parcel - Türkçe İngilizce Sözlük

parcel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

parcel — Definition

Anlamı ve Tanımı:
paket, parça
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpɑːrsəl/ – BrE /ˈpɑːsəl/)
Terim Türü:
İsim: parcel (parcels); Fiil: parcel (parcels – parceled – parceling)
Gönderilmek veya taşınmak üzere hazırlanmış paketi; fiil olarak da bölüştürmeyi açıklayan kelimedir. Eski Fransızca parcelle kökünden evrilen sözcük, ticaret ve lojistik dilinde yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
package, allot
Zıt Anlamlılar:
bulk, unify

"parcel" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 51 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
parcel i. parsel
The company has given up a parcel of land to be reforested.
Şirket, yeniden ağaçlandırılmak üzere bir parsel araziden vazgeçti.

More Sentences
parcel i. koli
I mailed a parcel to him.
Ona bir koli gönderdim.

More Sentences
Genel
parcel i. paket
The parcel will be delivered in a week.
Paket bir hafta içinde teslim edilecek.

More Sentences
parcel i. az miktarda sarılı yiyecek
Emma prepared tomato puff pastry parcels for the night.
Emma gece için milföy hamurundan yapılmış domatesli börekler ile sarılı yiyecekler hazırladı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
parcel i. koli
I mailed a parcel to him.
Ona bir koli gönderdim.

More Sentences
parcel i. paket
The parcel will be delivered in a week.
Paket bir hafta içinde teslim edilecek.

More Sentences
Hukuk
parcel i. parsel
The company has given up a parcel of land to be reforested.
Şirket, yeniden ağaçlandırılmak üzere bir parsel araziden vazgeçti.

More Sentences
Meteoroloji
parcel i. parsel
The company has given up a parcel of land to be reforested.
Şirket, yeniden ağaçlandırılmak üzere bir parsel araziden vazgeçti.

More Sentences
Genel
parcel i. takım
parcel i. miktar
parcel i. toplu miktar
parcel i. çıkın
parcel i. bohça
parcel i. posta
parcel i. parti
parcel i. arazi parçası
parcel i. bütünün parçası
parcel i. bütünün bileşeni
parcel i. bölüm
parcel i. kısım
parcel i. parça
parcel i. birim
parcel i. (tek bir bütün olarak kabul edilen) sıvı hacmi
parcel i. kalafat macunlu armuz örtüsü
parcel i. uzun dar branda astarı
parcel i. kargo paketi
parcel i. sevkiyat paketi
parcel i. kargo ambalajı
parcel f. hisselere ayırmak
parcel f. bölmek
parcel f. parsellemek
parcel f. paket yapmak
parcel f. sarmalamak
parcel f. bohça yapmak
parcel f. paketlemek
parcel f. kanvas astar ile kaplamak
parcel f. maddelendirmek
parcel f. listelemek
parcel f. madde olarak eklemek
Ticaret/Ekonomi
parcel i. arsa
parcel i. kolipostal
parcel i. miktar
parcel i. parti (mal)
parcel i. parsel arsa
parcel i. yük
Hukuk
parcel f. parsellemek
İnşaat
parcel i. arsa
Eski Kullanım
parcel s. yarı zamanlı
parcel s. bölümlü
parcel zf. kısmen
parcel zf. kısmi

