bill - Türkçe İngilizce Sözlük

bill

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bill — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /bɪl/ – BrE /bɪl/)
Terim Türü:
İsim: bill (bills); Fiil: bill (bills – billed – billing)
Ödeme belgesi olan faturayı veya parlamentodaki yasa tasarısını tanımlayan terimdir; zoolojide kuş gagası için de kullanılır; ayrıca özel ad olarak Bill yaygındır. Kökeni Orta İngilizce–Fransızca “yazılı belge” anlam hattına dayanır

"bill" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 110 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bill i. senet
The bill must be paid today.
Senet bugün ödenmeli.

More Sentences
bill i. fatura
Why is our electric bill higher than usual?
Elektrik faturamız neden normalden yüksek?

More Sentences
Genel
bill i. tasarı
The Council is not at the present time able to assess the content of this bill.
Konsey şu anda bu tasarının içeriğini değerlendirebilecek durumda değildir.

More Sentences
bill i. gaga
The Brown Pelican uses its long bill and a large throat pouch to scoop up fish.
Kahverengi pelikan balık yakalamak için uzun gagasını ve geniş gırtlak kesesini kullanır.

More Sentences
bill i. banknot
I found a 20-dollar bill on the sidewalk.
Kaldırımda yirmi dolarlık bir banknot buldum.

More Sentences
bill i. hesap
He signaled for the waiter to bring the bill.
Garsona hesabı getirmesini işaret etti.

More Sentences
bill i. fatura
Why is our electric bill higher than usual?
Elektrik faturamız neden normalden yüksek?

More Sentences
bill i. afiş
He was excited to see Lory's name on the bill.
Afişte Lory'nin adını görünce heyecanlandı.

More Sentences
bill i. siperlik
He's the one wearing the blue cap with a black bill.
Siyah siperlikli mavi şapkayı takan o.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
bill i. afiş
He was excited to see Lory's name on the bill.
Afişte Lory'nin adını görünce heyecanlandı.

More Sentences
bill i. banknot
I found a 20-dollar bill on the sidewalk.
Kaldırımda yirmi dolarlık bir banknot buldum.

More Sentences
bill i. fatura
Why is our electric bill higher than usual?
Elektrik faturamız neden normalden yüksek?

More Sentences
bill i. hesap
He signaled for the waiter to bring the bill.
Garsona hesabı getirmesini işaret etti.

More Sentences
bill i. senet
The bill must be paid today.
Senet bugün ödenmeli.

More Sentences
bill f. fatura kesmek
They bill me only 20 pounds a month for the gym membership.
Spor salonu üyeliği için bana ayda sadece 20 pound fatura kesiyorlar.

More Sentences
bill f. faturalamak
Please bill us separately.
Lütfen bizi ayrı ayrı faturalandırın.

More Sentences
bill f. fatura etmek
Please bill me.
Lütfen bana fatura edin.

More Sentences
Hukuk
bill i. fatura
Why is our electric bill higher than usual?
Elektrik faturamız neden normalden yüksek?

More Sentences
bill i. kanun taslağı
President Madison signed the bill into law.
Başkan Madison kanun taslağını imzaladı.

More Sentences
bill i. senet
The bill must be paid today.
Senet bugün ödenmeli.

More Sentences
bill i. yasa tasarısı
The government passed a bill on animal rights.
Hükümet hayvan haklarına ilişkin bir yasa tasarısını kabul etti.

More Sentences
Reklam
bill i. el ilanı
They had put up bills for the circus.
Sirk için el ilanları dağıtmışlardı.

More Sentences
bill i. afiş
He was excited to see Lory's name on the bill.
Afişte Lory'nin adını görünce heyecanlandı.

More Sentences
Zooloji
bill i. gaga
The Brown Pelican uses its long bill and a large throat pouch to scoop up fish.
Kahverengi pelikan balık yakalamak için uzun gagasını ve geniş gırtlak kesesini kullanır.

