strongly - Türkçe İngilizce Sözlük

strongly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

strongly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
güçlü biçimde, şiddetle
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈstrɔːŋli/ – BrE /ˈstrɒŋli/)
Terim Türü:
Zarf: strongly
Bir görüşün veya duygunun yoğunluk derecesini belirten zarftır. Strong sıfatına -ly eklenmesi, kuvvet fikrini ifade tarzına taşır.
Eş Anlamlılar:
firmly, intensely
Zıt Anlamlılar:
weakly, mildly

"strongly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
strongly zf. kuvvetle
The Commission strongly supported - and continues to support - that call.
Komisyon bu çağrıyı kuvvetle desteklemiştir ve desteklemeye devam etmektedir.

More Sentences
strongly zf. çok
I agree with that even more strongly now than I did then.
Buna şimdi o zaman katıldığımdan çok daha fazla katılıyorum.

More Sentences
strongly zf. fazlasıyla
Identities, users, and services are strongly authenticated with multiple factors.
Kimlikler, kullanıcılar ve hizmetler birden fazla faktörle güçlü bir şekilde doğrulanır.

More Sentences
strongly zf. şiddetle
The doctor strongly suggested he take the supplements.
Doktor, vitamin takviyelerini almasını şiddetle tavsiye etti.

More Sentences
strongly zf. kesinlikle
I strongly believe that hard work leads to success.
Sıkı çalışmanın başarıyı getireceğine kesinlikle inanıyorum.

More Sentences
strongly zf. buram buram
His coat smells strongly of tobacco.
Paltosu, buram buram tütün kokuyor.

More Sentences
strongly zf. sertçe
strongly zf. son derece
strongly zf. hızlı
strongly zf. kuvvetlice
strongly zf. güçlü biçimde

"strongly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
strongly-worded letter i. sert üslupla yazılmış mektup
strongly and angrily criticize f. topa tutmak
be strongly applauded f. ayakta alkışlanmak
strongly applaud f. ayakta alkışlamak
condemn strongly f. şiddetle kınamak
strongly recommend f. şiddetle tavsiye etmek
strongly criticize f. ağır biçimde eleştirmek
react too strongly f. aşırı tepki göstermek
still linger strongly in one's memory f. hafızasında önemli bir yer tutmak
strongly advise f. şiddetle tavsiye etmek
oppose strongly f. sert bir şekilde muhalefet etmek
strongly oppose f. sert bir şekilde karşı olmak
oppose strongly f. sert bir şekilde karşı olmak
strongly oppose f. sert bir şekilde muhalefet etmek
strongly built s. aslan gibi
strongly recommended s. şiddetle tavsiye edilen
strongly-worded s. sert üslupla yazılmış
strongly recommended s. önemle tavsiye edilen
strongly advised s. şiddetle tavsiye edilen
strongly built s. iri yapılı
Ticaret/Ekonomi
semi strongly efficient market i. yüksek derecede etkin piyasa
strongly agree expr. kesinlikle katılıyorum (anket vb gibi formlarda)
strongly disagree expr. kesinlikle katılmıyorum (anket vb gibi formlarda)
Bilgisayar
agree strongly expr. kesinlikle katılıyorum
agree strongly expr. kesinlikle katılıyorum
Denizcilik
strongly nonlinear waves i. doğrusal olmama özelliği baskın dalgalar
strongly mixed-type s. kuvvetlice karışık tip
Medikal
strongly destructive vasculitis i. güçlü destrüktif vaskülit
İstatistik
strongly distribution free i. güçlü dağılımdan bağımsız
strongly consistent estimator i. oldukça tutarlı tahmin edici