benzin - Türkçe İngilizce Sözlük

benzin

"benzin" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Kimya
benzin i. benzin

"benzin" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 23 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
benzin gas i.
The gas prices raised due to the oil shock.
Petrol krizi nedeniyle benzin fiyatlarına zam geldi.

More Sentences
benzin gasoline i.
Due to the threat of war, gasoline and bread prices have been rising.
Savaş tehdidi yüzünden benzin ve ekmek fiyatları artıyor.

More Sentences
benzin petrol i.
A decrease in the petrol prices is expected.
Benzin fiyatlarında düşüş bekleniyor.

More Sentences
Genel
benzin fuel i.
Tom looked down at the fuel gauge.
Tom benzin göstergesine baktı.

More Sentences
Teknik
benzin gasoline i.
Due to the threat of war, gasoline and bread prices have been rising.
Savaş tehdidi yüzünden benzin ve ekmek fiyatları artıyor.

More Sentences
Otomotiv
benzin petrol i.
A decrease in the petrol prices is expected.
Benzin fiyatlarında düşüş bekleniyor.

More Sentences
benzin gasoline i.
Due to the threat of war, gasoline and bread prices have been rising.
Savaş tehdidi yüzünden benzin ve ekmek fiyatları artıyor.

More Sentences
benzin gas i.
The gas prices raised due to the oil shock.
Petrol krizi nedeniyle benzin fiyatlarına zam geldi.

More Sentences
Genel
benzin gasolene i.
benzin juice i.
benzin gasolin i.
benzin benzoline i.
benzin motor spirit i.
benzin benzine i.
Konuşma Dili
benzin motion-lotion i.
Teknik
benzin benzine i.
Otomotiv
benzin volatility i.
benzin petroleum i.
benzin juice i.
Kimya
benzin benzine i.
benzin benzin i.
Jeoloji
benzin benzene i.
İngiliz Argosu
benzin juice i.

