fence - Türkçe İngilizce Sözlük

fence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fence — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çit, kaçamak konuşmak
Okunuş (IPA):
(AmE /fɛns/ – BrE /fɛns/)
Terim Türü:
İsim: fence (fences); Fiil: fence (fences – fenced – fencing)
Alanları ayıran yapıyı; mecazda ise dolaylı ve net olmayan konuşmayı anlatır. Eski İngilizce fens (“savunma”) köküne dayanır; fiziksel koruma fikri söylemsel kaçınmaya aktarılmıştır.
Eş Anlamlılar:
barrier
Zıt Anlamlılar:
openness

"fence" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
fence i. çit
Our dog leapt over the fence and ran away.
Köpeğimiz çitin üzerinden atlayıp kaçtı.

More Sentences
Genel
fence i. parmaklık
The crowd got out of control and broke through the fence.
Kalabalık kontrolden çıktı ve parmaklıkları kırıp geçti.

More Sentences
fence i. engel
I urged my horse to jump the fence.
Atımı engelden atlaması için teşvik ettim.

More Sentences
fence i. çit
Our dog leapt over the fence and ran away.
Köpeğimiz çitin üzerinden atlayıp kaçtı.

More Sentences
fence f. eskrim yapmak
He had the chance to fence against the champion of Russia.
Rusya şampiyonuyla eskrim yapma şansı elde etti.

More Sentences
fence f. kaçamak yanıt vermek
As a politician, he was an expert at fencing with reporters.
Bir politikacı olarak, gazetecilere kaçamak yanıt verme konusunda uzmandı.

More Sentences
fence f. çit yapmak
We fenced our land with wire.
Arazimize tellerden çit yaptık.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
fence i. çalıntı eşya alıp satan kişi
The fence paid a below-market price for the stolen brooch.
Çalıntı eşya alıp satan şahıs, bu çalıntı broşa piyasa değerinin altında bir fiyat ödemiştir.

More Sentences
Askeri
fence i. çit
Our dog leapt over the fence and ran away.
Köpeğimiz çitin üzerinden atlayıp kaçtı.

More Sentences
Spor
fence f. eskrim yapmak
He had the chance to fence against the champion of Russia.
Rusya şampiyonuyla eskrim yapma şansı elde etti.

More Sentences
Genel
fence i. çalıntı mal alıp satan kimse
fence i. eskrim
fence i. tahta perde
fence i. tahtaperde
fence i. tel örgü
fence i. satılan malların alışverişinin yapıldığı yer
fence i. pazar alanı
fence f. kaçamaklı konuşmak
fence f. çalıntı mal satmak
fence f. kaçamak cevap vermek
fence f. savunmak
fence f. doğru yanıt vermekten kaçınmak
fence f. korumak
fence f. çit ile çevirmek
fence f. etrafı çitle çevirmek
fence f. etrafını çitle çevirmek
fence f. etrafını çevirmek
fence f. tel örgüyle çevirmek
fence f. çit ile ayırmak
fence f. bariyer ile ayırmak
fence f. uzak tutmak
fence f. uzaklaştırmak
fence f. savmak
fence f. savuşturmak
fence f. defetmek
fence f. eskrim çalışmak
fence f. eskrim pratiği yapmak
fence f. eskrimi andıran savunma ve saldırı taktikleri kullanmak
fence f. sorguyu geçersiz kılmak
fence f. argümanları savuşturmak
fence f. (at, binici, tazı) çitten atlamak
fence f. çit onarmak
fence f. çit inşa etmek
fence f. kaçamak konuşmak
Teknik
fence i. çift parmaklık
fence i. tahta perde
fence i. masa testeresi tutucu
fence i. masa testeresi sabitleme aparatı
Havacılık
fence i. engel çıkıntıları
Coğrafya
fence i. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Askeri
fence i. tel örgü
Eski Kullanım
fence i. koruma
fence i. savunma aracı
fence i. koruma çiti
Argo
fence i. alıcı
İngiliz Argosu
fence i. çalıntı eşyalar satan kimse

