| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | lip i. | dudak | ||
|
He licked his lips before answering our question. Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | lip i. | ağız | ||
|
The cup was filled with beer to its lip. Bardak ağzına kadar birayla doluydu. More Sentences |
||||
| Genel | lip s. | sözde | ||
|
The committee is simply paying lip service to the idea and continuing with business as usual. Komite bu fikre sadece sözde hizmet ediyor ve her zamanki gibi iş yapmaya devam ediyor. More Sentences |
||||
| Genel | lip s. | dudak | ||
|
He licked his lips before answering our question. Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı. More Sentences |
||||
| Medikal | ||||
| Medikal | lip i. | dudak | ||
|
He licked his lips before answering our question. Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı. More Sentences |
||||
| Botanik | ||||
| Botanik | lip i. | dudak | ||
|
He licked his lips before answering our question. Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı. More Sentences |
||||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | lip i. | küstahlık | ||
|
Don't give any of your lips to elders! Büyüklerine küstahlık etme bakayım! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | lip i. | leb | ||
| Genel | lip i. | kenar | ||
| Genel | lip i. | uç | ||
| Genel | lip i. | yüzsüzlük | ||
| Genel | lip i. | ayıp söz | ||
| Genel | lip i. | dudak biçiminde şey | ||
| Genel | lip i. | sürahi ağzı | ||
| Genel | lip i. | yara kenarı | ||
| Genel | lip i. | hava akımının boru içinde ses oluşturduğu borulu org kenarı | ||
| Genel | lip i. | kömür madeni çatısının maden yüzeyine yakın olan alt kısmı | ||
| Genel | lip i. | burgu, matkap gibi aletlerin keskin kenarı | ||
| Genel | lip i. | ray kafasının bağlantı yerlerinde meydana gelen çıkıntı | ||
| Genel | lip i. | nehir tabanı aşınmasını en aza indirgemek için dikilen alçak korkuluk | ||
| Genel | lip i. | kısa ibrik veya sürahi ucu | ||
| Genel | lip i. | kenardaki suyu yalayarak içme | ||
| Genel | lip f. | öpmek | ||
| Genel | lip f. | mırıldanmak | ||
| Genel | lip f. | yalanmak | ||
| Genel | lip f. | müzik aletinin sesini ayarlamak | ||
| Genel | lip f. | dudak hareketiyle ağzına almak | ||
| Genel | lip f. | emmek | ||
| Genel | lip f. | ısırmak | ||
| Genel | lip f. | mırıldanmak | ||
| Genel | lip f. | parçalarını doldurmak | ||
| Genel | lip f. | (okçu yayı) kusurlu bölgenin kesildiği yere tahta parçası koymak | ||
| Genel | lip f. | kenarını kertiklemek | ||
| Genel | lip f. | -e karşı akmak | ||
| Genel | lip f. | (ufuk, tepe) üstünden yükselmek | ||
| Genel | lip f. | (makine) üstünde dudak oluşturmak | ||
| Genel | lip f. | (enfiye) dudak arkasına koymak | ||
| Genel | lip f. | dudak şekli oluşturmak | ||
| Genel | lip f. | dudak şekli almak | ||
| Genel | lip f. | şıpırdayarak sıçramak | ||
| Genel | lip f. | dudaklarını kullanmak | ||
| Genel | lip f. | dudaklarını üflemeli çalgının ağızlığına göre ayarlamak | ||
| Genel | lip s. | asılsız | ||
| Genel | lip s. | boş (söz) | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | lip i. | ağız düzlüğü (cam) | ||
| Teknik | lip i. | conta | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | lip i. | kesici kenar | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | lip i. | kenar | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | lip i. | çenet | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | lip i. | giriş | ||
| Coğrafya | lip i. | açıklık | ||
| Spor | ||||
| Spor | lip f. | (golf) topa deliğin kenarına değecek ancak içine girmeyecek şekilde vurmak | ||
| Spor | lip f. | (golf topu) deliğin kenarına değip içine girmemek | ||
| Böcek Bilimi | ||||
| Böcek Bilimi | lip i. | kabuk ağzının kenarları | ||
| Argo | ||||
| Argo | lip f. | şarkı söylemek | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | lip i. | arsızlık | ||
| İngiliz Argosu | lip i. | yüzsüzlük | ||