sakıncalı - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sakıncalı



"sakıncalı" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sakıncalı objectionable s.
General
sakıncalı undesirable s.
sakıncalı unfavorable s.
sakıncalı wrong s.
sakıncalı unfavourable s.
sakıncalı disadvantageous s.
sakıncalı prejudicial s.
sakıncalı suspect s.
sakıncalı inconvenient s.
sakıncalı damaging s.
sakıncalı ill-advised s.
Colloquial
sakıncalı a bit dicey zf.
sakıncalı a bit dodgy zf.

"sakıncalı" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

Türkçe İngilizce
General
müstehcen veya sakıncalı bölümlerini çıkarmak (bir kitap, oyun vb'nin) expurgate f.
sakıncalı olabilmek might be inconvenient f.
sakıncalı görmek find something inconvenient f.
sakıncalı bulmak mind f.
sakıncalı bulmak find something inconvenient f.
sakıncalı bulmak find something objectionable f.
sakıncalı bulunan kısımları çıkarmak castrate f.
sakıncalı oluş disadvantageousness i.
sakıncalı içerik explicit content i.
sakıncalı kısımları makaslama castration i.
sakıncalı olmayan nonprejudicial s.
sakıncalı olarak disadvantageously zf.
Informatics
yaş-sakıncalı içerik adult content
Linguistics
söylenmesi kaba ve sakıncalı kavramların değişik sözlerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması euphemization
söylenmesi kaba ve sakıncalı kavramların değişik sözlerle daha uygun ve edepli bir biçimde anlatılması euphemisation
Military
sakıncalı bölge reserved area
sakıncalı hava sahası airspace reservation