"parcel" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 117 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
part and parcel i. ayrılmaz parça
parcel of land i. parsel
uninsured parcel i. sigortasız koli
part and parcel i. tamamlayıcı kısım
inland parcel i. yurtiçi paket
post parcel i. posta paketi
parcel package i. posta paketi
parcel goods i. parça eşya
parcel package i. koli
parcel tape i. koli bandı
parcel sealing tape i. koli bandı
parcel post i. paket postası
sample parcel i. örnek gönderiler
united parcel service (ups) i. birleşik paket servisi
parcel bag i. kargo poşeti
parcel [obsolete] i. madde
parcel [obsolete] i. husus
parcel poet [obsolete] i. zayıf şair
parcel [obsolete] i. belirli detay
parcel poet [obsolete] i. çakma şair
pass-the-parcel i. kat kat sarılı bir kutunun müzik çalarken elden ele gezdirildiği bir çocuk oyunu
pass-the-parcel i. mülkiyetin sık sık değişmesi durumu
pass-the-parcel i. mal sahibinin sık sık değişmesi
parcel out f. parsellemek
be a part and parcel of f. bir şeyin önemli bir öğesi olmak
parcel up f. paket etmek
parcel out f. üleştirmek
parcel something out f. taksim etmek
parcel up f. paketlemek
parcel something up f. paketlemek
parcel out f. eşit kısımlara ayırıp dağıtmak
parcel out f. hisselere ayırmak
parcel out f. ifraz etmek
parcel out f. bölmek
parcel up f. paket yapmak
parcel out f. taksim etmek
parcel out f. hisseye ayırmak
enclose with a parcel f. beraber paket yapmak
send a parcel f. koli göndermek
parcel-mele zf. parçalı olarak
parcel-mele zf. parsel parsel
parcel-mele zf. bölümlü olarak
parcel-mele zf. parseller ile
Konuşma Dili
part and parcel i. ana bölüm
part and parcel i. temel kısım
Deyim
pass the parcel i. çocukların bir hediyenin üzerindeki ambalaj katmanlarını sırayla açtıkları ve son katmanı açanın hediyeyi kazandığı bir oyun
pass the parcel i. sorumluluğu birbirinin üstüne atma
pass the parcel i. birbirine mal etme
be a part and parcel of f. bir şeyin ayrılmaz bir parçası olmak
be part and parcel of something f. bir şeyin ayrılmaz bir parçası olmak
be part and parcel of something f. bir şeyin kaçınılmaz bir yanı/özelliği/parçası olmak
be part and parcel of something f. bir şeyin önemli bir parçası olmak
be part and parcel of something f. bir şeyin temeli olmak
pass the parcel s. sorumluluğu başkalarına atıldığı
pass the parcel s. başkalarına mal edilen
part and parcel expr. pılıyı pırtıyı toplayarak
part and parcel expr. pılı pırtı
part and parcel expr. pılını pırtısını toplayarak
part and parcel expr. tüm eşyası ile birlikte
part and parcel expr. pılı pırtıyı toplayarak
Ticaret/Ekonomi
land parcel identification system i. arazi parsel tanımlama sistemi
parcel receipt i. paket taşıma makbuzu
parcel note i. yük belgesi
parcel note i. yük makbuzu
parcel post i. paket postahanesi
parcel post i. paket postası
parcel post receipt i. paket postası makbuzu
parcel receipt i. paket alındısı
prepaid parcel i. peşin ödenen koli
express parcel i. ekspres gönderilen koli
parcel of land i. arsa
parcel note i. yük senedi
parcel of land i. parsel arsa
parcel post i. posta paketi
parcel car i. yük vagonu
post parcel i. posta paketi
registered parcel i. taahhütlü paket
parcel of goods i. parça mal
parcel tracking number i. kargo takip no
parcel tracking number i. kargo takip numarası
part and parcel i. mütemmim cüz
p.p. (parcel post) kısalt. paket postası
Hukuk
value-parcel i. kıymetli paket
parcel bomb i. bombalı paket
parcel bomb i. bombalı mektup
Sigortacılık
insured parcel i. sigortalı posta kolisi
Teknik
parcel shelf i. arka raf
parcel corner i. parsel köşesi
Telekom
cash-on delivery parcel i. ödeme şartlı koli
surface parcel i. yüzey kolisi
air parcel i. uçak kolisi
İnşaat
parcel number i. parsel no
individual land parcel plan i. çaplı tasarruf belgesi
land parcel i. arazi parseli
parcel boundary i. parsel sınırı
parcel boundary i. parsel hududu
parcel corner i. parsel köşe noktası
cadastral parcel i. kadastro parseli
parcel area i. parsel yüzölçümü
parcel number i. parsel numarası
parcel identifier i. parsel tanımlayıcısı
Otomotiv
rear parcel shelf i. arka bagajlık
rear parcel shelf i. şapkalık
parcel shelf/blinds i. arka raf/panjurları
rear parcel shelf i. şapkalık
parcel shelf i. pandizot
Havacılık
fluid parcel i. en küçük akışkan parçası
Denizcilik
parcel a seam f. katranlı yelken bezi ile örtmek
parcel a rope f. şeritler halindeki katranlı yelken bezlerini sarmak
Tarım
agricultural parcel i. tarımsal parsel
Meteoroloji
parcel methos i. parsel yöntemi
Askeri
parcel post shipments i. paket postası sevkiyatı
parcel post i. paket postası
registered air parcel post i. taahhütlü hava paket postanesi
Sanat
parcel-gilt i. kısmen süslenmiş gereç
parcel-gilt s. kısmen süslü
parcel-gilt s. bir bölümü süslenen