dudak - Türkçe İngilizce Sözlük

dudak

"dudak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
dudak lip i.
He licked his lips before answering our question.
Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı.

More Sentences
Genel
dudak lip s.
He licked his lips before answering our question.
Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı.

More Sentences
Medikal
dudak lip i.
He licked his lips before answering our question.
Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı.

More Sentences
Botanik
dudak lip i.
He licked his lips before answering our question.
Sorumuzu yanıtlamadan önce dudaklarını yaladı.

More Sentences
Medikal
dudak labium i.
Deniz Biyolojisi
dudak labium i.
Dilbilim
dudak labial i.

"dudak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
dudak bükme scoff i.
dudak merhemi lip balm i.
dudak bükme disdain i.
yarık dudak harelip i.
dudak ve damaktan telaffuz edilen ses labiovelar i.
dudak mikrofonu lip microphone i.
dudakta bulunan piercinge takılan dudak süsü labret i.
dudak ünsüzü labial i.
dudak ruju lip rouge i.
dudak eşlemesi lip synchronization i.
geniş dudak benzeri taçyaprağı labella i.
alt dudak lower lip i.
dudak ünsüzü labial consonant i.
dudak bükme pout i.
dudak boyası lipstick i.
dudak büken sulker i.
dudak nemlendiricisi chapstick i.
dudak nemlendiricisi lip moisturizer i.
dudak kuruluğu lip dryness i.
dudak okuma lip-reading i.
yarık dudak cleft lip i.
yarık dudak cheiloschisis i.
dudak boyası lip rouge i.
dudak tiryakiliği non-inhaling smoking i.
dudak tiryakisi non-inhaling smoker i.
dudak takısı labret i.
dudak boyası rouge i.
dudak kalemi lip pencil i.
dudak kalemi lip liner i.
dudak parlatıcısı lip gloss i.
dudak parlatıcısı lipgloss i.
dolgun dudak fleshy lip i.
dudak üstü beni beauty spot i.
dudak dolgunlaştırıcı ruj plumping gloss i.
dudak dolgunlaştırıcı ruj lip plumping lipstick i.
dudak dolgunlaştırıcı ruj plumping lip gloss i.
dudak dolgunlaştırıcı ruj lip plumper i.
dudak dolgunlaştırıcı ruj plumping lipstick i.
üst dudak upper lip i.
dudak fırçası lip brush i.
dudak büzme bottom lip i.
aşağı doğru kıvrılmış dudak downturned mouth i.
dudak balmı lip balm i.
dudak balzamı lip balm i.
dudak payı room i.
köfte dudak full lip i.
köfte dudak thick lip i.
kalın dudak thick lip i.
kalın dudak full lip i.
dudak balmı lip balm i.
dudak balmı lip salve i.
dudak nemlendirici chap stick® i.
dudak altındaki sakal attilio i.
dudak bükme face i.
dudak biçiminde şey lip i.
dudak balmı lipsalve i.
dudak okuma lipreading i.
dudak okuyarak anlama lip-reading i.
dudak okuyarak anlama lipreading i.
köfte dudak blobber lip i.
dudak büzen kimse blurter i.
hafifçe dudak bükme moue i.
hafifçe dudak bükme wry face i.
hafifçe dudak bükme mouth i.
(alaycı ifadeyle) dudak bükme mow i.
dudak bükme mowe i.
dudak bükme girn [scotland] i.
dudak parlatıcı gloss i.
dudak parlatıcı glosser i.
hafifçe dudak bükme murgeon [scotland] i.
üst dudak overlip [obsolete] i.
dudak yağı lip butter i.
dudak büken kimse fleerer [obsolete] i.
büzük dudak pucker i.
dudak büzme pucker i.
dudak okuma speech-reading i.
dudak dolgusu lip filler i.
dudak ısırtmak astonish f.
dudak bükmek scoff f.
dudak bükmek curl one's lip f.
dudak bükmek pout f.
dudak okumak lipread f.
dudak ısırtmak fascinate f.
dudak bükmek mouth f.
dudak sarkıtmak sulk f.
dudak bükerek söylemek sniff f.
dudak bükmek sneer f.
dudak bükmek be displeased with f.
dudak bükmek make a face f.
dudak bükmek show displeasure f.
dudak okumak lip-read f.
-e dudak bükmek sneer at f.
dudak büzmek purse f.
dudak payı bırakmak leave some gap on top f.
dudak payı bırakmak leave a gap for a sip f.
dudak ısırmak bite lips f.
hafifçe dudak bükmek pout f.
hafifçe dudak bükmek wry face f.
hafifçe dudak bükmek moue f.
dudak bükmek towt [scottish] f.
dudak okumak lipread f.
dudak okuyarak anlamak lip-read f.
dudak okuyarak anlamak lipread f.
dudak uydurmak lip-synch f.
dudak uydurmak lip-sync f.
dudak büzmek blurt [obsolete] f.
dudak bükmek wry f.
dudak şekli oluşturmak lip f.
(makine) üstünde dudak oluşturmak lip f.
dudak şekli almak lip f.
dudak hareketiyle ağzına almak lip f.
(enfiye) dudak arkasına koymak lip f.
dudak bükmek girn [scotland] f.
dudak bükmek fleer f.
dudak bükmek snoot f.
dudak okumak speech-read f.
dudak okuyarak tercüme etmek speech-read f.
dudak (ile ilgili) labial s.
dudak uçuklatan astonishing s.
dudak uçuklatan jawdropping s.
dudak uçuklatan stunning s.
dudak uçuklatan jaw-dropping s.
dudak boyasıyla renklendirilmemiş unrouged s.
(dudak) bükülmüş bee-stung s.
dudak gibi liplike s.
dudak biçiminde liplike s.
dudak şeklinde liplike s.
dudak biçiminde lip-shaped s.
dudak şeklinde lip-shaped s.
büzülmüş ve erotik hisler uyandıran (dudak) bee-stung s.
bükülmüş (dudak) bee-stung s.
dudak bükme pouting s.
dudak büken poutful s.
dudak büzdüren puckery s.
dudak dudağa lip to lip zf.
dudak ile labially zf.
dudak bükercesine scoffingly zf.
dudak bükerek pejoratively zf.
dudak ısırtarak fascinatingly zf.
dudak bükerek poutingly zf.
dudak bükerek fleeringly zf.
dudak bükerek floutingly zf.
dudak anlamı veren ön ek chil- ök.
dudak anlamı veren ön ek cheilo- ök.
dudak anlamı veren ön ek cheil- ök.
dudak anlamı veren ön ek chilo- ök.
Öbek Fiiller
dudak sarkıtmak be sullen about something f.
dudak sarkıtmak pout about something f.
(biri/bir şey) hakkında dudak sarkıtmak pout about (someone or something) f.
(birine/bir şeye) dudak bükmek sneer at (someone or something) f.