joint - Türkçe İngilizce Sözlük

joint

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

joint — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eklem, ortak
Okunuş (IPA):
(AmE /dʒɔɪnt/ – BrE /dʒɔɪnt/)
Terim Türü:
İsim; Sıfat
Kemiklerin birleşim noktasını veya ortaklaşa yapılan yapıyı anlatan sözcüktür; bu nedenle joint, biyolojik bağ ile işbirliği fikrini birleştirir. Latince jungere ile ilişkilidir; modern dilde çok anlamlıdır.
Eş Anlamlılar:
junction; shared
Zıt Anlamlılar:
separate

"joint" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 100 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
joint i. eklem
My grandmother had her hip joint replaced.
Büyükannemin kalça eklemi yenilendi.

More Sentences
joint s. müşterek
Joint liability, but within certain limits.
Müşterek sorumluluk, ancak belirli sınırlar dahilinde.

More Sentences
joint s. ortaklaşa
In addition, quotas can be better monitored by means of the joint management of these by producer organisations.
Ayrıca kotalar, üretici örgütleri tarafından ortaklaşa yönetilerek daha iyi denetlenebilir.

More Sentences
joint s. ortak
This project was a joint effort between two departments.
Bu proje iki departman arasında ortak bir çalışmaydı.

More Sentences
joint i. ek yeri
joint i. birleşme yeri
Genel
joint i. lokanta
Tom works in a fast food joint.
Tom bir fast food lokantasında çalışıyor.

More Sentences
joint i. dükkan
Sami returned to his pizza joint.
Sami pizza dükkanına geri döndü.

More Sentences
joint i. mağaza
The joint was empty.
Mağaza boştu.

More Sentences
joint i. ucuzcu
There is a hot dog joint just around the corner.
Hemen köşede ucuz bir sosisli sandviççi var.

More Sentences
joint f. birleştirmek
Sami came to Layla and asked her to joint the group.
Sami, Layla'ya geldi ve ondan grubu birleştirmesini istedi.

More Sentences
joint f. eklem yerlerinden kesmek
The chef taught us jointing and tissue separation methods.
Şef bize eklem yerlerinden kesme ve dokuları ayırma yöntemlerini öğretti.

More Sentences
Teknik
joint i. bağlantı
These steel ring joint flanges conform to various Indian and international quality standards.
Bu çelik halka bağlantı flanşları çeşitli Hint ve uluslararası kalite standartlarına uygundur.

More Sentences
joint i. derz
They sealed the joint between the door and the wall with plaster.
Kapı ile duvar arasındaki derzi sıva ile kapattılar.

More Sentences
joint i. eklem
My grandmother had her hip joint replaced.
Büyükannemin kalça eklemi yenilendi.

More Sentences
İnşaat
joint i. derz
They sealed the joint between the door and the wall with plaster.
Kapı ile duvar arasındaki derzi sıva ile kapattılar.

More Sentences
Argo
joint i. cigara
He rolled a joint and passed it to Tony.
Bir tane cigara sardı ve Tony'ye verdi.

More Sentences
joint i. esrar
Someone who smokes a joint, on the other hand, is not usually a desperado.
Öte yandan esrar içen biri genellikle bir umutsuz değildir.

More Sentences
joint i. hapishane
He's in the joint.
Hapishanede.

More Sentences
joint i. mekan
What's the name of the joint we went to last night?
Dün gece gittiğimiz mekanın adı neydi?

