merry - Türkçe İngilizce Sözlük

merry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

merry — Definition

Anlamı ve Tanımı:
neşeli
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmɛri/ – BrE /ˈmɛri/)
Terim Türü:
Sıfat
Sevinçli, keyifli ruh hâlini niteleyen kelimedir. Eski İngilizce myrige kökünden günümüze ulaşmaktadır. Günlük ve edebî anlatılarda olumlu duygu durumunu ifade etmektedir.
Eş Anlamlılar:
cheerful, jolly
Zıt Anlamlılar:
sad

"merry" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
merry s. şen
Genel
merry s. kafası kıyak
I don't remember exactly what he said as I was merry.
Kafam kıyak olduğundan tam olarak ne dediğini hatırlamıyorum.

More Sentences
merry s. mutlu
I would thank you all and wish you a really merry Christmas and a happy New Year.
Hepinize teşekkür eder, gerçekten mutlu bir Noel ve mutlu bir Yeni Yıl dilerim.

More Sentences
merry s. keyifli
Working with her wasn't a merry experience.
Onunla çalışmak keyifli bir deneyim olmadı.

More Sentences
merry s. neşeli
Emma gave a merry smile to the child.
Emma çocuğa neşeli bir gülümsemeyle baktı.

More Sentences
merry s. güleç
merry s. şakrak
merry s. şenlikli
merry s. şatır
merry s. keyiflendirici
merry s. neşe verici
merry s. canlı
merry s. güler yüzlü
merry s. güleryüzlü
merry s. çakırkeyif
merry s. enerjik ve sempatik hareket eden
merry s. tetikte ve hızlı
merry s. neşeyle sallanan (kuyruk)
merry s. çevik
merry s. yoğun
merry s. keskin
merry s. epey
merry s. bir hayli
Botanik
merry i. kalp şeklinde yumuşak etli meyveler veren kiraz ağacı
Eski Kullanım
merry s. alaycı
merry s. muzip