"benzin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
benzin tüketimi petrol consumption i.
yüksek oktanlı benzin high octane gasoline i.
benzin istasyonu filling station i.
süper benzin four star petrol i.
kurşunsuz benzin unleaded gas i.
benzin düzeyi petrol level i.
benzin göstergesi gasoline gauge i.
benzin motoru petrol engine i.
benzin süzgeci gasoline strainer i.
benzin pompası gasoline pump i.
benzin düzeyi gasoline level i.
benzin pompası petrol pump i.
benzin bidonu petrol can i.
benzin deposu tank i.
benzin tüketimi gasoline consumption i.
normal benzin regular gas i.
benzin bidonu gasoline can i.
benzin pompası bowser i.
benzin istasyonu gas station i.
dizel benzin derv i.
ağır benzin heavy petrol i.
benzin deposu gas tank i.
benzin memesi carburetor jet i.
benzin deposu petrol tank i.
benzin seviyesi petrol level i.
benzin seviyesi gasoline level i.
benzin yakan running on gasoline i.
pompa alanı (benzin istasyonlarında) forecourt i.
benzin istasyonu petrol station i.
benzin istasyonu gasoline station i.
benzin deposu kapağı gasoline tank cap i.
benzin istasyonu garage i.
kurşunsuz benzin lead-free petrol i.
normal benzin two-star petrol i.
benzin göstergesi petrol gauge i.
benzin istasyonu pompacısı filling station attendant i.
benzin bidonu jerry can i.
benzin pompacısı filling station attendant i.
benzin istasyonu pompacısı gasoline station attendant i.
benzin pompacısı gasoline station attendant i.
benzin pompacısı petrol attendant i.
benzin istasyonu pompacısı petrol attendant i.
benzin bidonu gas can i.
(benzin istasyonu) pompacı gas pump attendant i.
benzin göstergesi gas gauge i.
birini yakarak öldürmek için boynuna dolanan ve benzin döküp ateşe verilen lastik necklace [south african] i.
kurşunlu benzin leaded petrol i.
benzin pompası oil pump i.
bazen doğal gazla birlikte bulunan hafif, benzin benzeri bir hidrokarbon sıvısı drip gas i.
amerikalılar tarafından işletilen (otel, benzin istasyonu) american-owned i.
(benzin deposu) fulleme fill-up i.
otomobil ve diğer motorlu taşıtlara benzin ve gaz satışı yapan istasyon filling station i.
(benzin deposu) fulleme fill-up i.
(benzin deposu) tamamen doldurma fill-up i.
(benzin deposu) tamamen doldurma fill-up i.
(benzin istasyonu) chevron chevron i.
normal benzin regular i.
kaliteli benzin premium i.
benzin almak tank up f.
benzin deposunu doldurmak gas up f.
benzin almak gas up f.
doldurmak (taşıtın benzin deposunu) tank up f.
benzin doldurmak fuel up f.
benzin doldurmak fuel f.
benzin almak gas f.
benzin almak refuel f.
benzin almak fuel up f.
benzin almak için durmak stop to get gas f.
benzin bitmek run out of gas f.
benzin bitmek run out of petrol f.
birinin arabasına benzin koymak put gasoline on someone's car f.
gelmek için benzin parasını zar zor denkleştirmek barely had enough gas money to come f.
benzin sızdırmak leak gas f.
(benzin) tutuşturmak impinge f.
benzin ile temizlemek petrol [uk] f.
(makinenin) karbüratörüne benzin dökmek prime f.
kurşunsuz (benzin) nonleaded s.
kükürtsüz (benzin) sweet s.
benzin doldurulmuş fuelled s.
çok benzin tüketen fuel guzzling s.
çok benzin yakan fuel guzzling s.
benzin doldurulmuş fueled s.
kurşunsuz (benzin) non-leaded s.
benzin motorlarına ait veya ilgili petrolic s.
depo benzin sızdırıyor the gas tank is leaking expr.
Öbek Fiiller
araca benzin almak gas something up f.
Konuşma Dili
benzin istasyonları gas stations i.
çok fazla benzin yakan büyük bir araba gas guzzler i.
benzin istasyonları the pump i.
ücret ödemeden benzin istasyonunu terk etme drive-off i.
benzin istasyonu servo [australia] i.
benzin almak get some petrol f.
(yakıt, benzin) az kalmak be down f.
az benzin harcayan great on gas s.
Deyim
benzin canavarı a gas guzzler i.
çok benzin yakan araba a gas guzzler i.
benzin bitmek üzere olmak run on fumes f.
ateşe benzin dökmek blow the coals f.
(bir araca durup benzin almadan) belli bir mesafe gidebilmek get (some kind of) mileage out of (something) f.
benzin almak take on fuel f.
Konuşma
benzin istasyonu service station (aus) i.
benzin istasyonu petrol garage i.
benzin istasyonu servo (aus) i.
benzin istasyonu fueling station i.
benzin istasyonu gas station (us) i.
benzin istasyonu petrol station (uk) i.
benzin istasyonu petrol pump (india) i.
benzin istasyonu filling station i.
benzin istasyonu garage i.
benzin istasyonu gasbar i.
benzin almak pump gas f.
benzin doldurmak pump gas f.
betin benzin attı you turned white as a ghost expr.
Ticaret/Ekonomi
benzin istihkakı gasoline allowance i.
benzin vergisi gasoline tax i.
benzin vagonu tank car i.
benzin zammı gasoline price hike i.
benzin geliri petromoney i.
Hukuk
benzin klozu gasoline clause i.
kaçak benzin smuggled gasoline i.
kaçak benzin smuggled fuel i.
Siyasal
benzin vergisi gasoline tax i.
benzin ve elektrik gibi birden fazla temel hizmeti sunan kamu hizmeti kuruluşu multiutility i.
benzin ve elektrik gibi birden fazla temel hizmeti sunan kamu hizmeti kuruluşu multi-utility i.
Sanayi
fazla miktarda akaryakıt tüketen benzin motoru oil burner i.
Teknik
büyük benzin veya yağ kabı jerrycan i.
beyaz benzin white gasoline i.
yardımcı benzin motoru auxiliary gasoline engine i.
polimer benzin polymer gasoline i.
benzin karışımı gasoline blend i.
benzin deposu gasoline supply tank i.
kurşunlu benzin ethyl gasoline i.
benzin motoruna yakıt sağlayan depo gasoline supply tank i.
benzin motorlarında buji elektrotları arasındaki kıvılcımın olması gereken zamandan önce oluşması advance i.
kurşunlu benzin leaded fuel i.
doğal benzin natural gasoline i.
oktan oranı düşük benzin straight run gasoline i.
benzin bidonu jerry can i.
geliştirilmiş benzin reformed gasoline i.
benzin istasyonu service station i.
benzin motoru spark ignition engine i.
benzin deposu kapağı gasoline tank cap i.
benzin pompası kiti fuel pump kit i.
benzin ve alkol karışımı gasohol i.
kurşunlu benzin lead doped petrol i.
benzin fraksiyonları gasoline fractions i.
benzin katıkları gasoline additives i.
benzin pompası fuel pump i.
kurşunlu benzin lead gasoline i.
yeniden formüle edilmiş benzin reformulated gasoline i.