damaging - Türkçe İngilizce Sözlük

damaging

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

damaging — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zarar verici, yıpratıcı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdæmɪdʒɪŋ/ – BrE /ˈdæmɪdʒɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Bir şeye zarar verme potansiyeli taşıyan veya fiilen zarara yol açan durumu niteleyen sözcüktür. Damage kökünden türeyen bu kullanım, modern hukuk ve medya dilinde “itibarı zedeleyen” gibi soyut etkileri de kapsayacak şekilde genişlemiştir.
Eş Anlamlılar:
harmful, detrimental
Zıt Anlamlılar:
beneficial, harmless

"damaging" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
damaging s. zarar verici
This varnish protects the wood from the damaging effects of the sun.
Bu vernik ahşabı güneşin zarar verici etkilerine karşı korur.

More Sentences
damaging s. zarar veren
The war in Europe was damaging to the financial system.
Avrupa'daki savaş finansal sisteme zarar veriyordu.

More Sentences
damaging s. zararlı
Advertising that encourages people to start using tobacco products or to start using more of them is extremely damaging.
İnsanları tütün ürünlerini kullanmaya başlamaya veya daha fazla kullanmaya teşvik eden reklamlar son derece zararlıdır.

More Sentences
damaging s. zarar görmüş
damaging s. kötü etkisi olan
damaging s. olumsuz
damaging s. sakıncalı
damaging s. negatif
damaging s. yıpratıcı

"damaging" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
damaging effects i. zararlı etkiler
be damaging f. zedeleyici olmak
Ticaret/Ekonomi
damaging campaign i. zarar verici kampanya
Hukuk
damaging places of worship and cemeteries i. ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
Medikal
life-damaging injury i. hayati yaralanma
life-damaging injury i. yaşamı zorlaştıran türde yaralanma
Kimya
lung-damaging agent i. akciğer tahrip edici etmen
membrane-damaging toxin i. hücrezarı tahrip edici toksin
lung-damaging agent i. akciğere zarar veren etmen
Çevre
ozone-damaging i. ozon düşmanı
ozone-damaging s. ozona zarar veren