beating - Türkçe İngilizce Sözlük

beating

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

beating — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dayak, atış (kalp), ritim
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbiːtɪŋ/ – BrE /ˈbiːtɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: beating (beatings)
Vurma/dövme eylemini veya kalbin atışını tanımlar; “take a beating” kalıbı mecazî de kullanılır. “Beat” fiilinin -ing biçimi isimleşmiştir

"beating" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
beating i. dayak
The homeless man took a beating from the criminals.
Evsiz adam suçlulardan dayak yedi.

More Sentences
beating i. dövme
They begin beating him.
Onu dövmeye başlıyorlar.

More Sentences
beating i. kötek
beating i. dayak atma
beating i. pataklama
Genel
beating i. vurma
The rain is beating against the windows.
Yağmur pencerelere vuruyor.

More Sentences
beating i. dövme
They begin beating him.
Onu dövmeye başlıyorlar.

More Sentences
beating i. dayak
The homeless man took a beating from the criminals.
Evsiz adam suçlulardan dayak yedi.

More Sentences
beating i. yenilgi
The players were perturbed after they took a beating.
Oyuncular yenilginin ardından endişeye kapıldılar.

More Sentences
beating i. atış
Your soft caress did at once renew the beating of this broken heart.
Yumuşak okşayışınız bu kırık kalbin atışını hemen geri getirdi.

More Sentences
beating i. pataklama
beating i. patak
beating i. sopa
beating i. dayak atma
beating i. bozgun
beating i. vuruş
beating i. mariz
beating i. dövüş
beating i. çarpma (kalp vb)
beating i. alt etme
beating i. gerileme
beating i. keskin geri dönüş
beating zf. vurarak
beating N. ritim
beating N. atış (kalp)
Hukuk
beating i. kaba dayak
beating i. müessir fiil
Radyo
beating i. girişim yapma
Patoloji
beating i. vuru
Fizik
beating i. farklı frekanslardaki iki dalganın üst üste binmesiyle oluşan periyodik genlik değişimi

