entire - Türkçe İngilizce Sözlük

entire

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

entire — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tam, bütün, eksiksiz
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈtaɪər/ – BrE /ɪnˈtaɪə/)
Terim Türü:
Sıfat
Parçalara ayrılmamış veya hiçbir şeyi dışarıda bırakmayan bütünlüğü niteleyen sözcüktür; “entire day” gibi kullanımlarda kapsayıcılık vurgusu yapar. Latince integer (“bozulmamış, dokunulmamış”) fikriyle akraba bir tarihsel kök alanına yaslanır; modern kullanımda entire, “parça parça değil, tamamı” ayrımını netleştiren temel bir bütünlük kelimesidir.
Eş Anlamlılar:
whole, complete
Zıt Anlamlılar:
partial, incomplete

"entire" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
entire s. bütün
The entire school was there to watch the finals.
Bütün okul finalleri izlemek için oradaydı.

More Sentences
entire s. tüm
Unused appropriations already amount to approximately EUR 18 billion, or 20% of the entire budget.
Kullanılmayan ödenekler halihazırda yaklaşık 18 milyar Avro ya da tüm bütçenin %20'sine tekabül etmektedir.

More Sentences
Genel
entire s. tamam
If you want to search the entire table, select the name of the table from the list.
Tablonun tamamında arama yapmak istiyorsanız, listeden tablonun adını seçin.

More Sentences
entire s. tam
There will be an entire chapter on science, society and the citizens.
Bilim, toplum ve vatandaşlarla ilgili tam bir bölüm olacak.

More Sentences
entire s. bütün
The entire school was there to watch the finals.
Bütün okul finalleri izlemek için oradaydı.

More Sentences
entire s. tüm
Unused appropriations already amount to approximately EUR 18 billion, or 20% of the entire budget.
Kullanılmayan ödenekler halihazırda yaklaşık 18 milyar Avro ya da tüm bütçenin %20'sine tekabül etmektedir.

More Sentences
Teknik
entire s. tam
There will be an entire chapter on science, society and the citizens.
Bilim, toplum ve vatandaşlarla ilgili tam bir bölüm olacak.

More Sentences
Genel
entire i. tümlük
entire i. bütünlük
entire i. külliyet
entire i. kendinden pullu zarf, kartpostal veya paket kağıdı
entire s. katışıksız
entire s. saf
entire s. yekpare
entire s. hepsi
entire s. bütünlüklü
entire s. eksiksiz
entire s. kesintisiz
entire s. tek parça
entire s.
entire s. dahili
entire s. içsel
Matematik
entire s. karmaşık türevli
Zooloji
entire i. kısırlaştırılmamış at
entire i. damızlık at
Botanik
entire s. tek parçalı
entire s. kenarı dişli olmayan
Hayvancılık
entire s. kısırlaştırılmamış
Eski Kullanım
entire s. saf
entire s. katkısız
entire s. homojen
entire s. alaşımsız

