| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | cleave f. | bölmek | ||
|
The inheritance disputes are still cleaving families. Miras anlaşmazlıkları hala aileleri bölmeye devam ediyor. More Sentences |
||||
| Genel | cleave f. | ikiye bölmek | ||
|
The fireman cleaved the car's door to save the child. İtfaiyeci, çocuğu kurtarmak için arabanın kapısını ikiye böldü. More Sentences |
||||
| Genel | cleave f. | ikiye bölmek | ||
|
The fireman cleaved the car's door to save the child. İtfaiyeci, çocuğu kurtarmak için arabanın kapısını ikiye böldü. More Sentences |
||||
| Genel | cleave f. | ayırmak | ||
| Genel | cleave f. | ikiye ayrılmak | ||
| Genel | cleave f. | yarmak | ||
| Genel | cleave f. | bağlanmak | ||
| Genel | cleave f. | yarılmak | ||
| Genel | cleave f. | ayrılmak | ||
| Genel | cleave f. | bağlı olmak | ||
| Genel | cleave f. | açmak | ||
| Genel | cleave f. | çıkmamak | ||
| Genel | cleave f. | çatlamak | ||
| Genel | cleave f. | yapışmak | ||
| Genel | cleave f. | sadık kalmak | ||
| Genel | cleave f. | bölünmek | ||
| Genel | cleave f. | -den ayrılmamak | ||
| Genel | cleave f. | delmek | ||
| Genel | cleave f. | (su, hava) bir şeyin içinden geçmek | ||
| Genel | cleave f. | içine nüfuz etmek | ||
| Genel | cleave f. | sıkıca tutunmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | cleave i. | (camda) kırılma sonucu oluşan düz ve pürüzsüz yüzey | ||
| Maden | ||||
| Maden | cleave f. | (kristal) doğal bölünme düzleminde bölünmek | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | cleave f. | (karmaşık molekülü) daha basit moleküllere bölmek | ||
| Sosyal Bilimler | ||||
| Sosyal Bilimler | cleave f. | topluluğu (özellikle karşıt görüşlere sahip) gruplara bölmek | ||
| Sosyal Bilimler | cleave f. | (birini) gruptan ayırmak | ||
| Sosyal Bilimler | cleave f. | parçayı bütünden ayırmak | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | cleave [ireland] i. | iç içe dokunmuş çeşitli esnek malzemelerden yapılan kap |
| Genel | cleave to f. | -e yapışmak |
| Genel | cleave (through) f. | içine işlemek |
| Genel | cleave (through) f. | nüfuz etmek |
| Genel | cleave (through) f. | içinden geçmek |
| Deyim | ||
| Deyim | cleave to (one) [uk] f. | cinsel olarak sadık olmak |
| Deyim | cleave to someone [uk] f. | birine (genelde kocaya) cinsel olarak sadık olmak |
| Deyim | cleave to (one) [uk] f. | sadece eşiyle birlikte olmak |
| Deyim | cleave to (one) [uk] f. | sadece eşiyle cinsel ilişkiye girip başka kimseyle girmemiş olmak |
| Medikal | ||
| Medikal | cleave into f. | yapışmak |
| Medikal | cleave into f. | bağlı olmak |