spew - Türkçe İngilizce Sözlük

spew

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

spew — Definition

Anlamı ve Tanımı:
fışkırtmak, kusmak
Okunuş (IPA):
(AmE /spjuː/ – BrE /spjuː/)
Terim Türü:
Fiil: spew (spews – spewed – spewing)
Bu fiil, ani ve kontrolsüz biçimde dışarı atmayı tanımlar. Eski İngilizce kökenlidir. Fiziksel ve mecazi taşma anlatımlarında kullanılır

"spew" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
spew f. fışkırmak
The wastewater was spewing from the pipes.
Atık su borulardan fışkırıyordu.

More Sentences
spew f. kusmak
The politician spewed her racist filth in her speech.
Politikacı konuşmasında içindeki ırkçı kokuşmuşluğu kusuyordu.

More Sentences
Konuşma Dili
spew f. kusmak
The politician spewed her racist filth in her speech.
Politikacı konuşmasında içindeki ırkçı kokuşmuşluğu kusuyordu.

More Sentences
İngiliz Argosu
spew f. kusmak
The politician spewed her racist filth in her speech.
Politikacı konuşmasında içindeki ırkçı kokuşmuşluğu kusuyordu.

More Sentences
Genel
spew i. kusma
spew i. kusulan madde
spew i. kusmuk
spew i. sızan madde
spew i. ekstrüde edilen malzeme
spew i. yağlı veya yapışkan eksüda
spew i. kalıptan taşan şey (kauçuk, metal)
spew f. püskürmek
spew f. kusturmak
spew f. istifra etmek
spew f. kusarak çıkarmak
spew f. (toprak) kopup kaymak
spew f. tükürürcesine atmak
spew f. şiddetle fışkırtmak
spew f. kuvvetle püskürtmek
spew f. basınçla dışarı çıkarmak
spew f. basınç altındaymışçasına dışarı atmak
spew f. ihraç etmek
spew f. fışkırtmak
Argo
spew i. meni
spew f. boşalmak
spew f. burundan içecek fışkıracak şekilde aniden gülmek

"spew" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
spew [dialect] [uk] i. ıslak toprak parçası
spew [dialect] [uk] i. tarladaki çamurlu kısım
spew up f. kusmak
spew up f. çıkarmak
spew out f. şiddetli bir şekilde fışkırtmak
spew out f. çıkarmak
spew forth f. kusmak
spew out f. püskürtmek
spew out f. kusmak
spew forth f. çıkarmak
Konuşma Dili
spew guts f. içini dökmek
spew one's guts f. içini dökmek
spew one's guts f. bildiği her şeyi anlatmak
spew one's guts f. dili çözülmek
spew one's guts f. kusmak
spew guts f. kusmak
spew guts f. bildiği her şeyi anlatmak
spew guts f. dili çözülmek
Deyim
spew one's guts (out) f. kusmak
spew one's guts (out) f. içini dökmek
Arıcılık
spew [dialect] [uk] i. arıların bir sezonda verdiği genellikle üçüncü veya dördüncü geç oğul
Argo
chew-'n'-spew [australia] i. yemekleri kalitesiz olan hazır yemek restoranı
spew one's guts out f. bildiği her şeyi anlatmak
spew one's guts out f. dili çözülmek
İngiliz Argosu
spew one's guts up f. kusmak