layer - Turco Inglés Diccionario

layer

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

layer — Definition

Significado:
katman, tabaka
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈleɪər/ – BrE /ˈleɪə/)
Categoría gramatical:
İsim: layer (layers)

Significados de "layer" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
layer n. katman
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
layer n. kat
The wall of the stomach is made up of 5 layers of tissue.
Midenin duvarı 5 kat dokudan oluşur.

More Sentences
layer n. tabaka
By morning, everything was covered in a thick layer of snow.
Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı.

More Sentences
General
layer n. tabaka
By morning, everything was covered in a thick layer of snow.
Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı.

More Sentences
layer n. katman
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
layer n. kat
The wall of the stomach is made up of 5 layers of tissue.
Midenin duvarı 5 kat dokudan oluşur.

More Sentences
layer n. kademe
They stripped away a few layers of management.
Yönetimin birkaç kademesini ortadan kaldırdılar.

More Sentences
layer v. kat kat kesmek
I'm thinking of getting my hair layered.
Saçımı kat kat kestirmeyi düşünüyorum.

More Sentences
layer v. yerleştirmek
Carefully layer the sheets of lasagna and Bolognese sauce in the baking dish.
Lazanya yapraklarını ve Bolonez sosu dikkatlice fırın kabına yerleştirin.

More Sentences
Technical
layer n. katman
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
layer n. kat
The wall of the stomach is made up of 5 layers of tissue.
Midenin duvarı 5 kat dokudan oluşur.

More Sentences
layer n. tabaka
By morning, everything was covered in a thick layer of snow.
Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı.

More Sentences
Telecom
layer n. katman
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
Mechanic
layer n. katman
They should not be about creating additional layers of bureaucracy and red tape.
Ek bürokrasi ve bürokrasi katmanları yaratmakla ilgili olmamalılardır.

More Sentences
Construction
layer n. tabaka
By morning, everything was covered in a thick layer of snow.
Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı.

More Sentences
Automotive
layer n. tabaka
By morning, everything was covered in a thick layer of snow.
Sabah olduğunda her yer kalın bir kar tabakasıyla kaplıydı.

More Sentences
General
layer n. daldırma yöntemiyle daldırılan dal
layer n. daldırma
layer n. döşeyen kimse
layer n. yumurtlayan
layer n. katmer
layer n. yeryüzü tabakası
layer n. kısım
layer n. bir kıyafetin üstüne veya altına giyilen başka bir kıyafet
layer n. yumurta tavuğu
layer n. damızlık tavuk
layer n. bahse tutuşan kimse
layer n. bahisçi
layer v. katmanlara ayırmak
layer v. daldırmak
layer v. daldırma yapmak
layer v. fidan daldırmak
layer v. tabakalara ayrılmak
layer v. tabakalara ayırmak
layer v. katmanlara ayırmak
layer v. katmanlara ayrılmak
layer v. (saçı) katlı kesmek
Insurance
layer n. dilim
Technical
layer n. döşeyici
layer n. ince çelik levha
layer n. kaplayıcı
layer n. serici
layer n. yayıcı
layer v. tabakalar halinde yaymak
Automotive
layer n. kaynak metali (dikiş) kalınlığı
Botanic
layer n. daldırma fidanı
layer v. fidan daldırmak

