something) f. tadını kaçırmak
have (a specified) cast f. rengi çalmak
cast mold f. kalıp dökmek
cast something in mold f. kalıba dökmek
cast off f. çıkarmak
cast off f. ilişkisini kesmek
cast off f. kurtulmak
cast off f. (ilmek) iğneden çıkarmak
cast light f. ışık yaymak
cast a spell on f. -i büyülemek
rebroad cast f. aktarmak
cast the first stone f. ilk taşı atmak
cast up f. hesaplamak
cast up f. hastalanmak
cast up f. hesap etmek
cast up f. sahilde yıkamak
cast up f. toplamını çıkarmak
cast up f. yukarı atmak
cast up f. kıyıda yıkamak
cast up f. kötü bir şeyi hatırlatmak
cast up f. yukarı fırlatmak
cast round f. aranıp durmak
cast off f. şişe ilmek geçirmek
cast about f. aranıp durmak
cast on f. ilmek atmak
cast off f. örgüde ilk ilmeği atmak
cast upon f. ilmek atmak
cast round f. sıkıntıyla aramak
cast around f. aranıp durmak
cast around f. sıkıntıyla aramak
cast off f. örgüye başlamak
cast on f. şişe ilmek geçirmek
cast on f. örgüde ilk ilmeği atmak
cast on f. örgüye başlamak
cast off f. ilmek atmak
cast about f. sıkıntıyla aramak
cast upon f. örgüde ilk ilmeği atmak
cast upon f. örgüye başlamak
cast upon f. şişe ilmek geçirmek
cast off f. terk etmek
cast off f. başından atmak
cast away f. tahrip etmek
be cast away f. deniz kazasından kurtulup karaya çıkmak
be cast away f. kazazede olmak