| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | shave i. | tıraş | ||
|
The soldiers looked as if they needed a shave. Askerler tıraş olmaya ihtiyacı varmış gibi görünüyordu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | shave f. | tıraş olmak | ||
|
Charles shaves almost every day. Charles neredeyse her gün tıraş olur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | shave f. | kesmek | ||
|
I cannot shave my beard. Sakalımı kesemiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | shave f. | tıraş etmek | ||
|
How often should I shave my legs? Bacaklarımı ne sıklıkla tıraş etmeliyim? More Sentences |
||||
| Genel | shave f. | tıraşlamak | ||
|
Tom shaved his legs. Tom bacaklarını tıraşladı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | shave f. | kazımak | ||
|
I think I'll shave my head. Sanırım kafamı kazıtacağım. More Sentences |
||||
| Teknik | shave f. | rendelemek | ||
|
The chef shaved the fruit and sprinkled it on the salad. Şef, meyveyi rendeleyip salatanın üzerine serpiştirdi. More Sentences |
||||
| Teknik | shave f. | tıraş etmek | ||
|
How often should I shave my legs? Bacaklarımı ne sıklıkla tıraş etmeliyim? More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | shave i. | sıyırarak geçme | ||
| Genel | shave i. | aldatma | ||
| Genel | shave i. | rende | ||
| Genel | shave i. | yalan | ||
| Genel | shave i. | marangoz rendesi | ||
| Genel | shave i. | tıraş makinesi | ||
| Genel | shave i. | elektrikli tıraş bıçağı | ||
| Genel | shave i. | parmaklık rendesi | ||
| Genel | shave i. | el rendesi | ||
| Genel | shave i. | yontma bıçağı | ||
| Genel | shave i. | iki saplı ağaç bıçağı | ||
| Genel | shave i. | hasırları eşit genişlikte çekmeye yarayan alet | ||
| Genel | shave i. | yonga | ||
| Genel | shave i. | çentik | ||
| Genel | shave i. | ince dilim | ||
| Genel | shave i. | kıl payı | ||
| Genel | shave f. | sıyırmak | ||
| Genel | shave f. | sıyırıp geçmek | ||
| Genel | shave f. | kırpmak | ||
| Genel | shave f. | sakal tıraşı olmak | ||
| Genel | shave f. | buz kazımak (buz kalıbından) | ||
| Genel | shave f. | ince ince kesmek | ||
| Genel | shave f. | dilimlemek | ||
| Genel | shave f. | kıymak | ||
| Genel | shave f. | (kitap sayfasının kenarını) biraz kırpmak | ||
| Genel | shave f. | (postun) kalınlığını azaltmak | ||
| Genel | shave f. | dibinden kesip ayırmak | ||
| Genel | shave f. | aşındırmak | ||
| Genel | shave f. | çıplak bırakmak | ||
| Genel | shave f. | üçkağıt veya zorbalıkla soymak | ||
| Genel | shave f. | yağmalar gibi almak | ||
| Genel | shave f. | eksiltmek | ||
| Genel | shave f. | küçültmek | ||
| Genel | shave f. | çıkarmak | ||
| Genel | shave f. | azaltmak | ||
| Genel | shave f. | geçerken yaklaşmak | ||
| Genel | shave f. | geçerken hafifçe dokunmak | ||
| Genel | shave f. | yalamak | ||
| Genel | shave f. | zorlukla ilerlemek | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | shave f. | shaved - shaved/shaven | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | shave f. | (senette) fahiş indirim yapmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | shave f. | (senedi) yasal veya alışılagelmiş orandan daha fazla indirimle almak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | shave f. | soymak | ||
| Teknik | shave f. | tiraş etmek | ||
| Teknik | shave f. | yüzmek | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | shave f. | krom parçalardan arındırmak | ||
| Spor | ||||
| Spor | shave f. | sayı tıraşlama ile yapılan skor sayısını sınırlandırmak | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | shave i. | dümen | ||
| Eski Kullanım | shave i. | dolandırıcılık | ||
| Eski Kullanım | shave f. | pazarlıkta sert ve ciddi olmak | ||
| Eski Kullanım | shave f. | birine zorbalık yapmak | ||
| Eski Kullanım | shave f. | insanları dolandırmak | ||