strictly - Türkçe İngilizce Sözlük

strictly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

strictly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kesinlikle, sıkı biçimde
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstrɪktli/ – BrE /ˈstrɪktli/)
Terim Türü:
Zarf: strictly
Bir kuralın veya koşulun tavizsiz uygulandığını belirten zarftır. Strict sıfatına -ly eklenmesi, niteliği eylem tarzına dönüştürür.
Eş Anlamlılar:
rigidly, absolutely
Zıt Anlamlılar:
loosely, partially

"strictly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
strictly zf. katı bir biçimde
strictly zf. sert bir biçimde
Genel
strictly zf. tam anlamıyla
Only then, strictly speaking, can a careful, informed assessment of its content be carried out.
Ancak o zaman, tam anlamıyla, içeriğine ilişkin dikkatli ve bilinçli bir değerlendirme yapılabilir.

More Sentences
strictly zf. tam olarak
What she said to you isn’t strictly true.
Size söyledikleri tam olarak doğru değil.

More Sentences
strictly zf. kesinlikle
Talking during the play is strictly forbidden!
Oyun sırasında konuşmak kesinlikle yasaktır!

More Sentences
strictly zf. sıkı bir şekilde
Should its implementation not be more strictly monitored?
Uygulamanın daha sıkı bir şekilde izlenmesi gerekmez mi?

More Sentences
strictly zf. sıkı sıkıya
We have to adhere strictly to the Helsinki conclusions, which state that this is not a condition.
Bunun bir koşul olmadığını belirten Helsinki kararlarına sıkı sıkıya bağlı kalmalıyız.

More Sentences
strictly zf. sadece
This arrangement is strictly between us; no one else needs to know.
Bu anlaşma sadece ikimizin arasında; başka kimsenin bilmesine gerek yok.

More Sentences
strictly zf. açıkçası
strictly zf. kesin surette
strictly zf. şiddetle
strictly zf. doğrusu
strictly zf. harfiyen
strictly zf. samimiyetle
strictly zf. çekinmeden
strictly zf. dürüstçe
strictly zf. dobra dobra
strictly zf. içtenlikle
strictly zf. açık yüreklilikle
strictly zf. olgulara dayanarak
strictly zf. gerçeklere dayanarak
strictly zf. yalnızca
strictly zf. sınırlı bir şekilde
strictly zf. kısıtlı olarak
strictly zf. dar anlamda
strictly zf. kısmen
strictly zf. belirli bir ölçüde
strictly zf. sıkı biçimde

"strictly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
interpret something strictly f. hayal gücünü kullanarak bir şeye başka bir anlam yüklemeye kalkmamak
adhere strictly f. sıkı sıkıya bağlı kalmak
reject/refuse strictly f. elinin tersiyle geri çevirmek
be strictly against f. katı bir şekilde karşı olmak
strictly private s. çok özel
strictly forbidden s. kesinlikle yasaktır
strictly confidential s. çok gizli
strictly speaking zf. kurallara bakılırsa
strictly speaking zf. açıkçası
strictly speaking zf. gerçekte
strictly speaking zf. aslında
strictly speaking zf. doğrusu
İfadeler
strictly speaking expr. doğrusunu söylemek gerekirse
strictly speaking expr. aslını söylemek gerekirse
Konuşma Dili
strictly on the level expr. dosdoğru
strictly speaking expr. aslına bakarsan
strictly speaking expr. doğrusunu istersen
strictly from hunger expr. tam anlamıyla kalitesiz
strictly from hunger expr. kalitesiz
strictly from hunger expr. çirkin
strictly from hunger expr. dandik
Deyim
be (strictly) for the birds f. sinir bozucu olmak
be (strictly) for the birds f. eziyet olmak
be (strictly) for the birds f. can sıkıcı olmak
be (strictly) for the birds f. manasız olmak
strictly for the birds expr. ipe sapa gelmez
strictly for the birds expr. değersiz
strictly for the birds expr. aptalca
strictly for the birds expr. saçma sapan
strictly for the birds expr. mantıksız
strictly business expr. sadece iş (ile ilgili)
Bilişim
strictly increasing function i. kesin artan işlev
Matematik
strictly increasing function i. artan fonksiyon
strictly decreasing function i. kesin azalan fonksiyon
strictly decreasing function i. kesin azalan fonksiyon
İstatistik
strictly stationary process i. tam durağan süreç
strictly dominated s. tam baskın
Argo
strictly for the birds i. saçma
strictly for the birds expr. aptalca
strictly for the birds expr. anlamsız
s.o.l. (strictly out of luck) expr. şansına küs