kurum - Türkçe İngilizce Sözlük

kurum

"kurum" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kurum institution i.
He had lost all hope in the institution of marriage.
Evlilik kurumuna dair tüm umutlarını yitirmişti.

More Sentences
kurum establishment i.
South & City College Birmingham is an establishment of further education in Birmingham, England.
South & City College Birmingham, Birmingham, İngiltere'de bir ileri eğitim kurumudur.

More Sentences
kurum corporation i.
Electric supply is under the Ethiopian Electric Power Corporation (EEPCo).
Elektrik tedariki Etiyopya Elektrik Enerjisi Kurumu (EEPCo) altındadır.

More Sentences
kurum foundation i.
Genel
kurum establishment i.
South & City College Birmingham is an establishment of further education in Birmingham, England.
South & City College Birmingham, Birmingham, İngiltere'de bir ileri eğitim kurumudur.

More Sentences
kurum organization i.
The important thing is to determine the needs of the organization correctly and choose the appropriate solution.
Önemli olan kurumun ihtiyaçlarını doğru belirlemek ve uygun çözümü seçmektir.

More Sentences
kurum corporation i.
Electric supply is under the Ethiopian Electric Power Corporation (EEPCo).
Elektrik tedariki Etiyopya Elektrik Enerjisi Kurumu (EEPCo) altındadır.

More Sentences
kurum institute i.
The National Statistical Institute is the central body responsible for the production and publishing of statistics.
Ulusal İstatistik Kurumu, istatistiklerin üretilmesi ve yayımlanmasından sorumlu merkezi kurumdur.

More Sentences
kurum institution i.
He had lost all hope in the institution of marriage.
Evlilik kurumuna dair tüm umutlarını yitirmişti.

More Sentences
kurum organisation i.
Secondly, I should like to emphasise training organisations or training on the job.
İkinci olarak, eğitim kurumlarını ya da iş başında eğitimi vurgulamak istiyorum.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
kurum body i.
The United Nations is the body that commands the support and goodwill of the broader international community.
Birleşmiş Milletler, geniş uluslararası toplumun desteğine ve iyi niyetine sahip bir kurumdur.

More Sentences
kurum corporation i.
Electric supply is under the Ethiopian Electric Power Corporation (EEPCo).
Elektrik tedariki Etiyopya Elektrik Enerjisi Kurumu (EEPCo) altındadır.

More Sentences
kurum establishment i.
South & City College Birmingham is an establishment of further education in Birmingham, England.
South & City College Birmingham, Birmingham, İngiltere'de bir ileri eğitim kurumudur.

More Sentences
kurum institute i.
The National Statistical Institute is the central body responsible for the production and publishing of statistics.
Ulusal İstatistik Kurumu, istatistiklerin üretilmesi ve yayımlanmasından sorumlu merkezi kurumdur.

More Sentences
kurum institution i.
He had lost all hope in the institution of marriage.
Evlilik kurumuna dair tüm umutlarını yitirmişti.

More Sentences
Siyasal
kurum body i.
The United Nations is the body that commands the support and goodwill of the broader international community.
Birleşmiş Milletler, geniş uluslararası toplumun desteğine ve iyi niyetine sahip bir kurumdur.

More Sentences
kurum agency i.
I believe that such an agency should be operational, not advisory.
Böyle bir kurumun tavsiye niteliğinde değil, operasyonel olması gerektiğine inanıyorum.

More Sentences
kurum institution i.
He had lost all hope in the institution of marriage.
Evlilik kurumuna dair tüm umutlarını yitirmişti.

More Sentences
Teknik
kurum soot i.
Strong chemical bonds hold soot particles together.
Güçlü kimyasal bağlar kurum parçacıklarını bir arada tutar.

More Sentences
Otomotiv
kurum soot i.
Strong chemical bonds hold soot particles together.
Güçlü kimyasal bağlar kurum parçacıklarını bir arada tutar.

More Sentences
Genel
kurum airs i.
kurum fellowship i.
kurum council i.
kurum pretension i.
kurum party i.
kurum association i.
kurum haughtiness i.
kurum society i.
kurum arrogance i.
kurum swagger i.
kurum pose i.
kurum pomposity i.
kurum vanity i.
kurum conceit i.
kurum shop i.
kurum foundation i.
kurum smut i.
kurum side i.
kurum snootiness i.
kurum self-importance i.
kurum joint i.
kurum bleck [scotland] i.
kurum hui [hawaii] i.
kurum incorporation i.
kurum consequence i.
kurum crock [dialect] i.
kurum introduction i.
kurum coom [dialect] [uk] i.
kurum coomb [dialect] [uk] i.
kurum flatulence i.
kurum fuliginosity i.
kurum fume i.
Konuşma Dili
kurum layout i.
Ticaret/Ekonomi
kurum association i.
kurum undertaking i.
kurum house i.
kurum concern i.
Siyasal
kurum competent authority i.
Teknik
kurum fly ash i.
Otomotiv
kurum oil-carbon deposit i.
Eski Kullanım
kurum height i.
kurum stablishment i.

