| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | spoon i. | kaşık | ||
|
The host forgot to put one of the spoons on the table. Ev sahibi, kaşıklardan birini masaya koymayı unutmuş. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | spoon i. | kaşık | ||
|
The host forgot to put one of the spoons on the table. Ev sahibi, kaşıklardan birini masaya koymayı unutmuş. More Sentences |
||||
| Genel | spoon i. | kaşık dolusu | ||
|
Half of a spoon of vinegar is sufficient for the salad sauce. Salata sosu için yarım kaşık dolusu sirke yeterlidir. More Sentences |
||||
| Genel | spoon f. | kaşıklamak | ||
|
All the children started spooning their ice creams. Bütün çocuklar dondurmalarını kaşıklamaya başladı. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | spoon i. | kaşık | ||
|
The host forgot to put one of the spoons on the table. Ev sahibi, kaşıklardan birini masaya koymayı unutmuş. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | spoon i. | aşık | ||
| Genel | spoon i. | golf sopası | ||
| Genel | spoon i. | kepçe | ||
| Genel | spoon f. | oynaşmak | ||
| Genel | spoon f. | çıkmak | ||
| Genel | spoon f. | zoka ile balık avlamak | ||
| Genel | spoon f. | kaşıkla almak | ||
| Genel | spoon f. | flört etmek | ||
| Genel | spoon f. | (arkadan) sarılarak uyumak | ||
| Genel | spoon s. | kaşık tutan | ||
| Genel | spoon s. | kaşık yerleştirilen | ||
| Genel | spoon s. | kaşık taşıyan | ||
| Genel | spoon s. | kaşık şeklinde | ||
| Genel | spoon s. | kaşık biçimli | ||
| Genel | spoon s. | kaşıksı | ||
| Genel | spoon s. | kaşık ile yenen | ||
| Genel | spoon s. | kaşık ile alınan | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | spoon i. | kaşık ekskavatör | ||
| Konuşma Dili | spoon i. | batık çıkarıcı | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | spoon i. | numune alıcı | ||
| Teknik | spoon i. | cer makinesi kolu | ||
| Teknik | spoon i. | (kaşık teorisinde) yenilenmesi gereken enerji birimi | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | spoon i. | fren ayar anahtarı | ||
| Otomotiv | spoon i. | levye | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | spoon i. | gemi torpidosunun üst bölümünde yer alan kavisli çıkıntı | ||
| Denizcilik | spoon f. | (gemi) rüzgarı arkasına alarak ilerlemek | ||
| Maden | ||||
| Maden | spoon i. | (altın yıkama testinde kullanılan) inek boynuzundan yapılmış yalak benzeri kap | ||
| Maden | spoon i. | raspa | ||
| Maden | spoon i. | kazıyıcı | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | spoon i. | kaşık şeklinde balık yemi | ||
| Deniz Biyolojisi | spoon i. | zoka | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | spoon i. | kaşık biçimli kasımpatı | ||
| Eğitim | ||||
| Eğitim | spoon i. | (cambridge üniversitesi'nde başarı sembolü olarak) tahta kaşık | ||
| Spor | ||||
| Spor | spoon i. | ahşap golf sopası | ||
| Spor | spoon i. | hatalı dönüş yapan buz patencinin zeminde bıraktığı iz | ||
| Spor | spoon f. | (topu) hafifçe kaldırarak ilerletmek | ||
| Spor | spoon f. | (golf topuna) sopa ile vurmak | ||
| Tenis | ||||
| Tenis | spoon f. | hafifçe vurmak | ||
| Tenis | spoon f. | hafifçe çarpmak | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | spoon i. | aptal | ||
| İngiliz Argosu | spoon i. | salak | ||