sobbed - Türkçe İngilizce Sözlük

sobbed

sobbed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hıçkırarak ağlamak
Okunuş (IPA):
(AmE /sɑːb/ – BrE /sɒb/)
Terim Türü:
Fiil: sob (sobs – sobbed – sobbing)
Bu fiil, kontrolsüz ve kesintili ağlama hâlini betimler. Ses taklitli bir kökten gelişmiştir. Yoğun duygusal tepkileri görünür kılar

"sobbed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
sob i. hıçkırık
The neighbors could hear the teenager's sobs.
Komşular, gencin hıçkırıklarını duyabiliyordu.

More Sentences
sob f. hıçkırarak ağlamak
I heard them sobbing.
Hıçkırarak ağladıklarını duydum.

More Sentences
sob f. hıçkırmak
I don't care!' Kelvin sobbed.
"Umurumda değil!" dedi Kelvin hıçkırarak.

More Sentences
Genel
sob i. hıçkırık
The neighbors could hear the teenager's sobs.
Komşular, gencin hıçkırıklarını duyabiliyordu.

More Sentences
sob f. hıçkıra hıçkıra ağlamak
She won't stop sobbing.
Hıçkıra hıçkıra ağlamayı kesmiyor.

More Sentences
sob f. hüngür hüngür ağlamak
The mother held her baby as he was about to sob.
Anne, hüngür hüngür ağlamak üzere olan bebeğini kucakladı.

More Sentences
sob f. hıçkırarak ağlamak
I heard them sobbing.
Hıçkırarak ağladıklarını duydum.

More Sentences
Argo
sob i. puşt
You must ignore that SOB.
O puştu görmezden gelmelisin.

More Sentences
Genel
sob i. hıçkırıklara boğulma
sob i. hüngürtü
sob i. hıçkırma
sob i. nefes darlığı
sob i. nefesin çabuk kesilmesi
sob f. hıçkırıklara boğulmak
sob f. hüngürdemek
sob f. (kendini) ağlaya ağlaya … hale getirmek
Eski Kullanım
sob i. zorlanma sesi
sob i. hıhlama
sob i. oflayıp poflama
Argo
sob kısalt. orospu çocuğu
sob kısalt. piç
sob kısalt. iğrenç ve zorba kimse

"sobbed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
sob story i. acıklı hikaye
sob stuff i. aşırı duygusallık
sob [obsolete] i. atın soluklanması
sob [obsolete] i. atın soluklanma aralığı
sob [obsolete] i. dinlenme
sob stuff i. acıklı yapımlar
sob story i. duygu sömürüsü amacı taşıyan hikaye
sob stuff i. acıklı hikayeler
sob stuff i. dokunaklı ve dramatik eserler
sob [obsolete] i. rahatlama
sob a lot f. çok ağlamak
stifle a sob f. hıçkırık bastırmak
Öbek Fiiller
sob something out f. hıçkırarak söylemek/anlatmak
sob something to someone f. birine ağlaya ağlaya anlatmak
sob to f. -e hıçkıra hıçkıra ağlamak
sob to f. -e hüngür hüngür ağlamak
sob out f. hıçkırarak söylemek/anlatmak
Konuşma Dili
sob stories i. hüzünlü hikayeler
sob to (one) f. (birine) hüngür hüngür ağlamak
sob to (one) f. (birine) hıçkıra hıçkıra ağlamak
Deyim
a sob story i. acındırma hikayesi
a sob story i. acıklı hikaye
a sob story i. kendini acındırmak için anlatılan hikaye
sob sister i. duygusal/dramatik/hassas yazılara odaklanan/yazılar üzerinde uzmanlaşmış yazar/gazeteci
sob sister i. taşkınlığa meyilli kadın
sob sister i. gazetede insanların problemli/çıkmaza girmiş durumlarına çareler/tavsiyeler üretip yazan yazar/gazeteci
sob sister i. fazla duygusal kadın
sob sister i. histerik kadın
sob sister i. öfkelenmeye meyilli kadın
sob oneself to sleep f. ağlamaktan uyuyakalmak
sob oneself to sleep f. ağlarken içi geçmek
sob oneself to sleep f. uyuyana kadar ağlamak
sob one's heart out f. hıçkıra hıçkıra ağlamak
sob one's heart out f. ki gözü iki çeşme ağlamak
sob one's heart out f. içini çeke çeke/hıçkırarak ağlamak
sob your heart out f. hüngür hüngür ağlamak
sob your heart out f. iki gözü iki çeşme ağlamak
sob your heart out f. ağlamaktan gözünde yaş kalmamak
sob your heart out f. gözleri kan çanağına dönünceye kadar ağlamak
sob your heart out f. hıçkıra hıçkıra ağlamak
Argo
sob (son of a bitch) kısalt. oç (orospu çocuğu)
İngiliz Argosu
sob around f. boşa vakit harcamak
sob around f. oyalanmak