pubs - Türkçe İngilizce Sözlük

pubs

pubs — Definition

Anlamı ve Tanımı:
meyhane, bar
Okunuş (IPA):
(AmE /pʌb/ – BrE /pʌb/)
Terim Türü:
İsim: pub (pubs)
Alkollü içeceklerin servis edildiği geleneksel sosyal mekânı tanımlayan kelimedir. Public house kısaltmasıdır. Britanya ve İrlanda kültüründe sosyal etkileşimin merkezi olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
tavern, bar

"pubs" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pub i. meyhane
Dan's car was found outside a pub.
Dan'ın arabası bir meyhanenin dışında bulundu.

More Sentences
pub i. birahane
A pub is a popular gathering place in which to drink beer.
Bir birahane bira içmek için popüler bir toplanma yeridir.

More Sentences
Bilgisayar
pub i. bar
My favourite pub is just around the corner.
En sevdiğim bar, köşeyi hemen dönünce orada.

More Sentences
Mutfak
pub i. birahane
A pub is a popular gathering place in which to drink beer.
Bir birahane bira içmek için popüler bir toplanma yeridir.

More Sentences
Genel
pub i. taverna
pub i. pab
pub i. yayım
Konuşma Dili
pub f. bara gitmek
pub f. pub'a gitmek
pub f. yayımlamak
pub f. yazdırmak
pub f. bastırmak
Teknik
pub i. otomatik özel santral
Mutfak
pub i. İngiliz tipi bar
Osmanlıca
pub i. hanut

"pubs" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
pub public house i.
pub hostelry i.
pub porterhouse i.
pub tap i.
pub tapstry [old-fashioned] i.
Argo
pub hotel i.
pub boozer i.
pub gin palace i.
pub guzzery i.
pub guzzlery i.
İngiliz Argosu
pub rub-a-dub i.

"pubs" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
pub-crawl i. bar bar dolaşıp içki içme
pub crawl i. (aynı gece içinde) o bar senin bu bar benim gezme
pub crawl i. bir bardan çıkıp ötekine gitme
pub grub i. pub yemeği
pub grub i. pub'larda sunulan yemek veya yiyecekler
pub-crawl f. (barları) turlamak
pub-crawl f. o bar senin bu bar benim dolaşmak
Deyim
spit-and-sawdust pub i. döküntü
a pub crawl [uk] i. bir bardan çıkıp ötekine gitme
a pub crawl [uk] i. bardan bara gezip içme
a pub crawl [uk] i. bar bar dolaşıp içki içme
a pub crawl [uk] i. o bar senin bu bar benim gezme
go on a pub crawl f. o bar senin bu bar benim gezmek
couldn't organise a chook raffle in a (country) pub f. kendine bile hayrı olmamak
couldn't organise a chook raffle in a (country) pub f. beceriksiz olmak
couldn't organise a chook raffle in a (country) pub f. kendine hayrı dokunmamak
couldn't organise a chook raffle in a (country) pub f. en kolay işi bile becerememek
spit-and-sawdust pub s. salaş
spit-and-sawdust pub expr. kir pas içinde
spit-and-sawdust pub expr. eski püskü
couldn't raffle a chook in a pub [australia] expr. aşırı yeteneksiz
couldn't raffle a chook in a pub [australia] expr. en kolay şeyi bile yapmaktan aciz
couldn't raffle a chook in a pub [australia] expr. tam beceriksiz
couldn't raffle a chook in a pub [australia] expr. elinden bir iş gelmeyen
couldn't raffle a chook in a pub [australia] expr. en basit şeyi bile beceremeyen
he couldn't raffle a chook in a pub expr. kendine hayrı yok
he couldn't raffle a chook in a pub expr. tam bir beceriksiz
he couldn't raffle a chook in a pub expr. elinden hiçbir iş gelmez
Ticaret/Ekonomi
pub [australia/new zealand] i. otel
Bilgisayar
unsaved pub i. kaydedilmemiş yayın
Mutfak
gastro-pub i. restoran kalitesinde yemek servis eden bar