| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | layer i. | katman | ||
|
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape. Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | layer i. | kat | ||
|
The wall of the stomach is made up of 5 layers of tissue. Midenin duvarı 5 kat dokudan oluşur. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | layer i. | tabaka | ||
|
By morning, everything was covered in a thick layer of snow. Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | layer i. | tabaka | ||
|
By morning, everything was covered in a thick layer of snow. Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Genel | layer i. | katman | ||
|
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape. Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır. More Sentences |
||||
| Genel | layer i. | kat | ||
|
The wall of the stomach is made up of 5 layers of tissue. Midenin duvarı 5 kat dokudan oluşur. More Sentences |
||||
| Genel | layer i. | kademe | ||
|
They stripped away a few layers of management. Yönetimin birkaç kademesini ortadan kaldırdılar. More Sentences |
||||
| Genel | layer f. | kat kat kesmek | ||
|
I'm thinking of getting my hair layered. Saçımı kat kat kestirmeyi düşünüyorum. More Sentences |
||||
| Genel | layer f. | yerleştirmek | ||
|
Carefully layer the sheets of lasagna and Bolognese sauce in the baking dish. Lazanya yapraklarını ve Bolonez sosu dikkatlice fırın kabına yerleştirin. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | layer i. | katman | ||
|
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape. Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır. More Sentences |
||||
| Teknik | layer i. | kat | ||
|
The wall of the stomach is made up of 5 layers of tissue. Midenin duvarı 5 kat dokudan oluşur. More Sentences |
||||
| Teknik | layer i. | tabaka | ||
|
By morning, everything was covered in a thick layer of snow. Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Telekom | ||||
| Telekom | layer i. | katman | ||
|
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape. Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır. More Sentences |
||||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | layer i. | katman | ||
|
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape. Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır. More Sentences |
||||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | layer i. | tabaka | ||
|
By morning, everything was covered in a thick layer of snow. Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | layer i. | tabaka | ||
|
By morning, everything was covered in a thick layer of snow. Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | layer i. | daldırma yöntemiyle daldırılan dal | ||
| Genel | layer i. | daldırma | ||
| Genel | layer i. | döşeyen kimse | ||
| Genel | layer i. | yumurtlayan | ||
| Genel | layer i. | katmer | ||
| Genel | layer i. | yeryüzü tabakası | ||
| Genel | layer i. | kısım | ||
| Genel | layer i. | bir kıyafetin üstüne veya altına giyilen başka bir kıyafet | ||
| Genel | layer i. | yumurta tavuğu | ||
| Genel | layer i. | damızlık tavuk | ||
| Genel | layer i. | bahse tutuşan kimse | ||
| Genel | layer i. | bahisçi | ||
| Genel | layer f. | katmanlara ayırmak | ||
| Genel | layer f. | daldırmak | ||
| Genel | layer f. | daldırma yapmak | ||
| Genel | layer f. | fidan daldırmak | ||
| Genel | layer f. | tabakalara ayrılmak | ||
| Genel | layer f. | tabakalara ayırmak | ||
| Genel | layer f. | katmanlara ayırmak | ||
| Genel | layer f. | katmanlara ayrılmak | ||
| Genel | layer f. | (saçı) katlı kesmek | ||
| Sigortacılık | ||||
| Sigortacılık | layer i. | dilim | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | layer i. | döşeyici | ||
| Teknik | layer i. | ince çelik levha | ||
| Teknik | layer i. | kaplayıcı | ||
| Teknik | layer i. | serici | ||
| Teknik | layer i. | yayıcı | ||
| Teknik | layer f. | tabakalar halinde yaymak | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | layer i. | kaynak metali (dikiş) kalınlığı | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | layer i. | daldırma fidanı | ||
| Botanik | layer f. | fidan daldırmak | ||