concern - Turc Anglais Dictionnaire

concern

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

concern — Definition

Signification:
endişe, kaygı, ilgilendirmek
Prononciation (IPA):
(AmE /kənˈsɝːn/ – BrE /kənˈsɜːn/)
Partie du discours:
İsim: concern (concerns); Fiil: concern (concerns – concerned – concerning)
Synonymes:
worry, matter
Antonymes:
indifference, unconcern

Sens de "concern" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 64 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
concern n. endişe
The rise of concern about the environment will impact the elections.
Çevre konusundaki endişelerin artması seçimleri etkileyecektir.

More Sentences
concern n. kaygı
The quality and safety of organs is a major concern of the European Parliament.
Organların kalitesi ve güvenliği Avrupa Parlamentosunun temel kaygılarından biridir.

More Sentences
concern n. ilgi
I was moved by the concern I received after my accident.
Geçirdiğim kazadan sonra gördüğüm ilgiden ötürü duygulandım.

More Sentences
concern v. ilgilendirmek
This is something which should concern us all.
Bu hepimizi ilgilendirmesi gereken bir husustur.

More Sentences
concern n. alaka
General
concern n. kuruluş
This bakery is a family concern.
Bu fırın bir aile kuruluşudur.

More Sentences
concern n. sorun
They concern problems arising from the 2002 reference period in the Commission's report.
Komisyonun raporundaki 2002 referans döneminden kaynaklanan sorunlarla ilgilidir.

More Sentences
concern n. mesele
Road safety cannot simply be the concern of the executive and car manufacturers.
Yol güvenliği sadece yöneticilerin ve otomobil üreticilerinin meselesi olamaz.

More Sentences
concern n. madde
They concern 'fundamental choices' within the meaning of Article 21.
Bunlar 21. Madde anlamında "temel tercihler" ile ilgilidir.

More Sentences
concern n. kaygı
The quality and safety of organs is a major concern of the European Parliament.
Organların kalitesi ve güvenliği Avrupa Parlamentosunun temel kaygılarından biridir.

More Sentences
concern n. dert
Her main concern right now is to pass the exam.
Şu anda asıl derdi sınavı geçmek.

More Sentences
concern v. hakkında olmak
These articles concern the plight of the refugees.
Bu makaleler mültecilerin kötü vaziyeti hakkındadır.

More Sentences
concern v. ilgili olmak
I assume that the other points of order concern the same matter.
Diğer taleplerin de aynı konuyla ilgili olduğunu varsayıyorum.

More Sentences
concern v. endişelendirmek
Paragraph 2 also concerns me.
Paragraf 2 de beni endişelendirmektedir.

More Sentences
concern v. ilgilenmek
Two of these are of particular concern to me.
Bunlardan ikisi beni özellikle ilgilendiriyor.

More Sentences
concern v. endişe uyandırmak
The case of Dr Aghajari has rightly aroused huge interest and concern in Iran and abroad.
Dr Aghajari'nin davası İran'da ve yurtdışında haklı olarak büyük ilgi ve endişe uyandırdı.

More Sentences
Trade/Economic
concern n. kuruluş
This bakery is a family concern.
Bu fırın bir aile kuruluşudur.

More Sentences
General
concern n. aidiyet
concern n. bağlantı
concern n. merak
concern n.
concern n. ortaklık
concern n. pay
concern n. tecessüs
concern n. firma
concern n. şey
concern n. irtibat
concern n. tasa
concern n. gerek
concern n. yakınlık
concern n. bir kimseyi ilgilendiren şey
concern n. ilgi alanı
concern v. etkilemek
concern v. karışmak
concern v. ırgalamak
concern v. ait olmak
concern v. alakadar etmek
concern v. alakalandırmak
concern v. dokunmak
concern v. kaygılandırmak
concern v. taalluk etmek
concern v. ilişkisi olmak
concern v. ilişiği olmak
concern v. -i ilgilendirmek
concern v. endişe vermek
Colloquial
concern n. kişinin önemsemediği nesne
concern n. zımbırtı
Trade/Economic
concern n. ekonomik girişim
concern n. ekonomik birim
concern n. işletme
concern n.
concern n. konsern
concern n. kurum
concern n. müessese
concern n. şirket
concern n. teşebbüs
concern n. ticarethane
Law
concern n. iktisadi teşebbüs
concern n. şirket
concern n. ticari teşebbüs
concern n. ticari işletme
Technical
concern n. belirli işlev için üretilmiş küçük mekanik aygıt
Computer
concern n. program kodu üzerinde etkili olan bilgi grubu
Religious
concern n. (quaker topluluğunda) dinsel iç görüden ileri gelen güçlü inanış

