emir - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

emir



"emir" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
General
emir i. emir
emir i. reis
Politics
emir i. (orta doğu'da) prens
emir i. lider
emir i. vali

"emir" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
emir command i.
emir order i.
General
emir emeer i.
emir precept i.
emir ukase i.
emir decision i.
emir commandment i.
emir imperative i.
emir dictamen i.
emir khan i.
emir direction i.
emir word i.
emir rescript i.
emir ameer i.
emir amir i.
emir bidding i.
emir edict i.
emir charge i.
emir commanding i.
emir bid i.
emir word of command i.
emir fiat i.
emir statute i.
emir disposal i.
emir injunction i.
emir emir i.
emir command i.
emir prescript i.
emir prince i.
emir dictation i.
emir dictate i.
emir sway i.
emir decree i.
emir behest i.
emir appointment i.
emir disposition i.
emir pleasure i.
emir directive i.
emir ordinance i.
emir instruction i.
emir mandate i.
emir prescription i.
emir enjoinment [obsolete] i.
Trade/Economic
emir prescription i.
emir mandate i.
emir ordinance i.
emir instruction i.
Law
emir precept i.
emir commandment i.
emir prescription i.
emir injunction i.
emir mandate i.
emir impeditive i.
emir writ i.
Politics
emir ameer i.
emir monarch i.
emir directive i.
Technical
emir directive i.
emir direction i.
Computer
emir directive i.
History
emir ameer i.

