unduly - Türkçe İngilizce Sözlük

unduly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

unduly — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gereğinden fazla
Okunuş (IPA):
(AmE /ʌnˈduːli/ – BrE /ʌnˈdjuːli/)
Terim Türü:
Zarf
Ölçüyü aşan biçimde gerçekleşme durumu. Undue kökünden türemiştir. Resmî ve eleştirel dilde orantısızlığı vurgular.
Eş Anlamlılar:
excessively, disproportionately
Zıt Anlamlılar:
appropriately

"unduly" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
unduly zf. haksız yere
Kyoto unduly favours the mechanisms of an unequal market.
Kyoto, eşitsiz bir piyasanın mekanizmalarını haksız yere desteklemektedir.

More Sentences
Genel
unduly zf. gereksiz yere
I cannot see at all why that is unduly bureaucratic or cumbersome.
Bunun neden gereksiz yere bürokratik veya hantal olduğunu anlayamıyorum.

More Sentences
unduly zf. gereğinden fazla
There are those who are anxious about Europol's being given unduly large resources.
Europol'e gereğinden fazla kaynak aktarılmasından endişe duyanlar var.

More Sentences
unduly zf. çok
I wasn't unduly anxious about the exam.
Sınav konusunda çok da endişeli değildim.

More Sentences
unduly zf. aşırı
They must, however, be exempted from unduly high costs.
Bununla birlikte aşırı yüksek maliyetlerden muaf tutulmalıdırlar.

More Sentences
unduly zf. layık olmayan bir tarzda
unduly zf. gereksiz olarak
unduly zf. boş yere
unduly zf. aşırı derecede
unduly zf. yersiz olarak
unduly zf. gereğinden çok
unduly zf. uygunsuz bir şekilde
unduly zf. yersiz bir şekilde
unduly zf. gerektiği gibi olmadan
unduly zf. vadesi gelmeden
unduly zf. vadesi dolmadan
unduly zf. ödeme vakti gelmeden
Ticaret/Ekonomi
unduly zf. haksız olarak
Hukuk
unduly zf. usulüne uygun olmadan
unduly zf. yasalara uymadan
unduly zf. ahlaka uymadan

"unduly" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
be unduly attached to one's own opinions f. kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak
worry unduly f. gereksiz endişelenmek
worry unduly f. gereksiz yere endişelenmek
unduly watchful s. gereksiz yere tetikte
Ticaret/Ekonomi
unduly collected tax i. haksız alınan vergi
Siyasal
unduly competition i. haksız rekabet