| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | bisect f. | ikiye bölmek | ||
|
The Trans-Siberian Railroad bisects the region from west to east. Trans-Sibirya Demiryolu bölgeyi batıdan doğuya ikiye bölmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | bisect f. | ikiye ayırmak | ||
|
The river bisects the country. Nehir ülkeyi ikiye ayırıyor. More Sentences |
||||
| Genel | bisect i. | iki parçalı bir pulun parçalarından her biri | ||
| Genel | bisect f. | iki eşit parçaya bölmek | ||
| Genel | bisect f. | ortadan ayırmak | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | bisect f. | birbirine eşit iki parçaya bölmek | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | bisect i. | bitkilerin dikey ve yanal kesitlerinin incelenmesi | ||
| Botanik | bisect i. | bitkilerin dikey ve yanal kesitlerinin incelenmesi sonucu elde edilen bulguların grafiksel sunumu | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Medikal | ||
| Medikal | bisect tablet i. | çentikli tablet |