More Sentences
Genel
joint i. bar
joint i. ek
joint i. meyhane
joint i. bindirme
joint i. batakhane
joint i. düğüm
joint i. iki parçayı birleştiren yer
joint i. boğum
joint i. bitişme yeri
joint i. ekleme
joint i. geçme
joint i. mafsal
joint i. tekke
joint i. ucuz lokanta
joint i. müttefik
joint i. kurum
joint i. müessese
joint i. iş yeri
joint i. kemikli biftek
joint i. kemikli büyük et parçası
joint f. raptetmek
joint f. oynak yerlerinden ayırmak (eti)
joint f. bitiştirmek
joint f. eklemek
joint f. ek veya oynak yeri yapmak
joint f. birleşmek
joint f. eti keserek eklem yerlerinden ayırmak
joint f. eklemlerle bitiştirmek
joint s. birleşmiş
joint s. birlikte
joint s. kolektif
joint s. bitişmiş
joint s. birleşik
joint s. müştereken
Hukuk
joint s. müteselsil
Siyasal
joint s. kongre ve senato'nun birlikte yaptığı (oturum, toplantı)
Teknik
joint i. birleşme yeri
joint i. conta
joint i. ek yeri
joint i. ekyeri
joint i. ek
joint i. fisur
joint i. fuga
joint i. muf
joint i. menteşe
joint i. oluk
joint i. salmastra
joint i. yiv
joint s. mafsal
Mekanik
joint i. oynak yeri
joint i. tespit yeri
İnşaat
joint i. fuga
Otomotiv
joint i. birleşim
Medikal
joint i. artikülasyon
Anatomi
joint i. mafsal
joint i. oynak yeri
joint i. oynak
Mutfak
joint i. büyük et parçası
joint i. kavurmalık büyük parça et
Matematik
joint s. iki veya daha fazla değişkenli
Botanik
joint i. meyve üzerindeki bağlantı
joint i. sap üzerindeki bağlantı
Jeoloji
joint i. çatlak
joint i. kaya kütlesindeki kayaları parçalara ayıran çatlakların her biri
Böcek Bilimi
joint i. omurgasızların hareketli yerleri arasındaki bağlantı noktası
Argo
joint i. cezaevi
joint i. esrarlı sigara
joint i. esrar içilen ve kumar oynanan batakhane
joint i. gece kulübü
joint i. ot
joint i. pafküf
joint i. sigaralık
joint i. penis
joint i. batakhane
joint i. alt sınıf işletme
joint i. sigara
joint i. tütün sigarası
joint i. penis
joint i. çük
joint i. tuvalet

