sore - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sore

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"sore" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
General
sore i. yara
sore s. ağrılı
sore s. ıstıraplı
sore s. yaralı
sore s. müteessir
sore s. hassas
sore s. şiddetli
sore s. iltihaplı
sore s. feci şekilde
sore s. kederli
sore s. ağrıyan
sore s. alıngan
sore s. hassas (konu)
sore s. kırgın
sore s. kızgın
sore s. sinirli
sore s. mustarip
sore s. vahim
sore s. küskün
sore s. öfkeli
sore s. aşırı
sore s. acıyan
sore zf. çok
sore zf. fena halde
sore zf. şiddetle
Trade/Economic
sore yara
Medical
sore sore

"sore" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Medical
sore sore

"sore" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 106 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be sore f. et kesmek (hamlamak vb)
feel sore about something f. kuyruk acısı olmak
get sore f. sinirlenmek
have a cold sore on one's lip f. dudağında uçuk çıkmak
have a sore back f. beli tutulmak
have a sore neck f. boynu tutulmak
have a sore shoulder f. omzu tutulmak
have a sore throat f. anjin olmak
have a sore throat f. boğazı şişmek
have a sore throat f. boğazı yanmak
have a sore throat f. boğazı ağrımak
touch a sore point f. bam teline basmak
touch a sore spot f. bamteline basmak
touch a sore spot f. hassas bir konuya temas etmek
touch a sore spot f. bam teline basmak
an open sore i. açık yara
canker sore i. ağızda çıkan küçük yara
cold sore i. uçuk
eye sore i. çirkin
festering sore i. kapanmayan yara
pressure sore i. dekübitus ülseri
saddle-sore i. at sürmekten gerilmiş ve hassaslaşmış olan
sore issue i. hassas durum
sore jaw i. çene ağrısı
sore loser i. kaybedince kızan kimse
sore loser i. kaybetmeyi hazmedemeyen kimse
sore of anthrax i. aslanpençesi
sore point i. hassas nokta
sore spot i. bamteli
sore spot i. bam teli
sore tooth i. diş ağrısı
travel-sore s. yol yorgunu
Proverb
store is no sore fazla mal göz çıkarmaz
Colloquial
a sight for sore eyes görülmesinden hoşlanılan yer
a sore point hassas nokta
a sore point zayıf nokta
a sore point zaaf noktası
a sore point duyarlı nokta
festering sore kapanmayan yara
like a bear with a sore head sinirli
like a bear with a sore head sol tarafından kalkmış
like a bear with a sore head huysuz
like a bear with a sore head aksi
like a bear with a sore head huzursuz
Idioms
a sore point/spot zayıf nokta
a sore point/spot hassas nokta
be like a bear with a sore head küplere binmek
be like a bear with a sore head sinirlenmek
be sore at someone birine kızmak/sinirlenmek
get sore at someone birine kızmak/sinirlenmek
sight for sore eyes bir içim su
stand out like a sore thumb rahatsız edecek kadar dikkat çekmek
stand out like a sore thumb göze batmak
stand out like a sore thumb yırtık dondan çıkmış gibi durmak
stand/stick out like a sore thumb yırtık dondan çıkmış gibi durmak
stand/stick out like a sore thumb kabak gibi ortada olmak
stand/stick out like a sore thumb ayan beyan ortada olmak
stick out like a sore thumb göze batmak
stick out like a sore thumb bariz/belirgin olmak
stick out like a sore thumb apaçık olmak
stick out like a sore thumb yama gibi durmak
stick out like a sore thumb rahatsız edecek kadar dikkat çekmek
stick out like a sore thumb yırtık dondan çıkmış gibi durmak
stick out like a sore thumb üstü kalay altı kaval
touch a sore point hassas bir noktaya temas etmek
touch a sore spot kanayan yaraya parmak basmak
touch a sore spot hassas bir noktaya temas etmek
touch one's sore spot damarına basmak
touch someone on his sore spot bam teline basmak
touch someone on his sore spot zülfü yare dokunmak
Speaking
I've got a sore throat boğazım acıyor
I've got a sore throat boğazım ağrıyor
you're a sight for sore eyes yüzünü gören cennetlik
Medical
a kind of eye sore kuşkanadı
alep sore alep çıbanı
bed sore dekübitus ülseri
biskran sore biskra çıbanı
canker sore aftöz ülser
cold sore uçuklama
decubitus sore dekübitus ülseri
delhi sore delhi çıbanı
gafsa sore gafsa çıbanı
halep sore halep çıbanı
inflamed sore kan çıbanı
inflamed sore çıban
mouth sore ağız yarası
nil sore nil çıbanı
oriental sore doğu delhi butonu
oriental sore şark çıbanı
postoperative sore throat postoperatif boğaz ağrısı
postoperative sore throat due to intubation entübasyona bağlı postoperatif boğaz ağrısı
pressure sore yatak yarası
pressure sore basınç yarası
pressure sore bası yarası
sore mouth hastanın hiç bir dental veya tıbbi neden olmamaksızın ağzında yanma hissetmesi
sore throat farenjit
sore throat gırtlak iltihabı
sore throat boğaz ağrısı
sore throat and hoarseness boğaz ağrısı ve ses kısıklığı
sore tongue hastanın hiç bir dental veya tıbbi neden olmamaksızın ağzında yanma hissetmesi
streptococcal sore throat streptokokal boğaz ağrısı
streptococcal sore throat streptokok boğaz ağrısı
tropical sore şark çıbanı
Pathology
oriental sore şark çıbanı
Dermatology
(cold sore) grow uçuk çıkmak
cold sore uçuk