Sens de "concern" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
industrial concern n. sanayii firması
book concern n. kitapçılık firması
a matter of concern n. kaygılanacak bir şey
self concern n. kaygı
motor concern n. otomobil firması
steel concern n. çelik şirketi
public concern n. kamu firması
going concern n. kar eden ticari kuruluş
industrial concern n. sanayi firması
borrowing concern n. kredi verme kurumu
commercial concern n. ticaret firması
true concern n. içten merak
primary concern n. asıl konu
primary concern n. temel sorun
concern for the future n. gelecek kaygısı
concern for the future n. gelecek endişesi
emphatic concern n. empatik ilgi
necessary concern n. gereken ilgi
key concern n. asıl merak konusu
key concern n. asıl iştigal alanı
key concern n. asıl endişe konusu
source of concern n. endişe kaynağı
people of concern n. ilgi alanındaki kişiler
issue of concern n. endişe konusu
issue of concern n. merak konusu
aesthetic concern n. estetik kaygı
small business concern n. küçük sanatlar işletmesi
safety concern n. güvenlik kaygısı
main concern n. asıl sorun/problem
self concern n. kendini beğenmişlik
environmental concern n. çevre meselesi/sorunu
least concern n. asgari kaygı/endişe
cause for concern n. endişeye neden
cause for concern n. endişe nedeni
privacy concern n. gizlilik endişesi
public concern n. kamuoyu endişesi
the whole concern n. hepsi belirli bir mesele veya iş ile bağlantılı olan şey
earthly concern n. dünyevi kaygı
earthly concern n. fani dert
worldly concern n. dünyevi endişeler
worldly concern n. dünyevi kaygılar
printing concern n. matbaacılık
printing concern n. ticari basım şirketi
self-concern n. kendini düşünme
self-concern n. bencillik
self-concern n. benmerkezcilik
be of concern v. mevzu bahis olmak
concern oneself v. ilgilenmek
concern oneself with v. ile ilgilenmek
show concern for v. arayıp sormak
concern oneself v. meşgul olmak
concern oneself v. karışmak
concern about v. ilgilenmek
concern oneself with v. ile meşgul olmak
concern oneself with v. yakından ilgilenmek
concern oneself v. bakmak
show concern for v. yakınlık göstermek
have no concern with v. karışmamak
have no concern with v. hiç ilgisi olmamak
have no concern with v. ilgisi olmamak
have no concern with v. alakası olmamak
concern oneself with v. üzerine eğilmek
not concern v. ilgilenmemek
follow the developments with deep concern v. gelişmeleri kaygıyla izlemek
watch the developments with deep concern v. gelişmeleri kaygıyla takip etmek
take something as a prime concern v. öncelikli tutmak
watch the developments with deep concern v. gelişmeleri kaygıyla izlemek
follow the developments with deep concern v. gelişmeleri kaygıyla takip etmek
be a particular concern to v. yakından ilgilendirmek
be of particular concern to v. yakından ilgilendirmek
concern oneself with something v. bir şeyle ilgilenmek
concern oneself about something v. bir şeyle ilgilenmek
become a serious health concern v. önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak
become a serious health concern v. önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmek
concern closely v. yakından ilgilendirmek
prompt concern v. endişe uyandırmak
concern [obsolete] v. önemli olmak
concern [obsolete] v. önem taşımak
with deep concern adv. derin endişe ile
without concern adv. endişelenmeden
without concern adv. korkusuzca
Phrasals
concern (someone) with (someone or something) v. (birini bir kişi ya da bir şey) hakkında endişelendirmek
concern (someone) in (something) v. (birini bir şeye) sürüklemek