"entire" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 118 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
the entire corpus i. külliyat
entire understanding i. tam anlayış
entire world i. bütün dünya
entire plan i. bütün plan
entire family i. bütün aile
entire population i. nüfusun tamamı
entire content i. tüm içerik
entire content i. içeriğin tamamı
entire operation i. işlemin tamamı
entire operation i. tüm operasyon
entire operation i. operasyonun tamamı
entire operation i. tüm işlem
entire operation i. işlemin bütünü
entire universe i. tüm evren
entire solution i. tam çözüm
entire body i. vücudun bütünü
entire body i. tüm vücut
entire body i. bütün vücut
entire body i. vücudun tamamı
one's entire lifetime i. (bütün) ömrü boyunca
the entire song i. bütün şarkı
entire week i. tüm hafta
entire week i. bütün hafta
entire audience i. izleyicilerin hepsi
entire audience i. izleyicilerin tamamı
entire process i. sürecin tamamı
entire process i. tüm süreç
entire process i. sürecin bütünü
entire process i. sürecin tümü
the entire way i. bütün yol boyunca
purchase the entire supply of something f. çok miktarda almak
loaf the entire day away f. tüm gününü boşa harcamak
be in a wheelchair one’s entire life f. hayatı boyunca tekerlekli sandalyede olmak
lose one's entire family f. bütün ailesini kaybetmek
lose one's entire family f. tüm ailesini kaybetmek
lose one's entire family in an accident f. bütün ailesini bir kazada kaybetmek
lose one's entire family in an accident f. bütün ailesini bir kazada yitirmek
almost entire s. tamamına yakın
on entire s. zarf, kartpostal gibi bir şeyin üzerinde yer alan (pul)
throughout one's entire upbringing zf. birinin tüm yetişme çağı boyunca
throughout one's entire upbringing zf. birinin yetiştirilme çağı boyunca
during the entire year zf. tüm yıl boyunca
İfadeler
throughout one's entire upbringing expr. birinin büyüme çağı süresince
in my entire life expr. bütün hayatımda
in my entire life expr. bütün yaşamımda
my entire life expr. tüm hayatım
entire time expr. bütün zaman
entire time expr. tüm zaman
Atasözü
no man is an island (entire of itself) yalnızlık allah'a mahsustur
no man is an island (entire of itself) insanlar ayakta kalmak için birbirine ihtiyaç duyar
no man is an island (entire of itself) herkesin birine/birbirine ihtiyacı vardır
no man is an island (entire of itself) hiç kimse bir ada değildir
no man is an island (entire of itself) insanlar birbirinin/başkalarının desteğine ihtiyaç duyar
no man is an island (entire of itself) kimse yalnız yaşayamaz
no man is an island (entire of itself) insan ada değildir
Konuşma Dili
murder one’s entire team f. bütün ekibini öldürmek
in my entire life expr. bütün yaşamımda
in my entire life expr. tüm hayatımda
in my entire life expr. tüm yaşamımda
in my entire life expr. bütün hayatımda
Deyim
entire world to come crashing around somebody's ears f. tüm dünyası başına yıkılmak
entire world to come crashing about somebody's ears f. tüm dünyası başına yıkılmak
Konuşma
I have never heard such nonsense in my entire life! expr. hayatımda böyle saçmalık duymadım!
your entire wardrobe expr. tüm gardırobunu
I slept through the entire flight expr. seyahat boyunca uyudum
Ticaret/Ekonomi
entire agreement i. sözleşmenin bütünlüğü
entire complex i. bütün tesis/fabrika
entire complex i. tesinin/fabrikanın tamamı
entire plant i. tesinin/fabrikanın tamamı
entire plant i. bütün tesis/fabrika
the entire investment i. yatırımın tamamı/bütünü
the entire investment i. bütün yatırım
Hukuk
entire performance i. tamamen ifa
Siyasal
majority of the entire membership i. üye salt çoğunluğu
Teknik
entire system i. sistemin tamamı/bütünü
entire system i. bütün sistem
entire range i. tam menzil
Bilgisayar
entire caption i. tüm resim yazıları
entire workbook i. tüm çalışma kitabı
entire table i. tüm tablo
entire column i. tüm sütunu
entire field i. tüm alan
entire frame i. tüm çerçeve
entire chart i. bütün grafik
entire subtree i. tüm alt ağaç
entire column i. tüm sütun
entire website i. tüm web sitesi
entire workbook i. çalışma kitabının tamamı
entire caption i. tüm resim yazısı
entire network i. tüm ağ
entire document i. tüm belge
entire file i. tüm dosya
entire page i. tüm sayfa
entire chart i. tüm grafik
entire web i. tüm web
entire sheet i. tüm sayfa
entire color scheme i. tüm renk grubu
entire row i. tüm satırı
entire map i. tüm harita
entire row i. tüm satır
entire page i. sayfanın tümü
entire sheet i. tüm sayfanın
show entire chart expr. tüm grafiği göster
update entire table expr. tüm tabloyu güncelleştir
delete entire column expr. tüm sütunu sil
delete entire row expr. tüm satırı sil
find entire cells only expr. sadece tam hücreleri bul
entire content of this website is copyrighted expr. bu websitesinin tüm içeriği telif hakkı ile korunmaktadır
Gıda
entire-wheat s. tam buğdaylı
entire-wheat s. kepekli
Matematik
entire ring i. tamhalka
entire function i. tamfonksiyon
entire rational function i. tamrasyonel fonksiyon
entire function i. tam fonksiyon
entire function i. tümişlev
entire ring i. tam halka
entire series i. tam seri
Botanik
entire leaf i. tüm yaprak