dictate - Türkçe İngilizce Sözlük

dictate

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dictate — Definition

Anlamı ve Tanımı:
dikte etmek, emretmek, belirlemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɪkteɪt/ – BrE /dɪkˈteɪt/)
Terim Türü:
Fiil: dictate (dictates – dictated – dictating)
Bir metni yüksek sesle söyleyip yazdırmayı veya otoriteyle bir şeyi dayatıp belirlemeyi tanımlar. Latince dictare (“söyleyip yazdırmak; buyurur gibi söylemek”) kökünden günümüze ulaşır; modern kullanımda “circumstances dictate” kalıbı, otorite olmadan da koşulların seçimleri zorlayarak belirleyici hâle geldiğini anlatır.
Eş Anlamlılar:
prescribe, command
Zıt Anlamlılar:
allow, suggest

"dictate" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
dictate f. dikte etmek
It is wrong to dictate to people how they should live.
İnsanlara nasıl yaşamaları gerektiğini dikte etmek yanlıştır.

More Sentences
Genel
dictate i. dikte
Barnes knew he could sell the Edison Dictating Machine.
Barnes, Edison Dikte Makinesi'ni satabileceğini biliyordu.

More Sentences
dictate i. emir
His job is to ensure that the dictates of the board are implemented.
Onun görevi kurulun emirlerinin uygulanmasını sağlamaktır.

More Sentences
dictate f. emretmek
That's what the law dictates.
Kanun böyle emrediyor.

More Sentences
dictate f. belirlemek
Many factors can dictate how long a dog lives.
Bir köpeğin ne kadar yaşayacağını birçok faktör belirleyebilir.

More Sentences
dictate f. gerektirmek
Thus, moral responsibility dictates that we opt for this kind of investigation, these types of treatment.
Dolayısıyla, ahlaki sorumluluk bu tür bir araştırmayı, bu tür bir tedaviyi tercih etmemizi gerektirmektedir.

More Sentences
dictate f. yazdırmak
The boss stopped dictating the letter to take a phone call.
Patron bir telefon görüşmesi yapmak için mektubu yazdırmayı bıraktı.

More Sentences
dictate f. dikte etmek
It is wrong to dictate to people how they should live.
İnsanlara nasıl yaşamaları gerektiğini dikte etmek yanlıştır.

More Sentences
dictate f. emretmek
That's what the law dictates.
Kanun böyle emrediyor.

More Sentences
dictate i. prensip
dictate i. emretme
dictate i. ihtar
dictate i. dikta
dictate i. dikta
dictate f. söyleyerek yazdırmak
dictate f. imla etmek
dictate f. söyleyip yazdırmak
dictate f. zorla kabul ettirmek
dictate f. imla yazdırmak
dictate f. söylemek
dictate f. etkilemek
dictate f. dayatmak
dictate f. baskın bir tavırla belirlemek
dictate f. empoze etmek
dictate f. buyurur gibi kararlaştırmak
Hukuk
dictate f. söylemek
Eski Kullanım
dictate i. transkripsiyon için telaffuz edilen şey

"dictate" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dictate to (one) f. (birine) dayatmak
dictate to (one) f. (birine) zorla kabul ettirmek
dictate to (one) f. (birine) söyleyip/söyleyerek yazdırmak
dictate to (one) f. (birine) dikte etmek
dictate to (one) f. (birine) dikte etmek
Öbek Fiiller
dictate to f. dikte etmek
dictate to f. (birine) dikte etmek
dictate (something) to someone f. birine (bir şeyi) dikte etmek
dictate (something) to someone f. birine (bir şeyi) zorla kabul ettirmek
dictate (something) to someone f. birine (bir şeyi) dayatmak
dictate to f. zorla kabul ettirmek
dictate to f. (birine) dayatmak
dictate (something) to someone f. birine (bir şeyi) dikte etmek
dictate (something) to someone f. birine (bir şeyi) söyleyip/söyleyerek yazdırmak
dictate to f. söyleyip/söyleyerek yazdırmak