volatility - Türkçe İngilizce Sözlük

volatility

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"volatility" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
volatility i. uçuculuk
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle uçuculuk parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Genel
volatility i. uçuculuk
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle uçuculuk parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
volatility i. volatilite
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle volatilite parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Teknik
volatility i. oynaklık
We must all bear in mind the increasing volatility of the financial markets.
Hepimiz mali piyasaların artan oynaklığını göz önünde bulundurmalıyız.

More Sentences
Otomotiv
volatility i. uçuculuk
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle uçuculuk parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Gıda
volatility i. uçuculuk
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle uçuculuk parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Kimya
volatility i. uçuculuk
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle uçuculuk parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Çevre
volatility i. uçuculuk
Within this context, Amendment No 2 proposes stressing, in particular, volatility parameters.
Bu bağlamda, 2 No'lu Değişiklik özellikle uçuculuk parametrelerinin vurgulanmasını önermektedir.

More Sentences
Genel
volatility i. hoppalık
volatility i. havailik
volatility i. gelgeçlik
volatility i. buharlaşırlık
volatility i. süreksizlik
volatility i. geçicilik
volatility i. istikrarsızlık
Ticaret/Ekonomi
volatility i. fiyatlarda görülen dalgalanma
Teknik
volatility i. buharlaşırlık
Otomotiv
volatility i. benzin
volatility i. uçuculuk alkol
Denizcilik
volatility i. buharlaşma

"volatility" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
relative volatility i. göreli uçuculuk
implicit volatility i. örtülü volatilite
Ticaret/Ekonomi
historical volatility i. yatırımın geçmiş getirilerinin standart sapması
volatility index i. volatilite endeksi
volatility index i. oynaklık endeksi
price volatility i. fiyat değişkenliği
price volatility i. fiyat uçuculuğu
volatility index (vix) i. oynaklık endeksi
market volatility i. piyasa oynaklığı
market volatility i. pazar oynaklığı
bond market volatility i. tahvil piyasası oynaklığı
price volatility i. fiyat oynaklığı
volatility spillover i. oynaklık yayılımı
implied volatility i. örtük oynaklık
exchange rate volatility i. döviz kuru oynaklığı
Siyasal
electoral volatility i. seçimlerin kayganlığı
exchange rate volatility i. döviz kurundaki oynaklık
excessive price volatility i. aşırı fiyat dalgalanması
action plan on food price volatility and agriculture i. gıda fiyat dalgalanması ve tarım eylem planı
price volatility i. fiyat dalgalanması
excessive commodity price volatility i. emtia fiyatlarındaki aşırı dalgalanma
Teknik
storage volatility i. bellek devamsızlığı
file volatility i. kütük uçuculuğu
storage volatility i. bellek geçiciliği
file volatility i. dosya değişimi
volatility test i. uçuculuk deneyi
volatility product i. uçuculuk çarpanı
Bilgisayar
file volatility i. kütük uçuculuğu
file volatility i. dosya değişimi
storage volatility i. bellek devamsızlığı
storage volatility i. bellek geçiciliği
Bilişim
data volatility i. veri uçuculuğu
Telekom
data volatility i. veri uçuculuğu
Otomotiv
low volatility conventional gasoline i. düşük uçuculuğa sahip konvansiyonel benzin