commissioner - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

commissioner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"commissioner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
General
commissioner i. delege
commissioner i. yetkili kimse
commissioner i. komisyonca atanan görevli
commissioner i. şube müdürü
commissioner i. vekil
commissioner i. yargıç
commissioner i. komiser
commissioner i. şef
commissioner i. müdür
commissioner i. komisyon üyesi
commissioner i. yetkili kişi
commissioner i. yarkurul üyesi
commissioner i. bahis toplayıcısı
commissioner i. bahisçi
commissioner i. hükümet temsilcisi
commissioner i. iskoçya'daki bağımsız kasabalarda idari görevli
commissioner i. albayın üstü, generalin astı olan selamet ordusu subayı
Trade/Economic
commissioner i. görevli memur
commissioner i. komisyon üyesi
commissioner i. resmi temsilci
commissioner i. şube müdürü
commissioner i. vekil
commissioner i. yabancı mubayaa görevlisi
Law
commissioner i. görevli yargıç
Politics
commissioner i. komiser
commissioner i. komisyon üyesi
commissioner i. kamu denetçisi
commissioner i. ombudsman
Tourism
commissioner i. hanutçu
Sport
commissioner i. bir spor birliği veya lig tarafından seçilen, idari veya düzenleyici yetkiye sahip görevli

"commissioner" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

İngilizce Türkçe
General
police commissioner i. polis komiseri
high commissioner i. yüksek temsilci
commissioner of sewers i. kanalizasyon işleri müdürlüğü
commissioner of highways i. karayolları inşaat müdürlüğü
resident commissioner i. komisyon üyesi
police commissioner i. komiser
ministry commissioner i. bakanlık komiseri
commissioner for oaths i. noter
high commissioner i. ileri düzey temsilci
parks and recreation commissioner i. (abd) parklar ve bahçeler müdürü
police commissioner i. emniyet müdürü
commissioner of police i. emniyet müdürü
Formal
health service commissioner [uk] i. sağlık hizmetleri müdürü
Trade/Economic
commissioner of patents and trademarks i. ihtira ve marka dairesi başkanı
commissioner of audits i. sayıştay denetçisi
trade commissioner i. ticaret delegesi
trade commissioner i. ticaret temsilcisi
high commissioner i. ülkeyi başka bir ülkede temsil eden yüksek düzeyde görevli
bank commissioner i. banka müfettişi
bank commissioner i. banka denetçisi
Law
office of the united nations high commissioner for refugees i. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
commissioner for oath i. şahitlere yemin ettiren görevli
commissioner for oath i. yemin ettirme görevlisi
high commissioner i. yüksek komiser
Politics
eu enlargement commissioner i. ab komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi
commissioner for human rights of the council of europe i. avrupa konseyi insan hakları komiserliği
office of the united nations high commissioner for human rights i. birleşmiş milletler insan hakları yüksek komiserliği
united nations high commissioner for refugees i. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
county commissioner i. bölge komisyon üyesi
office of the united nations high commissioner for human rights i. birleşmiş milletler insan hakları yüksek komiserliği
office of the united nations high commissioner for refugees i. bm mülteciler yüksek komiserliği
interim commissioner i. geçici komiser
interim commissioner i. geçici komisyon üyesi
interim commissioner i. geçici yetkili müdür
interim commissioner i. geçici komisyon görevlisi
high commissioner on national minorities i. ulusal azınlıklar yüksek komiseri
high commissioner i. yüksek komiser
fire commissioner i. (büyükşehir belediyelerinde) itfaiyeden sorumlu genel sekreter yardımcısı
persons of concern to the high commissioner i. yüksek komiserliğin ilgi alanındaki kişiler
unhcr (united nations high commissioner for refugees) i. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiseri
high commissioner i. uluslararası komisyon başkanı
high commissioner i. ingiliz milletler topluluğu elçisi
high commissioner i. büyükelçi
commissioner for local administration i. (britanya'da) polis teşkilatının, su işleri müdürlüğünün veya yerel makamların kötü yönetimlerine dair yapılan bireysel şikayetleri soruşturan yerel kamu denetçisi
commissioner of deeds [us] i. atandığı eyalette yeminli belgeler, tanık ifadeleri gibi verileri edinme yetkisi bulunan memur
Institutes
united nations high commissioner for refugees i. birleşmiş milletler mülteciler yüksek komiserliği
History
tithe commissioner i. aşar vergisini toplayan memur
Military
high commissioner i. yüksek temsilci