"emir" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 241 sonuç

Türkçe İngilizce
General
emir yağdırmak boss over f.
emir vb çiğnemek transgress f.
emir çıkarmak enact f.
emir almak receive orders f.
yapılması için emir vermek (toplantının) summon f.
iptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri) countermand f.
emir vermek order f.
emir vermek give order f.
emir vermek command f.
emir vermek give directions f.
birine emir yağdırmak boss someone around f.
birinden emir almak take an order f.
emir belirtir shall f.
emir yağdırmak order around f.
emir verir gibi konuşmak talk patronizingly f.
emir verir gibi konuşmak talk in a bossy way f.
emir almak take direction f.
emir vermek imperate f.
emir vermek adjure f.
geri çekmek (emir, yasak vb.) raise f.
emir almak take order for f.
resmi emir decree i.
hz musa'ya allah tarafından verilen on emir the ten commandments i.
on emir kitaplarının beşincisi deuteronomy i.
sıkı emir enjoinder i.
geçici emir provisional order i.
emir altındaki kimse minion i.
emir eri aide i.
on emir the ten commandments i.
emir subayı adjutant i.
yazılı emir writ i.
yüksek mahkemeden verilen emir mandamus i.
emir veren kadın dictatress i.
kesin emir injunction i.
emir verme reordering i.
denize çıktıktan sonra açılmak üzere kaptana verilen kapalı zarf içindeki emir sealed orders i.
on emir decalogue i.
resmi emir injunction i.
emir eri equerry i.
bir emir gibi yapılan istek demand i.
adli merciden gelen yazılı emir writ i.
emir kulu aide i.
emir verme enjoinder i.
emir eri orderly i.
emir subayı aid-de-camp i.
emir subayı aide-de-camp i.
emir kulu yes-man i.
emir kipi imperative i.
emir komuta zinciri chain of command i.
resmi emir advice i.
yedinci emir seventh commandment i.
emir subayı adjutant (adjt) i.
emir subaylığı adjutancy i.
önceki emri geçersiz kılan emir countermand i.
karşı emir counterorder i.
emir verme imperation i.
emir iptali cancel i.
belirgin veya mantıklı sebep olmaksızın emir ve önerilere karşı çıkma eğilimi negativity i.
kaba emir bark i.
emir veya komuta veren kimse bidder i.
emir kipi imperative mode i.
emir kipine ait jussive s.
emir belirten imperatival s.
emir gereğince by order zf.
başka emir gelinceye kadar till further orders zf.
Phrasals
bir hayvanın emir vb.ne uymasını sağlamak condition (someone or something) to (something) f.
bir hayvanın emir vb.ne uymasını sağlamak condition someone or something to something f.
(emir) yukarıdan gelmek come down f.
(emir) üst makamdan gelmek come down f.
birini/bir şeyi çiğnemek (kural, emir) transgress against someone or something f.
Phrases
bir emir kabul etme ifadesi f.a.b. [uk] ünl.
Proverb
itaat etmeyen emir vermez he that cannot obey cannot command
emir alamayan emir veremez he that cannot obey cannot command
Colloquial
emir vermek say the word f.
emir demiri keser obey the order, no matter what! expr.
Idioms
(birine) emir vermek give (someone) the word f.
emir vermek give the word f.
açık emir word of command i.
emir yağdırıp durma power trip i.
resmi emir word of command i.
emir veren çok çalışan yok too many chiefs and not enough indians expr.
sen kimsin bana emir veriyorsun who died and left you in charge exclam.
Speaking
artık senden emir almayacağım I'm not taking orders from you anymore expr.
Trade/Economic
açık emir open order i.
bekleyen emir standing order i.
belediye emir ve yasakları municipal ordinance i.
borsada kullanılan sınırlı emir limit order i.
bir menkul değeri piyasada teklif edilen en iyi fiyattan satmak veya satın almak için borsa bankerine verilen emir at the market i.
emir bölme order split i.
emir ve kumanda birliği unity of command principle i.
emir-komuta zinciri scalar relationships i.
emir, müzekkere, mahkeme kararı, men kararı, belirleme veya hakem kararı order, writ, judgment, injunction, decree, determination or award i.
emir iyileştirmesi order improvement i.
emir komuta zincirindeki yönetici line executive i.
emir limanı port of call i.
emir defteri order book i.
emir tahtası order book i.
emir kumanda örgütü line organization i.
emir iyileştirilmesi order improvement i.
emir iyileştirme order improvement i.
fiyat sınırlı emir limited order i.
gerçekleşmiş emir realized order i.
gümrükten depo memuruna teslim veya tesellüm için yazılan emir warehouse keeper's order i.
günlük emir day order i.
görev emir formu duty order form i.
iptal edilinceye kadar geçerli emir good-till-canceled order i.
ivedi emir urgent order i.
kesin emir strict order i.
kesin emir imperative order i.
kolektif emir collective order i.
küsurat emir odd lot orders i.
limitli emir limit order i.
limitli emir limit orders i.
menkul değer borsasında açılış fiyatıyla alış veya satış için aracı kuruluşa verilen emir order at opening price i.
normal emir normal order i.
özel emir special order i.
resmi emir writ i.
satış emir sale order i.
sınırlı emir limit order i.
sınırsız emir unlimited order i.
şartlı emir contingent order i.
verilen çek ve ödeme emir checks drawn and money orders i.
yenilenen emir repeating order i.
borsanın kapanışında yerine getirilecek emir at the close order expr.
borsanın açılışında yerine getirilecek emir at the opening order expr.
Law