concern (someone) with (someone or something) v. (birini bir kişi ya da bir şey) hakkında endişelendirmek
concern (someone) in (something) v. (birine bir şeye) karıştırmak
concern (someone) in (something) v. (birinin bir mesele vb.ne) dahil etmek
concern (someone) in (something) v. (birini bir şeyle) ilgilendirmek
concern (oneself) about (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında endişelenmek
concern in v. '-e karıştırmak
concern in v. '-e dahil etmek
concern with v. ile ilgilenmek
concern in v. -e sürüklemek
concern (oneself) over (someone or something) v. tüm dikkatini (birine/bir şeye) vermek
concern (oneself) about (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgili kaygılanmak
concern with v. ile meşgul olmak
concern in v. ile ilgilendirmek
concern (oneself) about (someone or something) v. (birini/bir şeyi kendine) dert edinmek
concern (oneself) over (someone or something) v. (birine/bir şeye) odaklanmak
concern (oneself) about (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) meşgul olmak
concern (oneself) over (someone or something) v. tüm ilgisini (birine/bir şeye) yönlendirmek
concern (oneself) over (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgili sorumluluk duymak
concern (for) v. kaygılanmak
concern (for) v. endişelenmek
concern (for) v. dert edinmek
Phrases
a matter of some concern n. endişe sebebi
with a concern expr. endişe ile
thanks for your concern expr. ilginiz için teşekkür ederiz
thanks for your concern expr. ilginize teşekkür ederiz
addressed to whom it may concern expr. ilgili makama hitaben
to whom this may concern expr. ilgilinin dikkatine
to whom this may concern expr. ilgili makama
to whom this may concern expr. ilgiliye
to whom this may concern expr. ilgililere
to whom this may concern expr. ilgililerin dikkatine
to whom this may concern expr. sayın yetkili
to whom this may concern expr. sayın ilgili
to whom this may concern expr. ilgili kişiye
addressed to whom it may concern expr. ilgili makama hitaben
Colloquial
a matter of concern n. endişe konusu
consarn (concern) n. endişe
consarn (concern) n. kaygı
cleanup is not my chief concern expr. temizlik benim öncelikli sorunum değil
it's none of my concern expr. beni ırgalamaz
Idioms
a going concern n. kar getiren iş/girişim
a going concern n. geleceği parlak iş/girişim
a going concern n. kazançlı iş/girişim
a going concern n. iyi giden iş/girişim
concern oneself about v. tüm ilgisini (bir şeye) yönlendirmek
concern oneself with v. tüm ilgisini (bir şeye) yönlendirmek
concern oneself over v. tüm ilgisini (bir şeye) yönlendirmek
act out of concern for someone v. (birinin) iyiliğini düşünmek
raise concern about v. dikkat çekmek
raise concern about v. bir şey hakkındaki endişeleri dile getirmek
raise concern over v. dikkat çekmek
raise concern over v. bir şey hakkındaki endişeleri dile getirmek
concern oneself v. endişelenmek
concern oneself v. dert edinmek
out of concern for (someone) expr. (birinin) iyiliği için
it's not my concern expr. beni bağlamaz
(that's) no concern of mine expr. beni bağlamaz
not my concern expr. beni bağlamaz
Speaking
it's not your concern expr. seni ilgilendirmez
thanks for your concern expr. ilginize teşekkürler
I am none of your concern expr. sana ne benden
thanks for your concern expr. ilginiz için teşekkür ederim
not my concern expr. beni ilgilendirmez
(that's) no concern of mine expr. beni ilgilendirmez
it doesn't concern you expr. seni ilgilendirmez
it's not my concern expr. beni alakadar etmez
it's not my concern expr. beni ilgilendirmez