Significados de "layer" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
tenth value layer n. ondabirlik malzeme kalınlığı
layer of fat n. yağ tabakası
layer filtration n. tabakalarla filtreleme
layer of cloud n. bulut katmanı
the ozone layer n. ozon tabakası
ozone layer depletion n. ozon tabakasının delinmesi
tissue layer n. ince kağıt tabakası
atmospheric layer n. atmosfer tabakası
argillaceous layer n. killi tabaka
layer lattice n. tabaka örgüsü
barrier layer n. engel tabakası
top layer n. üst tabaka
layer of snow n. kar tabakası
upper layer n. üst tabaka
boundary layer n. sınırlayıcı tabaka
social layer n. toplumsal katman
boundary layer n. sınır tabakası
boundary layer n. sınır bölge
layer cut n. kat kat kesim (saç)
layer cut n. katlı kesim
barrier layer n. engel katmanı
half-value layer n. yarı değer kalınlığı
immobile layer n. sabit bölge
immobile layer n. durgun katman
ice layer n. buz tabakası
monomolecular layer n. monomoleküler tabaka
monomolecular layer n. tekkatman
oilcloth layer n. muşambacı
presentation layer n. sunuş katmanı
ozone layer n. ozon tabakası
ground layer n. zemin tabakası
surface layer n. zemin tabakası
dirt layer n. kir tabakası
layer of dirt n. kir tabakası
management layer n. yönetim katmanı
outer layer n. dış katman
outer layer n. dış tabaka
brick layer n. tuğla döşeyici
waterproof layer n. su geçirmez tabaka
layer [obsolete] n. yapay istiridye yatağı
herb layer n. seviye
herb layer n. yatay biriken tortu
herb layer n. kaplama veya parçayı oluşturan her yeri aynı kalınlıkta materyal
herb layer n. yatay oluşan genişleme
herb layer n. katman
herb layer n. derinlik
herb layer n. bir yüzeyi kaplayan her yeri aynı kalınlıkta materyal
ground layer n. yüzey sınır tabakası
add a layer v. kat eklemek
four-layer adj. dört tabakalı
single-layer adj. tek katmanlı
Idioms
add a layer of complexity v. daha kompleks hale getimek
add a layer of complexity v. karmaşıklığını artırmak
Trade/Economic
layer of cost n. maliyet katmanı
Industry
layer printing n. tabaka baskı
Technical
loaded layer n. yüklü katman
layer of coal n. kömür tabakası
paper layer n. kağıt tabakası
bottom layer n. alt tabaka
layer thickness n. tabaka kalınlığı
protective layer n. koruyucu tabaka
tetrahedral layer n. dört yüzlü tabaka
insulating layer n. yalıtım katmanı
layer of gravel n. çakıl tabakası
layer of coal n. kömür katmanı
flat layer n. düz tabaka
layer of humus n. humus tabakası
conducting layer n. iletken tabaka
layer and finishing machine n. serme ve düzeltme makinesi
thin layer chromatographic method n. ince tabaka kromatografisi yöntemi
protective layer n. koruyucu kaplama
layer of silt n. silt bandı
cloud layer n. bulut tabakası
adhesive layer n. yapışkan tabaka
double layer coil winding n. çift tabakalı bobin sarımı
boundary layer n. sınır katmanı
dry layer filter n. kuru filtre
bed layer n. yatak tabakası
precom pressed layer n. önceden sıkıştırılmış tabaka
air layer n. hava tabakası
layer closest the crankshaft is n. kranka en yakın kat
soft layer n. yumuşak katman
dense layer of sand n. sıkı kum tabakası
boundary layer theory n. sınır tabakası teorisi
soft layer n. yumuşak tabaka
yarn layer n. iplik katmanı
life layer n. dünyanın canlı organizmaların yaşayabilecekleri parçası
layer of gravel n. çakıl bandı
glass fiber layer n. cam dokuma yalıtım pestili
silt layer n. silt tabakası
hard layer n. sert tabaka
carburized layer n. karbonlanmış kat
open layer n. açık katman
application layer n. uygulama katmanı
water layer n. su tabakası
bottom layer n. alt katman
layer of loose rock n. küskülük kaya tabakası
soil layer n. zemin tabakası
layer of sand n. kum bandı
life layer n. yaşam katmanı
turbulent boundary layer n. türbülanslı sınır tabakası
polish layer n. cila katmanı
sandwich layer n. ara tabaka
depletion layer n. sınır katmanı
compacted layer n. sıkıştırılmış tabaka
data link layer n. veri bağlantı düzeyi
boundary layer n. sınır tabakası
layer 3 modular ethernet switching n. üçüncü katman modüler ethernet anahtarlaması
polish layer n. parlatıcı katmanı
slag layer n. curuf tabakası
layer of silt n. silt tabakası
ozone layer n. ozon tabakası
thickness of the layer n. tabaka kalınlığı
epitaxial layer n. epitaksiyal tabaka
insulating layer n. izolasyon tabakası
filter layer n. filtre tabakası
ionized layer n. iyonlaşmış tabaka
drainage layer n. drenaj tabakası
loaded layer n. yüklü tabaka
layer 3 modular ethernet switching n. 3. katman modüler ethernet anahtarlamasi
discontinuous layer n. süreksiz tabaka
media dependent layer n. ortama bağlı katman
layer of sand n. kum tabakası
layer of rock n. kaya tabakası
open layer n. açık tabaka
unimolecular layer n. tek moleküllü katman
ice layer n. buz tabakası
surface layer n. üst tabaka
top layer n. yüzeysel tabaka
sandwich layer n. ara katman
saltation layer n. sıçrama tabakası
transport layer n. taşıma katmanı
security layer n. güvenlik katmanı
intermediate layer n. ara tabaka
laminar boundary layer n. laminar sınır tabakası
polish layer n. cila tabakası
top layer n. üst tabaka örtü tabakası
session layer n. oturum katmanı
beilby layer n. beilby tabakası
middle layer n. ara kat
oxide layer n. tufal
abscission layer n. kopma dokusu
atmospheric layer n. atmosfer tabakası
barrier layer capacitance n. engel katmanı kapasitesi
boundary layer n. sınır bölge
bonding layer n. bağlayıcı tabaka
white layer n. beyaz kat
cable layer n. kablo serici
clay layer n. kil tabakası
decarburized layer n. karbonsuzlaşmış kat