"kurum" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
bağlı kurum affiliate i.
Genel
denetlenen kurum auditee i.
sosyal kurum social welfare centre i.
biri ya da bir kurum hakkında yazılan övücü yazı writeup i.
eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık hold i.
kurum binası institution’s building i.
resmi kurum government agency i.
kurum idaresi housekeeping i.
üstünü kurum ile kaplama sooting i.
bilimsel kurum institute i.
kurum imajı corporate image i.
kurum ve kuruluş agency and institute i.
hayırsever bir kurum yararına satılmak üzere biriktirilen kullanılmış eşya jumble i.
bağışta bulunulan kurum donee i.
denetime tabi kurum audited entity i.
kurum binası institution i.
hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı jumble i.
kurum türleri types of institutions i.
sosyal kurum social institution i.
kurum tanesi smut i.
kurum kimliği corporate identity i.
yetkili kurum authorized body i.
yetkili kurum authorised body i.
yetkilendirilmiş kurum authorised body i.
yetkilendirilmiş kurum authorized body i.
vasiyet hükümlerini müştereken yerine getiren kişi veya kurum coexecutor i.
ev sahibi kurum host institution i.
ticari kurum enterprise i.
kurum ahlakı ethics of a institution-enterprise-organization i.
kurum kültürü culture of a institution-enterprise-organization i.
eleştirilemez kurum sacred cow i.
yoksul çocukların bakımından sorumlu kurum protectory i.
kamu kurum ve kuruluşları state institutions and organizations i.
sadece kurum içi kullanım için internal use only i.
hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı jumble sale i.
hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı rummage sale i.
borsa hisselerinden vurgun yapan aracı kurum bucket shop i.
kurum ve kuruluş institutions and organizations i.
yoksullara gıda temin eden kurum food pantry i.
münazaralar düzenleyen kurum debating society i.
resmi kurum çalışanları officials i.
akredite kurum accredited institution i.
vergi koyan kurum taxer i.
vergi koyan kurum taxer i.
vergi koyan kurum taxer i.
bir kurum tarafından hizmet verilen yakın alan/çevre (okul, hastane, sosyal hizmetler vs.) catchment area i.
bölgesel kurum regional i.
tek tip görüşün hakim olduğu, karşıt görüşlerin desteklenmeyip aşağılandığı kurum veya ortam echo chamber i.
kurum bakımı institutional care i.
büyük kurum ya da kuruluş edifice i.
piyasaya yön veren güçlü kurum eight-hundred-pound gorilla i.
yerleşik kurum establishment i.
köpek ırkları için birtakım standartlar belirleyen, soy kayıtlarını tutan ve köpek gösterilerinin kurallarını belirleyen kurum kennel club i.
hayırsever bir kurum yararına satılan eşyalar jumble [uk] i.
olağanüstü öneme veya güce sahip kurum big i.
havada uçuşan kurum blacks [uk] i.
eski askerlerin bağlı olduğu ulusal askeri kurum legion i.
fabrika veya makine vasıtasıyla üretim yapan kurum mill i.
borç veren kurum mount [obsolete] i.
bir kurum tarafından mesleki olarak onaylanmış doktor diplomate i.
yaşı ve tarihsel önemi nedeniyle değer verilen bina veya kurum grande dame i.
tek adamla yönetilen kurum one-man band i.
iletişim hizmeti veren kurum operator i.
kurum, alan, uygulama, yayın veya kelimenin başka bir ülke veya dildeki karşılığı opposite number i.
kurum yemekhanesinin yer aldığı bina commons i.
adım adım hedefini küçülterek kurum veya sistemi işlemez hale getirme dismantling i.
gücünü gitgide azaltarak kurum veya sistemi işlemez hale getirme dismantling i.
kurum, grup gibi bir oluşumla ilişiğini kesme dismemberment i.
zorunlu hizmet için asker seçiminden sorumlu yerel kurum draft board i.
kurum kurma incorporation i.
uzlaşılamayan kurum peck's bad boy i.
belirli bir kurum veya amaç için toplanan para plate i.
iş yeri veya kurum dışında yapılan işler outwork i.
(abd'de) yerel kiliseye bağlı olup ona ait binaları elinde bulunduran ve papazın maaşını veren kongregasyonalist kurum parish i.