"merry" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 143 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wish merry holiday i. muayede
wish merry holiday i. bayramlaşma
merry andrew i. şaklaban
merry andrew i. soytarı
merry andrew i. palyaço
merry-making i. düğün dernek
merry-go-round i. atlıkarınca
merry-andrew i. soytarı
merry-go-round i. fırıl fırıl dönme
merry-gall i. sürtünme sonucu oluşan yara
merry-go-round i. sonu gelmeyen arayış
merry-go-round i. hareketli ve hızlı tur
merry-go-round i. sonu bir yere varmayan koşturmaca
merry widow i. genellikle jartiyerli olan askısız korse veya büstiyer
lead someone a merry chase f. birini çok uğraştırmak
grow merry f. neşelenmek
make merry over f. dalga geçmek
make merry over f. eğlenmek
make merry over f. alay etmek
make merry f. keyif çatmak
lead someone a merry chase f. birini çok zahmete sokmak
make merry f. eğlenmek
lead someone a merry chase f. birini çok yormak
Atasözü
eat, drink, and be merry, for tomorrow we die ye, iç, eğlen şu üç günlük dünyada
eat, drink, and be merry, for tomorrow we die ye, iç, eğlen; yarın yokuz
Konuşma Dili
give merry hell f. şiddetle azarlamak
give merry hell f. gününü göstermek
give merry hell f. dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek
make merry f. neşelenmek
make merry f. eğlenmek
make merry f. cümbüş yapmak
make merry f. coşup eğlenmek
eat, drink, and be merry expr. ye, iç, eğlen
eat, drink, and be merry expr. gönlünüzce yiyin, için, eğlenin
eat, drink, and be merry expr. yiyin, için, eğlenin
eat, drink, and be merry expr. gönlünce ye, iç, eğlen
eat, drink, and be merry expr. yemene, içmene, eğlenmene bak
eat, drink, and be merry expr. yemenize, içmenize, eğlenmenize bakın
merry christmas and a happy new year expr. mutlu noeller ve mutlu yıllar
merry Xmas expr. mutlu noeller
Deyim
merry dance i. bilerek zaman geçirme
merry dance i. kasıtlı vakit kaybı
merry dance i. bilerek/kasten vaktini boşa harcama
merry dance i. kasti zaman kaybı
merry dance i. sallanma
merry dance i. oyalanma
merry dance i. bilerek zaman öldürme
eat, drink and be merry f. gününü gün etmek
lead a person a merry pretty dance f. başına çorap örmek
make merry f. tadını çıkarmak
lead someone a merry dance f. canından bezdirmek
lead a person a merry dance f. başına çorap örmek
play hell (merry hell) f. zarar vermek
play merry hell with f. zararlı olmak
play merry hell with f. zarar vermek
play merry hell with f. zararı dokunmak
lead someone on a merry chase f. hayal peşinde koşturmak
lead someone on a merry chase f. olmayacak duaya amin dedirtmek
lead somebody a merry dance f. canından bezdirmek
lead somebody a merry dance f. kafa karıştırmak
lead somebody a merry dance f. birini çok uğraştırmak
play merry hell about f. sürekli şikayet etmek/karşı çıkmak
lead (one) (on) a merry dance f. (birini) hayal/boş hayaller peşinde koşturmak
lead a merry chase f. boş yere umutlandırmak
lead a merry chase f. olmayacak duaya amin dedirtmek
lead (one) (on) a (merry) chase f. (birini) hayal/boş hayaller peşinde koşturmak
lead (one) (on) a merry dance f. (birine) olmayacak duaya amin dedirtmek
lead a merry chase f. kandırıp vaktini boşa harcamak
lead (one) (on) a (merry) chase f. (birini) kandırıp vaktini boşa harcamak
lead a merry chase f. boş yere umut vermek
lead (one) (on) a (merry) chase f. (birine) olmayacak duaya amin dedirtmek
lead a merry chase f. hayal peşinde koşturmak
lead a merry chase f. boş hayaller peşinde koşturmak
lead (one) (on) a merry dance f. (birini) kandırıp vaktini boşa harcamak
lead on a merry chase f. olmayacak duaya amin dedirtmek
lead (one) (on) a merry dance f. (birini) boş yere umutlandırmak
lead (one) (on) a merry dance f. (birine) boş/boş yere umut vermek
lead on a merry chase f. boş yere umut vermek
lead on a merry chase f. hayal peşinde koşturmak
play merry hell [uk] f. kötü davranmak
play merry hell [uk] f. problem yaratmak
play merry hell [uk] f. sürekli şikayet etmek/karşı çıkmak
play merry hell with something [uk] f. bir şeyi bozmak
play merry hell f. şikayet etmek
play (merry) hell with (someone or something) f. (birine/bir şeye) zarar vermek
play merry hell f. küplere binmek
play (merry) hell with (someone or something) f. kesintiye uğratmak
play merry hell with something [uk] f. bir şeyi kötü etkilemek
play (merry) hell with (someone or something) f. aksatmak
play merry hell f. tepesi atmak
play merry hell f. yüksek sesle söylenmek
play merry hell [uk] f. çarkına okumak
play merry hell with something [uk] f. bir şeyde karmaşa yaratmak
play merry hell f. yakınmak
play (merry) hell with (someone or something) f. (birini/bir şeyi) sekteye uğratmak
merry as a grig [old-fashioned] s. hayat dolu
merry as a grig [old-fashioned] s. şen
merry as a grig [old-fashioned] s. çok mutlu
merry as a grig [old-fashioned] s. çok neşeli
merry as a grig [old-fashioned] s. şen şakrak
merry as a grig [old-fashioned] s. şen şatır
merry as a grig s. şen şatır
merry as a grig s. çok keyifli
merry as a grig s. neşe dolu
merry as a grig s. çok canlı
merry as a grig s. şen şakrak
merry as a grig s. şen
merry as a grig s. aşırı neşeli
merry as a grig s. hayat dolu
merry as the day is long [old-fashioned] s. şen şakrak
merry as a cricket [old-fashioned] s. çok mutlu
merry as the day is long [old-fashioned] s. hayat dolu
merry as a cricket [old-fashioned] s. çok neşeli
merry as the day is long [old-fashioned] s. çok neşeli
merry as the day is long [old-fashioned] s. cıvıl cıvıl
merry as a cricket [old-fashioned] s. cıvıl cıvıl
merry as a cricket [old-fashioned] s. hayat dolu
merry as the day is long [old-fashioned] s. çok mutlu
merry as a cricket [old-fashioned] s. şen şakrak
as merry as a cricket expr. çok mutlu
as merry as a cricket expr. çok neşeli
as merry as the day is long expr. çok mutlu
as merry as the day is long expr. çok neşeli
in merry pin expr. mutlu
in merry pin expr. keyfi yerinde
in merry pin expr. havasında
in merry pin expr. neşeli
Konuşma
merry christmas expr. mutlu yıllar
merry christmas expr. mutlu noeller
I wish you a merry christmas expr. size mutlu noeller diliyorum
we wish you a merry christmas expr. size mutlu noeller diliyoruz
I wish you a merry christmas expr. sana mutlu noeller diliyorum
merry christmas expr. iyi noeller
Gökbilim
the merry dancers i. kutup ışıkları
the merry dancers i. kuzey ışıkları
the merry dancers i. aurora borealis
Botanik
merry bells i. çan şeklinde sarı çiçekleri olan uvularia cinsi bitki
Eski Kullanım
merry men i. şaklaban
merry men i. dalkavuk
merry men i. soytarı
merry men i. maskara
İngiliz Argosu
play merry-hell f. tepesi atmak
play merry-hell f. küplere binmek