"beating" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 109 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
beating bowl i. çırpma kabı
beating machine i. dövme makinesi
gold-beating i. altının çekiçle dövülerek inceltilmesi
wife beating i. koca dayağı
spouse beating i. eş zulmü
spouse beating i. eş şiddeti
spouse beating i. eş dayağı
public beating i. meydan dayağı
gorilla chest beating i. gorilin göğsünü dövmesi
heart beating i. kalp atması
fast heart beating i. hızlı kalp atması
beating phenomenon i. vuru olayı
breast-beating i. pişmanlıkla bağrını dövme
breast-beating i. ah vah etme
breast-beating i. dizlerini dövme
grouse-beating i. orman tavuğu avlama
beating-up i. sağlam kötek
beating-up i. bir temiz dövme
beating-up i. meydan dayağı
beating-up i. fiziksel saldırı
give somebody a beating f. kötek atmak
give a beating f. ayağının altına almak
get a beating f. dayak yemek
give a beating f. dayak atmak
give a beating f. yenmek
get a beating f. sopa yemek
give somebody a good beating f. allah yarattı dememek
venture a beating f. dayağı göze almak
give somebody a beating f. köteklemek
give somebody a beating f. pataklamak
get a beating f. kötek yemek
give a good beating f. pestilini çıkarmak
give a good beating to f. pestilini çıkarmak
give somebody a beating f. sopalamak
İfadeler
the devil is beating his wife expr. hava güneşliyken yağmur yağması
the devil is beating his wife expr. gökkuşağı havası
Konuşma Dili
beating the gun i. piyasadaki gelişmelere hızlı biçimde cevap vererek avantaj elde etme
a beating i. bozgun
a beating i. bir güzel benzetme
a beating i. yumruklama
a beating i. büyük yenilgi/mağlubiyet
a beating i. ağzını burnunu kırma
a beating i. pataklama
a beating i. dövme
a beating i. hezimet
be still my beating heart expr. sakin, heyecan yok
be still my beating heart expr. dur, heyecan yapma
be still my beating heart expr. kalbimi hoplattın
be still my beating heart expr. kalbim duracak/çıkacak sandım
be still my beating heart expr. ne kadar lütufkarsın
be still my beating heart expr. ne kadar iyisin
be still my beating heart expr. (ironik bir şekilde) kalbim dur çarpma/heyecanlanma
be still my beating heart expr. kalbim güm güm attı
be still my beating heart expr. kalbim duracak şimdi
be still my beating heart expr. (ironik bir şekilde) kalbim ağzıma geldi
Deyim
take a beating f. yenilmek
take a beating f. fark yemek
take a beating f. bozguna uğramak
be beating the bushes [us] f. canla başla çalışmak/uğraşmak
be beating the bushes (for someone or something) f. didik didik (birini/bir şey) aramak
be beating the bushes [us] f. çalışıp didinmek
be beating the bushes [us] f. canını dişine takmak
be beating the bushes [us] f. çok uğraşmak
be beating the bushes (for someone or something) f. (birini/bir şey) bulmak için her yerin altını üstüne getirmek
be beating the bushes (for someone or something) f. fellik fellik (birini/bir şey) aramak
take some beating [uk] f. aşık atmak zor olmak
take some beating [uk] f. yakalamak/geçmek zor olmak
take some beating [uk] f. üstün gelmek zor olmak
take some beating [uk] f. geçmesi zor olmak
take a lot of beating f. geçilmesi zor olmak
take a lot of beating f. aşık atılması zor olmak
take a lot of beating f. yakalanması zor olmak
stop beating around the bush expr. lafı dolandırma
stop beating around the bush expr. lafı geveleme
the devil is beating his wife expr. güneşli havada yağmur yağıyor
the devil is beating his wife expr. hava güneşliyken yağmur yağıyor
the devil is beating his wife expr. güneş varken yağmur yağıyor
Konuşma
my heart is beating expr. kalbim çarpıyor
my heart's beating so fast expr. kalbim çok hızlı çarpıyor
my heart was beating out of my chest expr. kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu
after the heart stops beating expr. kalp atışları durduktan sonra
your heart is beating so fast expr. kalbin çok hızlı atıyor
Ticaret/Ekonomi
beating the market i. borsada sürekli olarak piyasa getirisinin üzerinde bir gelir kazanılması
Teknik
beating machine i. dövme makinesi
silver beating i. gümüş dövme
gold beating i. altın dövme
perforated disc beating method i. delikli disk vurma yöntemi
Tekstil
beating-up i. dokuma işleminde yer alan bir proses
Otomotiv
panel beating hammer i. kaporta çekici
panel beating hammer i. panel dövme çekici
panel beating spoon i. panel dövme aleti
panel beating i. panel dövme
panel beating spoon i. kaporta çekiçleme dayaması
panel beating i. sac dövme
panel beating i. panel dövme
off-the dolly panel beating i. endirekt panel dövme
panel-beating i. araç gövdesinin tamir edilmesi
Medikal
heart beating i. kalp atışı
nystagmus with the fast phase beating in a downward i. hızlı fazı aşağıya vuran nistagmus
nystagmus with the fast phase beating in the direction of gaze i. hızlı fazı bakış yönüne vuran nistagmus
beating heart i. atan kalp
beating heart i. çalışan kalp
nystagmus with the fast phase beating in upward i. hızlı fazı yukarıya vuran nistagmus
coronary artery bypass surgery on the beating heart i. çalışan kalpte koroner arter baypas cerrahisi
coronary artery surgery on the beating heart i. çalışan kalpte koroner arter cerrahisi
Spor
get a beating f. yenilgiye uğramak
Müzik
beating-reed instrument i. titreşen bir kamış yardımıyla çalınan bir enstrüman
Argo
take a beating f. çok para kaybetmek
Modern Argo
a beating from the love truncheon i. penisiyle bir kadının yüzüne vurma/tokatlama