| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | concern i. | endişe | ||
|
The rise of concern about the environment will impact the elections. Çevre konusundaki endişelerin artması seçimleri etkileyecektir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | concern i. | kaygı | ||
|
The quality and safety of organs is a major concern of the European Parliament. Organların kalitesi ve güvenliği Avrupa Parlamentosunun temel kaygılarından biridir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | concern i. | ilgi | ||
|
I was moved by the concern I received after my accident. Geçirdiğim kazadan sonra gördüğüm ilgiden ötürü duygulandım. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | concern f. | ilgilendirmek | ||
|
This is something which should concern us all. Bu hepimizi ilgilendirmesi gereken bir husustur. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | concern i. | alaka | ||
| Genel | ||||
| Genel | concern i. | kuruluş | ||
|
This bakery is a family concern. Bu fırın bir aile kuruluşudur. More Sentences |
||||
| Genel | concern i. | sorun | ||
|
They concern problems arising from the 2002 reference period in the Commission's report. Komisyonun raporundaki 2002 referans döneminden kaynaklanan sorunlarla ilgilidir. More Sentences |
||||
| Genel | concern i. | mesele | ||
|
Road safety cannot simply be the concern of the executive and car manufacturers. Yol güvenliği sadece yöneticilerin ve otomobil üreticilerinin meselesi olamaz. More Sentences |
||||
| Genel | concern i. | madde | ||
|
They concern 'fundamental choices' within the meaning of Article 21. Bunlar 21. Madde anlamında "temel tercihler" ile ilgilidir. More Sentences |
||||
| Genel | concern i. | kaygı | ||
|
The quality and safety of organs is a major concern of the European Parliament. Organların kalitesi ve güvenliği Avrupa Parlamentosunun temel kaygılarından biridir. More Sentences |
||||
| Genel | concern i. | dert | ||
|
Her main concern right now is to pass the exam. Şu anda asıl derdi sınavı geçmek. More Sentences |
||||
| Genel | concern f. | hakkında olmak | ||
|
These articles concern the plight of the refugees. Bu makaleler mültecilerin kötü vaziyeti hakkındadır. More Sentences |
||||
| Genel | concern f. | ilgili olmak | ||
|
I assume that the other points of order concern the same matter. Diğer taleplerin de aynı konuyla ilgili olduğunu varsayıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | concern f. | endişelendirmek | ||
|
Paragraph 2 also concerns me. Paragraf 2 de beni endişelendirmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | concern f. | ilgilenmek | ||
|
Two of these are of particular concern to me. Bunlardan ikisi beni özellikle ilgilendiriyor. More Sentences |
||||
| Genel | concern f. | endişe uyandırmak | ||
|
The case of Dr Aghajari has rightly aroused huge interest and concern in Iran and abroad. Dr Aghajari'nin davası İran'da ve yurtdışında haklı olarak büyük ilgi ve endişe uyandırdı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | kuruluş | ||
|
This bakery is a family concern. Bu fırın bir aile kuruluşudur. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | concern i. | aidiyet | ||
| Genel | concern i. | bağlantı | ||
| Genel | concern i. | merak | ||
| Genel | concern i. | iş | ||
| Genel | concern i. | ortaklık | ||
| Genel | concern i. | pay | ||
| Genel | concern i. | tecessüs | ||
| Genel | concern i. | firma | ||
| Genel | concern i. | şey | ||
| Genel | concern i. | irtibat | ||
| Genel | concern i. | tasa | ||
| Genel | concern i. | gerek | ||
| Genel | concern i. | yakınlık | ||
| Genel | concern i. | bir kimseyi ilgilendiren şey | ||
| Genel | concern i. | ilgi alanı | ||
| Genel | concern f. | etkilemek | ||
| Genel | concern f. | karışmak | ||
| Genel | concern f. | ırgalamak | ||
| Genel | concern f. | ait olmak | ||
| Genel | concern f. | alakadar etmek | ||
| Genel | concern f. | alakalandırmak | ||
| Genel | concern f. | dokunmak | ||
| Genel | concern f. | kaygılandırmak | ||
| Genel | concern f. | taalluk etmek | ||
| Genel | concern f. | ilişkisi olmak | ||
| Genel | concern f. | ilişiği olmak | ||
| Genel | concern f. | -i ilgilendirmek | ||
| Genel | concern f. | endişe vermek | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | concern i. | kişinin önemsemediği nesne | ||
| Konuşma Dili | concern i. | zımbırtı | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | ekonomik girişim | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | ekonomik birim | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | işletme | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | iş | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | konsern | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | kurum | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | müessese | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | şirket | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | teşebbüs | ||
| Ticaret/Ekonomi | concern i. | ticarethane | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | concern i. | iktisadi teşebbüs | ||
| Hukuk | concern i. | şirket | ||
| Hukuk | concern i. | ticari teşebbüs | ||
| Hukuk | concern i. | ticari işletme | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | concern i. | belirli işlev için üretilmiş küçük mekanik aygıt | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | concern i. | program kodu üzerinde etkili olan bilgi grubu | ||
| Dini | ||||
| Dini | concern i. | (quaker topluluğunda) dinsel iç görüden ileri gelen güçlü inanış | ||