allocate - Türkçe İngilizce Sözlük

allocate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

allocate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
tahsis etmek, paylaştırmak, ayırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈæləkeɪt/ – BrE /ˈæləkeɪt/)
Terim Türü:
Fiil: allocate (allocates – allocated – allocating)
Kaynakları (bütçe, zaman, kapasite) belirli amaçlara dağıtmayı ifade eden fiildir. Latince allocare (“yerleştirmek/ayırmak”) kökünden gelmektedir ve yönetim-finans dilinde teknikleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
assign, apportion, earmark
Zıt Anlamlılar:
withhold, deprive, misallocate

"allocate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
allocate f. tahsis etmek
In allocating its control efforts, the Commission makes use of risk analysis.
Komisyon, kontrol çabalarını tahsis ederken risk analizinden yararlanmaktadır.

More Sentences
allocate f. pay etmek
Genel
allocate f. paylaştırmak
Avnet reserves the right to allocate the sale of Products among its Customers.
Avnet, Ürünlerin satışını Müşterileri arasında paylaştırma hakkını saklı tutar.

More Sentences
allocate f. dağıtmak
The company requires 35% of the gross payout when allocating dividends to shareholders.
Şirket, hissedarlara temettü dağıtırken brüt ödemenin %35'ini talep etmektedir.

More Sentences
allocate f. ayırmak
My government in Germany has already allocated DM 3.8 million for education work and projects.
Almanya'da hükûmet eğitim çalışmaları ve projeleri için 3,8 milyon DM ayırmış durumda.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
allocate f. dağıtmak
The company requires 35% of the gross payout when allocating dividends to shareholders.
Şirket, hissedarlara temettü dağıtırken brüt ödemenin %35'ini talep etmektedir.

More Sentences
allocate f. tahsis etmek
In allocating its control efforts, the Commission makes use of risk analysis.
Komisyon, kontrol çabalarını tahsis ederken risk analizinden yararlanmaktadır.

More Sentences
Hukuk
allocate f. tahsis etmek
In allocating its control efforts, the Commission makes use of risk analysis.
Komisyon, kontrol çabalarını tahsis ederken risk analizinden yararlanmaktadır.

More Sentences
Siyasal
allocate f. ayırmak
My government in Germany has already allocated DM 3.8 million for education work and projects.
Almanya'da hükûmet eğitim çalışmaları ve projeleri için 3,8 milyon DM ayırmış durumda.

More Sentences
allocate f. dağıtmak
The company requires 35% of the gross payout when allocating dividends to shareholders.
Şirket, hissedarlara temettü dağıtırken brüt ödemenin %35'ini talep etmektedir.

More Sentences
allocate f. tahsis etmek
In allocating its control efforts, the Commission makes use of risk analysis.
Komisyon, kontrol çabalarını tahsis ederken risk analizinden yararlanmaktadır.

More Sentences
Telekom
allocate f. tahsis etmek
In allocating its control efforts, the Commission makes use of risk analysis.
Komisyon, kontrol çabalarını tahsis ederken risk analizinden yararlanmaktadır.

More Sentences
Genel
allocate f. pay etmek
allocate f. bölüştürmek
allocate f. tertip etmek
allocate f. yerini tayin etmek
allocate f. ayırtmak
allocate f. yer ayırmak
allocate f. özgülemek
Ticaret/Ekonomi
allocate i. hisse tahsisi
allocate f. bir maliyeti sistematik olarak birden fazla döneme yaymak
allocate f. maliyeti birden fazla dönemlere yaymak
allocate f. pay etmek
allocate f. tevzi etmek
Siyasal
allocate f. pay etmek
Bilgisayar
allocate expr. ayır
Elektrik
allocate f. depo tahsis etmek
Osmanlıca
allocate f. isale etmek

"allocate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
allocate to f. ayırmak
allocate a duty f. görev vermek
allocate a vehicle f. araç tahsis etmek
allocate money f. bir kenara para ayırmak
allocate money f. para ayırmak
allocate fund f. fon ayırmak
allocate resource f. kaynak ayırmak
allocate time f. zaman ayırmak
allocate time f. vakit ayırmak
allocate responsibility f. birine sorumluluk vermek
allocate (some) time f. vakit ayırmak
allocate (some) time f. zaman ayırmak
allocate fund (from the budget) f. bütçeden fon ayırmak
allocate money (from the budget) f. bütçeden para ayırmak
allocate fund (from the budget) f. bütçeden para ayırmak
allocate fund (from the budget) f. bütçeden ödenek ayırmak
allocate money from the budget for f. bütçeden para ayırmak
allocate time for oneself f. kendine zaman ayırmak
allocate a share f. pay ayırmak
Öbek Fiiller
allocate (something) between (someone or something) f. (bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında bölüştürmek
allocate (something) between (someone or something) f. (bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında pay etmek
allocate (something) among (someone or something) f. (bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında pay etmek
allocate (something) among (someone or something) f. (bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında bölüştürmek
allocate (something) among (someone or something) f. (bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında paylaştırmak
allocate (something) between (someone or something) f. (bir şeyi birilerinin/bir şeylerin) arasında paylaştırmak
allocate something between someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye devretmek
allocate something to someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye vermek
allocate something among someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
allocate (something) to (someone or something) f. (bir şeyi birine/bir şeye) ayırmak
allocate (something) to (someone or something) f. (bir şeyi birine/bir şeye) paylaştırmak
allocate something to someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye devretmek
allocate something to someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
allocate something among someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye vermek
allocate something among someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye devretmek
allocate (something) to (someone or something) f. (birine/bir şeye bir şeyden) pay vermek
allocate something between someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
allocate something between someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye vermek
allocate something to someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye devretmek
allocate something among someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye devretmek
allocate something among someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
allocate (something) to (someone or something) f. (bir şeyi birine/bir şeye) ayırmak
allocate something between someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye devretmek
allocate something to someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye vermek
allocate (something) to (someone or something) f. (bir şeyi birine/bir şeye) paylaştırmak
allocate something among someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye vermek
allocate (something) to (someone or something) f. (birine/bir şeye bir şeyden) pay vermek
allocate something to someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
allocate something between someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye tahsis etmek
allocate something between someone or something f. bir şeyi birine/bir şeye vermek
Ticaret/Ekonomi
allocate a fund f. fon ayırmak
allocate fund for f. fon ayırmak