| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | yellow s. | sarı | ||
|
She was carrying a yellow purse. Kızın elinde sarı bir çanta vardı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | yellow i. | sarı renk | ||
|
She doesn't like yellow. Sarı rengi sevmiyor. More Sentences |
||||
| Genel | yellow f. | sararmak | ||
|
The old windows started to yellow. Eskiyen pencereler sararmaya başlamış. More Sentences |
||||
| Genel | yellow f. | sarartmak | ||
|
The aphids are making the leaves turn yellow. Yaprak bitleri yaprakları sarartıyor. More Sentences |
||||
| Genel | yellow s. | sarılı | ||
|
They are yellow. Sarılar. More Sentences |
||||
| Genel | yellow s. | sarı renkli | ||
|
The towel that I usually use is yellow. Genelde kullandığım havlu sarı renklidir. More Sentences |
||||
| Genel | yellow s. | korkak | ||
|
You're yellow. Sen korkaksın. More Sentences |
||||
| Genel | yellow s. | sarı | ||
|
She was carrying a yellow purse. Kızın elinde sarı bir çanta vardı. More Sentences |
||||
| Genel | yellow s. | ödlek | ||
|
You're yellow. Sen ödleksin. More Sentences |
||||
| Genel | yellow s. | sarı benizli | ||
|
He got fired from the company for calling his Asian coworker 'yellow man.' Asyalı iş arkadaşına 'sarı benizli adam' dediği için şirketten kovuldu. More Sentences |
||||
| Genel | yellow i. | yumurta sarısı | ||
| Genel | yellow s. | alçak | ||
| Genel | yellow s. | kıskanç | ||
| Genel | yellow s. | namussuz | ||
| Genel | yellow s. | sararmış | ||
| Genel | yellow s. | haset | ||
| Genel | yellow s. | korkakça | ||
| Genel | yellow s. | ödlekçe | ||
| Medya | ||||
| Medya | yellow s. | aşırı derecede sansasyonel (ucuz gazete) | ||
| Tekstil | ||||
| Tekstil | yellow i. | sarı renkli kıyafet | ||
| Spor | ||||
| Spor | yellow i. | bilardo benzeri oyunlarda sarı bir top | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | yellow s. | kıskanç | ||
| Eski Kullanım | yellow s. | gıpta eden | ||
| Eski Kullanım | yellow s. | imrenen | ||
| Böcek Bilimi | ||||
| Böcek Bilimi | yellow i. | erkekleri sarı veya sarımsı kanatlara sahip olan pieridine cinsi çeşitli kelebeklere verilen ad | ||
| Argo | ||||
| Argo | yellow i. | zenci kırması | ||
| Argo | yellow i. | asyalı olmaya yönelik kötü bir ifade | ||