"joint" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
joint information center i. ortak bilgilendirme merkezi
rotating joint i. döner eklem
miter joint i. gönye
joint heir i. mirasta ortak
joint text i. ortak belge
longitudinal joint i. uzunlamasına derz
joint line i. ortak tarih çizelgesi
joint tortfeasors i. haksız fiilde müşterek failler
knee joint i. dirsek mafsalı
joint adventure i. ortaklık
contraction joint i. büzülme derzi
gyp joint i. kazık bir yer
tubular joint fitting i. tübüler bağlantı malzemesi
joint offender i. suç ortağı
joint venture i. ortak teşebbüs
joint stock company i. anonim ortaklık
knee joint i. diz eklemi
joint stock company i. eshamlı şirket
joint undertaking i. ortaklık
joint text i. ortak metin
joint tort feasors i. birden çok kişinin sorumluluğu
joint adventure i. ortak girişim
joint owner i. paydaş
mortise joint i. zıvananın birleşim yeri
joint undertaking i. ortak girişim
joint creditors i. müteselsil alacaklılar
finger joint i. sandık geçmesi
joint information system i. ortak bilgilendirme sistemi
joint working group i. müşterek çalışma grubu
joint debt i. müteselsil borç
joint readiness i. ortak hazırlık
second joint i. ikinci birleşme
bridle joint i. boyunduruk geçme
joint debtors i. müteselsil borçlular
rabbet joint i. geçme yeri
cup joint i. kovanlı geçme
joint returns i. ortak beyannameler
rubber joint i. lastik conta
joint declaration i. ortak açıklama
joint declaration i. ortak beyan
draft joint resolution i. ortak karar tasarısı
draft joint resolution i. ortak karar taslağı
joint commenters i. karma yorumcular
joint tenancy i. ortak kullanım
joint tenancy i. müşterek mülkiyet
joint responsibility i. ortak sorumluluk
aluminium joint i. aluminyum doğrama
joint author i. eş yazar
joint responsibility i. karşılıklı sorumluluk
joint foreign policy i. ortak dış politika
joint guardian i. müşterek vasi
joint venture agreement i. ortak girişim sözleşmesi
joint signature i. müşterek imza
joint evaluation i. ortak değerlendirme
joint evaluation i. müşterek değerlendirme
joint venture company i. ortak girişim firması
joint guardianship i. müşterek velayet
blind joint i. gizli geçme
breeches joint i. çatal ek
fetlock joint i. (atın) topuk eklemi
structural joint i. yapısal ek
flexible joint i. esnek bağlantı
flexible joint i. esnek eklem
bell-and-spigot joint i. kovanlı bağlantı
bell-and-spigot joint i. muflonlu bağlantı
bell-and-spigot joint i. geçme
gyp-joint i. kazık yer
joint-stock company i. anonim şirket
knee-joint i. diz eklemi
clip-joint i. kazıkçı
gyp-joint i. pahalı yer
joint owners i. ortak mal sahipleri
joint owners i. müşterek mal sahipleri
joint offender i. suçortağı
movement joint i. hareket derzi
tight joint i. sızdırmaz ek
tight joint i. sıkı ek
joint attempt i. müşterek/ortak teşebbüs/girişim
joint venture (jv) i. ortak girişim
joint applicant i. ortak başvuru sahibi
joint work i. ortak çalışma
joint study i. ortak çalışma
joint study group i. ortak çalışma grubu
joint resolution i. müşterek karar
clip joint i. ucuz/dandik striptiz kulubü
joint workshop i. ortak/birlikte yürütülen çalıştay
uk glossary of joint and multinational terms and definitions i. birleşik krallık müşterek ve çok uluslu terimler ve açıklamaları sözlüğü
juke joint i. (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri
jook joint i. (abd'nin güneydoğusunda) yol kenarındaki yemekli danslı mola yeri
clip joint i. pahalı lokanta
clip joint i. kazıkçı mağaza
joint will i. ortak irade
joint author i. ortak yazar
joint author i. müşterek yazar
joint ring i. eklem yüzüğü
joint specialty officer (jso) i. müşterek ihtisas subayı
joint specialist i. müşterek ihtisas subayı
joint use i. ortak kullanım
opium joint i. afyonkeşlerin uğrak yeri
beer joint i. birahane
beer joint i. bar
put someone's nose out of joint f. birinin pabucunu dama atmak
put somebody's nose out of joint f. kırmak
put somebody's nose out of joint f. ayağını kaydırmak
put somebody's nose out of joint f. gözden düşürmek
put one's nose out of joint f. birisinin işini bozmak
put somebody's nose out of joint f. burnunu sürtmek
case the joint f. gözetlemek
put one's nose out of joint f. birisini gözden düşürmek
put one's nose out of joint f. kıskandırmak
put someone's nose out of joint f. birinin pabucunu dama attırmak
put one's nose out of joint f. birisinin ayağını kaydırmak
face joint f. düşmek
get your nose out of joint f. alınmak
make a joint attempt f. ortak girişimde bulunmak
take joint action f. birlikte hareket etmek
out of joint s. çıkmış
out of joint s. çıkık
out of joint s. çığırından çıkmış
out of joint s. kullanılmaz
out of joint s. uygun değil
out of joint s. uygunsuz
individual or joint s. müstakil veya müşterek
out of joint s. uğursuz
out of joint s. (kemik) yerinden çıkmış
straight-joint s. düz eklemli
out of joint s. (kemik) kaymış
out of joint s. şanssız
straight-joint s. düz mafsallı
out of joint s. meymenetsiz
out of joint s. huysuz
straight-joint s. düz bindirmeli
out of joint s. hoşnutsuz
out of joint s. talihsiz
out of joint s. şikayetçi
out of joint s. canı sıkılmış
out of joint s. tatmin olmamış
out of joint s. tatmin olmamış
jnt (joint) kısalt. ortak
jnt (joint) kısalt. müşterek
jt (joint) kısalt. müşterek
jt (joint) kısalt. ortak
İfadeler
the world is out of joint expr. dünyanın çivisi çıkmış
the time is out of joint expr. dünyanın çivisi çıkmış
the times are out of joint expr. işler çığırından çıktı
the times are out of joint expr. işlerin/dünyanın çivisi çıktı
Konuşma Dili
juice joint i. içkili mekan
juice joint i. gizlice içki satılan yer
false joint i. yalancı eklem
false joint i. psödoartroz