kanada güvenlik istihbarat servislerinin faaliyetlerini denetleyen resmi kurum security intelligence review committee i.
suçlu veya ihmal edilmiş çocuklara verilen gözetimli kurum bakımı foster care i.
kurum üyesi frere i.
kurum lekesi sootflake i.
üst kurum superinstitution i.
birden fazla bölgede faaliyet gösteren kurum superregional i.
ölçüm faaliyeti yürüten kurum survey i.
(ötanazi destekçisi kurum) exit exit i.
kurum bayrağı house flag i.
bir işletme, kurum tarafından çalışanlar, müşteriler için çıkarılıp kuruluş ve personeller hakkında haberler veren bir süreli yayın house organ i.
kıyafetlere dikilen kurum amblemi patch i.
patent veren kurum patentor i.
özel kurum special agency i.
kurum müdürü housefather i.
kurum politikası party line i.
bağış toplayan kurum fundraiser i.
kurum çalışanına verilen izin furlough i.
kurum satmak show off f.
kurum satmak swagger f.
kurum haline getirmek institutionalize f.
kurum satmak swank f.
kurum satmak put on airs f.
kurum kurum kurulmak be stuck-up f.
kar gözetmeyen bir kurum olarak kalmak stay non-profit f.
kurum haline getirmek institutionalise f.
(bölüm, grup, kurum) yönetmek officer f.
(bölüm, grup, kurum) idare etmek officer f.
(bölüm, grup, kurum) komuta etmek officer f.
kurum satmak domineer [obsolete] f.
kurum üyeliğine kabul etmek incorporate f.
(kurum) açmak foundation f.
kurum lekesi yapmak sooty f.
kurum ile kirletmek sooty f.
(kurum vb.) kabul vermek accept f.
tüm borçlarını ödeyebilen (kurum) solvent s.
kar gayesi gütmeyen (kurum vb) benevolent s.
onaylayan (kurum vb) credentialing s.
gönüllülerin emek ve bağışlarıyla desteklenen (kurum) voluntary s.
kurum içi geliştirilen in-house developed s.
kurum içi geliştirilmiş in-house developed s.
üniversite, kurum, kuruluş veya işletmenin yerleşkesinde bulunmayan noncampus s.
gücü elinden alınmış (kimse, kurum, sistem) enfeebled s.
birden fazla yerleşkesi bulunan (üniversite veya kurum) multicampus s.
kurum bünyesinde olan in-residence s.
(kurum) bazı grupların girişine müsaade edilmeyen segregated s.
(kurum) bazı grupları kapsamayan segregated s.
mali açıdan kurum desteği almayan freelance s.
kurum ile kaplı sootish s.
devlet kurum ve programlarının varlıklarını sürdürebilmeleri için periyodik olarak gözden geçirilmesini şart koşan sunset s.
kurum dahilindeki indoor s.
kurum içi indoor s.
kurum genelinde institutionally zf.
kurum gereğince institutively zf.
kurum din danışmanı chaplain N.
aracı kurum brokerage N.
Öbek Fiiller
(kurum) kaldırılmak be done away with f.
kurum kurum kurumlanmak strut around f.
(biri/bir kurum) için çalışmak work for (someone or something) f.
İfadeler
verileceği kurum submitted to expr.
Konuşma Dili
eleştirilemez kurum a sacred cow i.
bazen estetik ve manevi kaygıları para kazanmak için göz ardı eden çok karlı plan veya kurum money-machine i.
hem ticari kurum işletip hem çocuklarına bakan kadın mompreneur i.
hem ticari kurum işletip hem çocuklarına bakan kadın mumpreneur i.
aniden başarısını arttıran kurum sharpbender i.
(kadın) kurum kurum kurulmak queen it f.
(uygunsuz bir duruma rağmen) kasıla kasıla/kurum kurum kurumlanarak yapmaya devam etmek brave it out f.
(uygunsuz bir duruma rağmen) kasıla kasıla/kurum kurum kurumlanarak yapmaya devam etmek brazen it out f.
(birisi/bir kurum) bir şeyi ne yaptı? what did (someone) do with (something)? expr.
(birisi/bir kurum) neden değiştirdi? what did (someone) do with (something)? expr.
(birisi/bir kurum) bir şeye ne yaptı? what did (someone) do with (something)? expr.
köklü ve saygıdeğer kurum gom (grand old man) kısalt.
Deyim
eskiden başarılı olup artık başarılı olmayan kurum vb. fallen angel i.
piyasaya yön veren güçlü kurum 800-pound gorilla i.
etkili kimse, grup, kurum powerhouse i.
nüfuzlu kimse, grup, kurum powerhouse i.
güçlü kimse, grup, kurum powerhouse i.