More Sentences
Genel
bill i. bilet
bill i. pankart
bill i. burun
bill i. uzantı
bill i. beyanname
bill i. kağıt para
bill i. ilan
bill i. tahvil
bill i. liste
bill i. poliçe
bill i. cetvel
bill i. şapka siperi
bill i. program
bill i. sunumu planlanmış eğlence
bill i. yazılı belge
bill i. mühürlü ve yazılı belge
bill i. sevgiyle okşamak
bill i. şapka siperi
bill f. ilan etmek
bill f. afişe etmek
bill f. (program) zamanını belirlemek
bill f. gagasıyla yakalamak
bill f. gagasıyla tutmak
bill f. konşimentoya girmek
bill f. bir varış noktasına göndermek
bill f. yer ayırtmak
bill f. rol vermek
bill f. kazmayla kazmak
bill f. keserle kesmek
bill f. öpüşerek aşk sözcükleri fısıldamak
bill N. (kişi adı) Bill
Ticaret/Ekonomi
bill i. adisyon
bill i. beyanname
bill i. bono
bill i. borç senedi
bill i. dilekçe
bill i. hesap pusulası
bill i. hüccet
bill i. kasa fişi
bill i. kağıt para
bill i. makbuz
bill i. poliçe
bill i. pusula
bill i. ticari senet
bill i. tahvil
bill f. fatura çıkarmak
Hukuk
bill i. kanun tasarısı
bill i. kanun layihası
bill i. kanun teklifi
bill i. layiha
bill i. layiha (kanun)
bill i. poliçe
bill i. sanığa yöneltilen suçlama
bill i. sanığa yöneltilen suçlama iddianamesi
Siyasal
bill i. yasa önergesi
Reklam
bill i. ilan
bill i. poster
Teknik
bill i. keser
bill i. itfaiye merdivenin metal kancasının tırnağı
bill i. makas bıçağı
Denizcilik
bill i. çapa tırnağının ucu
bill i. operasyonel veya idari prosedürlerin listelendiği gemi belgesi
Mutfak
bill i. kakaç
Deniz Biyolojisi
bill i. istiridyenin geniş ucunun ince ve düz kısmı
Zooloji
bill i. ağız
bill i. kuş gagası
bill f. gagalarını sürterek sevişmek
Coğrafya
bill i. burun
bill i. denize uzanan kara parçası
Askeri
bill i. tezkere
bill i. balta kuşanmış kimse
bill i. baltalı adam
Silah/Atıcılık
bill i. keski
bill i. baltalı kargı
bill i. kancalı bıçaklı ve uzun saplı bir silah
bill i. kazma
bill i. el çapası
Tiyatro
bill i. tiyatro programı
Matbaa
bill i. yazı tipi
bill i. bir yazı tipinin her boyut ve tarzdaki tam listesi
Eski Kullanım
bill i. balta
bill i. belge
Kuşbilim
bill i. balaban kuşu çığlığı
Argo
bill i. yüz dolar
bill f. sevişmek
İngiliz Argosu
bill i. ingiliz polisi

