| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | swarm i. | sürü | ||
|
He started immediately to run when he saw the swarm of bees. Arı sürüsünü görünce hemen koşmaya başladı. More Sentences |
||||
| Genel | swarm i. | kalabalık | ||
|
A swarm of students entered the main street. Bir öğrenci kalabalığı ana caddeye girdi. More Sentences |
||||
| Genel | swarm i. | arı sürüsü | ||
|
A swarm of wasps attacked the children. Bir yaban arısı sürüsü çocuklara saldırdı. More Sentences |
||||
| Genel | swarm f. | kovanı terketmek | ||
|
The bees swarmed from the region because of the growing wasp population. Artan yaban arısı popülasyonu nedeniyle bölgedeki arılar kovanlarını terk etti. More Sentences |
||||
| Genel | swarm f. | doluşmak | ||
|
People were swarming through the museum as the guide quit the job. Rehber işi bıraktığı için insanlar müzeye doluşuyordu. More Sentences |
||||
| Arıcılık | ||||
| Arıcılık | swarm i. | sürü | ||
|
He started immediately to run when he saw the swarm of bees. Arı sürüsünü görünce hemen koşmaya başladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | swarm i. | arı kümesi | ||
| Genel | swarm i. | yığın | ||
| Genel | swarm i. | küme | ||
| Genel | swarm i. | toplu haldeki arılar | ||
| Genel | swarm i. | oğul | ||
| Genel | swarm i. | kendine bölge arayan ordu | ||
| Genel | swarm i. | serbest yüzen tek hücreli organizma topluluğu | ||
| Genel | swarm i. | serbest yüzen zoosporlar | ||
| Genel | swarm i. | birbirine yakın gerçekleşen jeolojik olgular | ||
| Genel | swarm i. | moleküllerin sıvı içinde toplanması | ||
| Genel | swarm f. | üşüşmek | ||
| Genel | swarm f. | sarılarak tırmanmak | ||
| Genel | swarm f. | akın halinde gitmek | ||
| Genel | swarm f. | dolup taşmak | ||
| Genel | swarm f. | akın etmek | ||
| Genel | swarm f. | yığılmak | ||
| Genel | swarm f. | karıncalanmak | ||
| Genel | swarm f. | toplanmak | ||
| Genel | swarm f. | kaynamak | ||
| Genel | swarm f. | sürümek | ||
| Genel | swarm f. | oğul vermek | ||
| Genel | swarm f. | kol ve bacaklarını sararak tırmanmak | ||
| Genel | swarm f. | (arılar) oğul halinde kovandan ayrılmak | ||
| Genel | swarm f. | cirit atmak | ||
| Genel | swarm f. | kaynaşmak | ||
| Genel | swarm f. | oğul vermek (arı) | ||
| Genel | swarm f. | (arı sürüsüne) oğul verdirmek | ||
| Genel | swarm f. | kalabalık halinde toplanmak | ||
| Genel | swarm f. | tırmanmak | ||
| Genel | swarm f. | sürüler halinde üremek | ||
| Genel | swarm f. | üşüşmek | ||
| Genel | swarm f. | (dağ) tepelerine ulaşmak | ||
| Genel | swarm f. | topluca göç etmek | ||
| Genel | swarm f. | sürüler halinde doluşmak | ||
| Genel | swarm f. | her yeri kaplamak | ||
| Genel | swarm f. | tüm mekana yayılmak | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | swarm f. | sürü halinde yüzmek | ||
| Biyoloji | swarm f. | sürü halinde hareket etmek | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | swarm i. | oğul | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | swarm f. | oğul vermek | ||
| Arıcılık | ||||
| Arıcılık | swarm f. | sürü halinde kaçmak | ||
| Arıcılık | swarm f. | kaçışmak | ||
| Arıcılık | swarm f. | uçarak dağılmak | ||
| Arıcılık | swarm f. | hıncahınç doldurmak | ||
| Arıcılık | swarm f. | tıkış tıkış yapmak | ||
| Çevre | ||||
| Çevre | swarm i. | hareket halindeki böcek sürüsü | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | swarm f. | bozguna uğratılmak | ||
| Askeri | swarm f. | hezimete uğramak | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | swarm i. | yılan balığı sürüsü | ||