emir çıkarmak enact f.
(yeni bir emir ile önceki emri) iptal etmek unorder f.
eskiden ingitere'de, kiracının iki yıl olan kullanım hakkını aşması durumunda, toprağı geri almak için yasaya bağlı olarak verilen resmi yazılı emir cessavit [obsolete] i.
açık emir clear order i.
ara karar niteliğindeki emir interlocutory order i.
banka ödeme emir bank's drafts i.
bağlayıcı emir binding instruction i.
bir şeyin gerçekleştirilmesi konusunda mahkemece verilen emir mandatory injunction i.
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir injunction i.
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir cease and desist order i.
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir enjoining i.
bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir enjoinment i.
dava hakkında medyaya konuşmayı yasaklayan emir gag order i.
emir verme giving order i.
emir takibi order view i.
emir verme issuing order i.
geçici mahkeme emir provisional injunction i.
hukuka uygun emir lawful order i.
istinaf konusu emir mandatory injunction i.
kesin mahkeme emir perpetual injunction i.
mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir arrest warrant i.
mahkemece yapılan çağrıya uymayanların kolluk gücüyle mahkemeye gelmesini sağlamak için verilen yazılı emir bench warrant i.
münferit emir fragmentary order i.
tedbir mahiyetinde emir injunction i.
yazılı emir written order i.
yargısal emir judicial order i.
Politics
daima yürürlükte olan emir standing order i.
emir gerçekleştirme sistemi order execution arrangement i.
resmi emir decree i.
sadece daire başkanından emir alan üst düzey devlet memuru undersecretary [us] i.
sadece daire başkanından emir alan üst düzey devlet memurluğu under-secretaryship i.
Technical
emir vermek instruct f.
kumanda etmek emir vermek command f.
Telecom
yarı otomatik taktik emir ve denetim sistemi semiautomated tactical command and control system i.
Marine
emir limanı port of call i.
çapayı orsa etmek için verilen emir up anchor i.
çapayı rüzgarın geldiği yöne döndürmek için verilen emir up anchor i.
Psychology
ahlakdışı emir immoral imperative i.
Chemistry
emir oksit pigmenti iron oxide pigment i.
Linguistics
emir kipi the imperative i.
emir cümlesi imperative sentence i.
emir belirten imperative s.
Religious
sina dağı'nda musa'ya tanrı tarafından verildiğine inanılan on emir the commandments i.
kutsal emir divine command i.
Philosophy
kutsal emir kuramı divine command theory i.
Geography
emir vadisi esdraelon i.
emir vadisi esdraelon plain of i.
emir vadisi jezreel i.
emir vadisi plain of jezreel i.
Military
emir yayınlamak issue an order f.
emir vermek issue an order f.
emir vererek birliklerin yönünü değiştirmek face f.
alay emir subayı aid-major i.
amiral emir subayı flag lieutenant i.
alay emir subayı regimental adjutant i.
bir sayfalık teknik emir eki technical order page supplement i.
bir askeri üste faaliyette bulunan fakat o üssün emir komuta zincirine dahil olmayan bir anlamda kiracı konumdaki komutanlık tenant command i.
devamlı emir standing order i.
emir askeri batman i.
emir ve komuta silsilesi military channel i.
emir astsubayı aide i.
emir-komuta zinciri chain of command i.
emir astsubayı adjutant i.
emir subayı aide de camp i.
emir ve isteklerin dağıtımı dissemination of orders and requests i.
emir subayı adjutant i.
emir subayı yardımcısı assistant adjutant i.
emir subayı aide-de-camp i.
emir komuta zinciri chain of command i.
emir ve komuta zinciri chain of command and order i.
emir ve komuta birliği unity of command i.
emir komuta iklimi command climate i.
emir ve komuta mihveri command axis i.
emir ve komuta zinciri order and command chain i.
emir subayları personal staff i.
emir veya ilan asılan tabela billboard i.
emir ve komuta kanalı military channel i.
emir ve komuta kanalı channels i.
emir ve komuta devresi order wire i.
emir ve komuta görevi command task i.
emir-komuta zinciri command chain i.
emir subayı aide i.
emir eri batman i.
emir ve komuta kanalı command channel i.
emir eri orderly i.
görev tipi emir mission type order i.
günlük emir routine order i.
harekat emir ve komuta zinciri operational chain of command i.
idari emir administrative order i.
mahallinde emir on the spot order i.
not ettirilmiş emir dictated order i.
özel emir special order i.
ön emir warning order i.
sözlü emir veren komutan verbal orders commanding officer i.
şifahi emir verbal order i.
sözlü emir oral order i.
şifahi emir oral order i.
sözlü emir verbal order i.
teknik emir uygulaması technical order compliance i.
tugay emir subayı brigade adjutant i.
tabur emir subayı battalion adjutant i.
teyit edici yazılı emir confirmatory order i.
teknik emir technical order i.
yazılı emir written order i.
yazılı emir letter order i.
zamana bağlı teknik emir time compliance technical order i.
birleşik emir planı unified command plan i.
otoritelerce çıkarılan, belirli kişi veya mülklerin güvenliğini sağlayan yazılı emir safeguard i.
emir verilmemiş unordered s.
emir emirdir an order is an order expr.
emir emirdir order is order expr.
emir verildiğinde on order expr.
Abbreviation
sözlü emir vo i.
Slang
birinin kölesi/emir kulu hollaback i.
sürekli emir veren a bossy boots i.
emir eri zany i.