suspect - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

suspect

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"suspect" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
suspect f. şüphelenmek
suspect f. kuşkulanmak
suspect s. şüpheli
General
suspect f. zannetmek
suspect f. güvenmemek
suspect f. tahmin etmek (bir şeyin olacağını)
suspect f. sanmak
suspect f. şüphe etmek
suspect f. kuşku duymak
suspect f. hakkında kötü düşünmek
suspect f. kuşkulanmak
suspect f. şüphe duymak
suspect f. farzetmek
suspect f. şüpheyle bakmak
suspect i. sanık
suspect i. zanlı
suspect i. maznun
suspect i. şüpheli şahıs
suspect i. şüpheli kişi
suspect s. sakıncalı
suspect s. mimli
suspect s. şüphe uyandıran
suspect s. kuşkulu
suspect s. şüpheli
Law
suspect şüpheli
Technical
suspect kuşkulanmak

"suspect" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

İngilizce Türkçe
General
arrest a suspect f. şüpheliyi/zanlıyı tutuklamak
arrest the suspect f. şüpheliyi tutuklamak
begin to suspect f. şüpheye düşmek
cause somebody to suspect f. şüphelendirmek
chase a suspect f. bir şüpheliyi kovalamak
haul the suspect up before the judge f. zanlıyı hakimin huzuruna çıkarmak
search the suspect for weapons f. zanlının üzerinde silah aramak
suspect one’s husband/wife cheating f. (eşinin) aldattığından şüphelenmek
suspect that the spouse is unfaithful f. (eşinin) aldattığından şüphelenmek
a murder suspect i. katil zanlısı
an identifying mark on the suspect i. şüphelinin üzerinde kimlik tespitinde yardımı dokunabilecek bir işaret (dövme/ben vb)
fugitive suspect i. kaçak zanlı
murder suspect i. katil sanığı
murder suspect i. cinayet sanığı
murder suspect homicide suspect i. katil zanlısı
only suspect in the case i. davadaki tek şüpheli
prime suspect i. birinci derece şüpheli
robbery suspect i. soygun şüphesi
suspect at large i. kaçak zanlı
suspect site inspection i. şüpheli mahal denetimi
Phrasals
suspect someone of something bir şey için birinden şüphelenmek
suspect someone of something birinin bir şey yaptığından şüphelenmek
Phrases
suspect running on foot şüpheli yaya olarak kaçıyor
the timing is suspect zamanlaması manidar
we have one suspect in custody gözaltında bir şüpheli var
Speaking
do you doubt/suspect it ? şüphen mi var?
i suspect not sanmam
i suspect not sanmıyorum
i suspect not öyle olmasa gerek
i suspect not hiç sanmam
i suspect so sanırım öyle
Law
arrest of suspect sanığın tutuklanması
arrest of suspect şüphelinin tutuklanması
homicide suspect cinayet zanlısı
murder suspect cinayet zanlısı
prime suspect baş zanlı
prime suspect baş şüpheli
rape suspect tecavüz suçu zanlısı
rape suspect tecavüz zanlısı
Politics
coup suspect darbe şüphelisi
Military
suspect battery şüpheli batarya