"fence" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fence in i. tahta perdeyle
wire fence i. tel örgü
safety fence i. bariyer
picket fence i. kazıklardan yapılmış çit
wire fence i. tel örgüsü
fence post i. parmaklık babası
picket fence i. kazık çit
worm fence i. çit
ring fence i. çit
picket fence i. daraba
fence wire i. çit teli
fence nail i. çit çivisi
fence post i. parmaklık dikmesi
fence post i. çit kazığı
fence wire i. parmaklık teli
green fence i. yeşil çit
protection fence i. koruma parmaklığı
sunk fence i. hendek içinde çit
picket fence i. bahçe çiti
trellis fence i. kafes tel örgü
fence (usually built of shrubs) i. siyeç
fence line i. çit çizgisi
electrified fence i. elektrikli çit/tel/tel örgü
electric fence i. elektrikli çit/tel/tel örgü
fence-sitting i. iki uç arasında tarafsız olma durumu
diamond-mesh fence i. tel örgü
cyclone fence i. tel örgü
hurricane fence i. tel örgü
chain-wire fence i. tel örgü
chain-link fence i. tel örgü
wire-mesh fence i. tel örgü
fence gate i. tahta (çit) kapı
security fence i. güvenlik çiti
peripheral fence i. çevre çiti
rail fence i. bir tür çit
chainlink fence i. tel örgü
wooden fence i. ahşap çit
log fence i. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
worm fence i. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
zigzag fence i. (boylamasına aralıklı) tahta çit
split-rail fence i. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
split-rail fence i. (boylamasına aralıklı) tahta çit
log fence i. (boylamasına aralıklı) tahta çit
zigzag fence i. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
snake fence i. (uzunlamasına aralıklı) tahta çit
worm fence i. (boylamasına aralıklı) tahta çit
snake fence i. (boylamasına aralıklı) tahta çit
virginia fence i. çapraz çubuklu çit
snake fence i. çapraz çubuklu çit
fence-mending i. ilişkileri düzeltme
fence-mending i. anlaşmazlığı giderme
fence time i. (hayvan için av yasağının bulunduğu) çiftleşme ve yavrulama dönemi
fence-sitter i. kararsız kimse
fence mending i. (özellikle siyasette) ilişkileri düzeltme hamlesi
fence mending i. normalleşme hamlesi
fence-sitter i. tarafsız kimse
snake-rail fence i. zikzak şekilli çit
snake-rail fence i. yılan biçimli çit
stockade fence i. ahşap çit
stockade fence i. kazık çit
stockade fence i. ahşap panel çit
paling fence i. kazık çit
paling fence i. bahçe çiti
fence in f. çitle çevirmek
fence in f. etrafını çitle çevirmek
fence in f. kapamak
fence in f. kilitlemek
fence in f. parmaklıkla çevirmek
fence in f. çit yapmak
sit on the fence f. tarafsız kalmak
sit on the fence f. kararsız olmak
fence in f. çit ile çevirmek
enclose (a place) with a rail fence f. çit çekmek
enclose (a place) with a picket fence f. çit çekmek
enclose (a place) with a brush fence f. çit çekmek
fence off f. çitle ayırmak
fence off f. bertaraf etmek
mend one's fence f. zayıf yönlerini veya kusurlarını gidermek
enclose (a place) with a barbed-wire fence f. çit çekmek
put a fence around f. etrafını tel örgü ile kaplamak
put a fence around f. etrafına çit örmek
put a fence around f. etrafına tel örmek
jump the fence f. çitten atlamak
ring-fence f. çitle çevrelemişçesine korumak
ring-fence f. çitlerle korumak
fence [obsolete] f. koruma sağlamak
fence [obsolete] f. kendini korumak
fence [obsolete] f. kendini savunmak
fence [obsolete] f. güvenlik sağlamak
fence-sitting s. tarafsız kalan
on the right side of the fence zf. kazanacak tarafla
Öbek Fiiller
fence with (someone) f. (birini) savuşturmak
fence with (someone) f. lafı dolandırmak
fence with (someone) f. (birini) geçiştirmek
fence (someone or something) off from (something) f. (birini/bir şeyi) uzak tutmak için (bir şeyi) çitle çevirmek
fence with (someone) f. (birine) sınırlı cevap vermek
fence (someone or something) off from (something) f. (birini/bir şeyi bir şeye) karşı çitle çevirmek
fence with f. geçiştirmek
fence (someone or something) off from (something) f. çitle çevirmek
fence with f. sınırlı cevap vermek
fence (someone or an animal) out f. çitle ayırmak
fence out f. çitle çevirerek bir şeyin girmesini engellemek
fence with (someone) f. (birine) kaçamak cevaplar vermek
fence with f. cevaplamaktan kaçınmak
fence with f. lafı dolandırmak
fence out f. çitle ayırmak
fence (someone or an animal) out f. çitle çevirerek bir şeyin girmesini engellemek
fence (someone or something) off from (something) f. (birinin/bir şeyin) yaklaşmasına engel olmak için (bir şeyi) çitle çevirmek
fence (someone or something) off from (something) f. (bir şeyi) çitle çevirerek (birinin/bir şeyin) ulaşmasına engel olmak
fence with f. kaçamak cevaplar vermek
fence with (someone) f. (birini) başından savmak
fence with f. yan çizmek
fence with f. savuşturmak
fence with (someone) f. cevaplamaktan kaçınmak
fence with f. başından savmak
fence with (someone) f. yan çizmek
fence (someone or something) off from (something) f. (bir şeyi) çitle çevirerek (birinin/bir şeyin) girmesini engellemek
fence someone in f. birini kısıtlamak
fence in f. birine kısıtlama/sınır koymak
fence in f. birini kısıtlamak
fence someone in f. birinin özgürlüğünü kısıtlamak
fence an animal in f. bir hayvanı kafeslemek
fence someone in f. birine kısıtlama/sınır koymak
fence an animal in f. bir hayvanın etrafını parmaklıklarla çevirmek
fence an animal in f. bir hayvanın etrafını çitle çevirmek
fence someone in f. birini kafeslemek/kafese almak
fence an animal in f. bir hayvanın etrafına bariyer koymak
fence in f. birinin özgürlüğünü kısıtlamak
fence an animal in f. bir hayvanın etrafına çit/kafes yapmak
fence in f. birini kafeslemek/kafese almak
fence something in f. bir şeyi parmaklıkla çevirmek
fence something in f. bir şeyin etrafını çitle çevirmek
fence something in f. bir şeyin etrafına çit yapmak
fence in f. duvarla çevrelemek
fence off f. alanı çitle çevrelemek
fence off f. çitle çevirmek
fence in f. surla çevrelemek
Atasözü
the grass is always greener on the other side of the fence komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
the grass is always greener on the other side of the fence davulun sesi uzaktan hoş gelir
a good fence makes good neighbors i̇yi çit iyi komşu yapar
Konuşma Dili
rabbit-proof fence i. bazı avustralya eyaletleri arasında tel örgüyle belirlenmiş sınır
fence hanger i. arada kalan
fence hanger i. tarafını seçemeyen
fence hanger i. kararsız kalan
fence hanger i. muallakta kalan
fence hanger i. hangi tarafta olacağına karar veremeyen
fence hanger i. ikilemde kalan
fence sitter i. orta yolcu
fence-sitter i. orta yolcu
fence sitting i. orta yolculuk