"bill" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
provisional bill i. geçici senet
twin bill i. suretli fatura
bill of rights i. insan hakları beyannamesi
bill of fare i. menü
bill of fare i. yemek listesi
telephone bill i. telefon faturası
hotel bill i. otel faturası
unpaid bill i. ödenmemiş fatura
bank bill i. bir banka tarafından diğer bir banka üzerine çekilen poliçe
bill of health i. sağlık belgesi
bill of fare i. mönü
bill of lading i. manifesto
trade bill i. alışveriş faturası
bill of health i. sağlık raporu
treasury bill i. kısa vadeli hazine bonosu
bill of exchange i. tahvil
bill payable i. borç senedi
phone bill i. telefon faturası
five dollar bill i. beş dolarlık hesap
bill of entry i. gümrük beyannamesi
blank bill i. açık senet
bill of sale i. fatura
acceptance bill i. kabul
footing the bill i. hesap ödeme
spurious bill i. naylon fatura
shipping bill i. manifesto
documentary bill i. belgeli ödeme
bill of loading i. yükleme senedi
automatic bill payment i. otomatik fatura ödemesi (banka hesabından)
automatic bill payment i. otomatik fatura ödemesi
water bill i. su faturası
bill of materials i. gereç listesi
bill of lading i. konşimento
bill of materials i. malzeme listesi
a bill that is due i. vadesi geçmiş fatura
bill-posting i. afişler
duck-bill i. ördek gagası
duck-bill i. dakbil
money bill i. kağıt para
high bill i. yüklü hesap
payment of gas bill by standing order i. otomatik doğalgaz faturası ödemesi
utility bill i. (elektrik/doğalgaz vb) gibi hizmet faturası
cellular phone bill i. cep telefonu faturası
high bill i. yüklü fatura
show bill i. afiş (tiyatro)
show bill i. tiyatro afişi
show bill i. duvar ilanı
automatic bill payments i. otomatik fatura ödemeleri
bill of exchange i. poliçe
duck bill i. ördek gagası
a dollar bill i. bir dolarlık bir banknot
100 dollar bill i. yüz dolarlık banknot
bill stub i. fatura koçanı
cleaning bill i. temizlik faturası
bill payment center i. fatura ödeme merkezi
heavy bill i. yüksek fatura/hesap
heavy bill i. kabarık hesap
utility bill i. elektrik, su, doğalgaz faturası
time bill [brit] i. program
time bill [brit] i. tarife
time bill [brit] i. ders programı
bill [obsolete] i. etiket
bill [obsolete] i. gaga izi
bill [obsolete] i. reçete
bill of goods i. mal senedi
hand bill i. el ilanı
one dollar bill i. 1 dolar değerinde banknot
post bill i. posta müdürü tarafından postalanan bildirim kağıdı
strike bill i. rüşvete karşı çıkarılan bir yasama kanun teklifi
sparrow bill i. küçük çivi
sparrow bill i. demir ayakkabı çivisi
sparrow bill i. küçük ayakkabı çivisi
fill the bill f. işini görmek
rush a bill through f. bir kanun tasarısını acele ile meclisten geçirmek
foot the bill f. hesabı ödemek
throw out a bill f. kanun tasarısını reddetmek
ask for the bill f. hesabı istemek
fill the bill f. amaca uymak
bill and coo f. koklaşmak
bill and coo f. kumrular gibi sevişmek
pay the bill in advance f. hesabı peşin ödemek
foot the bill f. bedelini ödemek
foot the bill f. tüm masrafları üstlenmek
fill the bill f. ihtiyacını karşılamak
fit the bill f. amaca uymak
pay the bill f. hesap görmek
fit the bill f. ihtiyaca uygun olmak
endorse a bill f. çeki ciro etmek
pass a bill f. kanun tasarısını kabul etmek
throw out the bill f. yasa tasarısını reddetmek
pass a bill f. yasa tasarısını kabul etmek
defeat the bill f. yasa tasarısını reddetmek
deduct from one's bill f. hesabından düşmek
deduct from one's bill f. hesaptan düşmek
(bill) to come f. fatura gelmek
pay the bill f. fatura ödemek
put it on one's bill f. hesaba yazmak
foot the bill f. hesabı kapatmak
reject the bill f. yasa tasarısını kabul etmemek
endorse a bill f. senet ciro etmek
issue a bill f. bir poliçe keşide etmek
take up a bill f. senedi ödemek
take up a bill f. poliçeyi ödemek
draw a bill f. poliçe keşide etmek
counterfeit a bill f. sahte senet düzenlemek
give clean bill of health f. sağlam raporu vermek
split the bill f. hesabı kırışmak
pay the bill by washing dishes f. hesabı bulaşıkları yıkayarak ödemek
work the bill off by washing dishes f. hesabı bulaşıkları yıkayarak ödemek
draw a bill f. senet düzenlemek
bill and coo f. (güvercin) öpüşüp koklaşmak
foot a bill f. ödemek
note a bill f. arkasına ret gerekçesini yazmak
fill the bill f. ihtiyaca uygun olmak
duck's-bill s. ördek gagası şeklinde
the bill is wrong expr. hesap yanlış geldi
Öbek Fiiller
bill (one) for (something) f. fatura kesmek
bill someone for something f. birine fatura kesmek
bill (one) for (something) f. birine fatura kesmek
bill someone for something f. fatura kesmek
bill for f. için fatura kesmek
bill for f. için fatura çıkarmak
Konuşma Dili
bill of fare i. yemek listesi
bill of fare i. menü
bill of fare i. alışveriş listesi
double bill i. çift fatura kesme
friend of bill w. i. adsız alkolikler toplantılarına katılan kişi
double bill i. fatura usulsüzlüğü
bill cosby sweater i. bill cosby'nin cosby show'da giydiği kazak
bill cosby sweater i. bill cosby kazağı
bill of goods i. söz
bill of goods i. teklif
bill of goods i. sahtekarca teklif
bill of goods i. plan
bill of goods i. sahtekarca plan
hundred dollar bill i. yüz dolar
hundred dollar bill i. yüzlük (dolar)
hundred dollar bill i. yüzlük banknot (dolar)
bill and coo f. oynaşmak
bill and coo f. fîngirdeşmek
bill and coo f. öpüşüp koklaşmak
bill and coo f. sevişmek
fill the bill f. eksikliği doldurmak
fit the bill f. eksikliği doldurmak
fit the bill f. uygun düşmek
fit the bill f. uygun gelmek
fill the bill f. uygun gelmek
fit the bill f. gereken özellikleri karşılamak
fill the bill f. uygun düşmek
fit the bill f. bir göreve uygun olmak