| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | scowl f. | sert sert bakmak | ||
|
He scowled at his student for about a minute before kicking him out of the class. Öğrencisine bir dakika kadar sert sert baktıktan sonra onu sınıftan attı. More Sentences |
||||
| Genel | scowl f. | kaşlarını çatmak | ||
|
Tom had a scowl on his face. Tom'un kaşları çatıktı. More Sentences |
||||
| Genel | scowl i. | kaş çatma | ||
| Genel | scowl i. | somurtma | ||
| Genel | scowl f. | kaş çatmak | ||
| Genel | scowl f. | tehdit yaratmak | ||
| Genel | scowl f. | tehlike arz etmek | ||
| Genel | scowl f. | kaş çatarak göstermek | ||
| Genel | scowl f. | somurtarak ifade etmek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | scowl at f. | kaşlarını çatıp bakmak | ||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | scowl at someone f. | birine kaş çatmak | ||
| Öbek Fiiller | scowl at someone f. | birine kaşlarını çatarak bakmak | ||
| Öbek Fiiller | scowl at (someone or something) f. | (birine/bir şeye) sinirli sinirli/sert sert bakmak | ||
| Öbek Fiiller | scowl at (someone or something) f. | (birine/bir şeye) kaşlarını çatıp bakmak | ||
| Öbek Fiiller | scowl at (someone or something) f. | (birine/bir şeye) kaşlarını çatarak bakmak | ||
| Öbek Fiiller | scowl at (someone or something) f. | (birine/bir şeye) kaş çatmak | ||