daraltmak - Türkçe İngilizce Sözlük

daraltmak

"daraltmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
daraltmak constrict f.
My throat felt dry and constricted.
Boğazım kuru ve daralıyor gibi hissediyorum.

More Sentences
daraltmak narrow down f.
Firstly, we need to narrow down the guidelines.
İlk olarak, kılavuz ilkeleri daraltmamız gerekiyor.

More Sentences
daraltmak narrow f.
Never leaving your comfort zone narrows your options in life.
Konfor alanınızı asla terk etmemek hayattaki seçeneklerinizi daraltır.

More Sentences
daraltmak reduce f.
Yet, the Sjöstedt report reduces this room for manoeuvre.
Ancak Sjöstedt raporu bu manevra alanını daraltmaktadır.

More Sentences
Öbek Fiiller
daraltmak narrow down f.
Firstly, we need to narrow down the guidelines.
İlk olarak, kılavuz ilkeleri daraltmamız gerekiyor.

More Sentences
Teknik
daraltmak narrow f.
Never leaving your comfort zone narrows your options in life.
Konfor alanınızı asla terk etmemek hayattaki seçeneklerinizi daraltır.

More Sentences
Genel
daraltmak bother f.
daraltmak contract f.
daraltmak take f.
daraltmak straiten f.
daraltmak bore f.
daraltmak take something in f.
daraltmak attenuate f.
daraltmak restrict f.
daraltmak scant f.
daraltmak limit f.
daraltmak shrink f.
daraltmak throttle f.
daraltmak constringe f.
daraltmak slit f.
daraltmak stiffen f.
daraltmak restringe f.
daraltmak funnel f.
daraltmak tighten f.
Öbek Fiiller
daraltmak cinch up f.
daraltmak purse up f.
Konuşma Dili
daraltmak bullyrag f.
Teknik
daraltmak throttle f.
Bilgisayar
daraltmak collapse f.
Bilişim
daraltmak collapse f.
daraltmak collapse to f.
Denizcilik
daraltmak stoak f.
Eski Kullanım
daraltmak streighten f.

"daraltmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 49 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bir giysiyi daraltmak take in a garment f.
giysi daraltmak take up f.
içini daraltmak oppress f.
kapsamını daraltmak cut down one's scope f.
kapsamını daraltmak limit one's scope f.
kapsamını daraltmak reduce one's scope f.
kapsamını daraltmak restrict one's scope f.
sınırları daraltmak narrow the limits f.
(giysi) daraltmak take in f.
elbiseyi daraltmak have something taken in f.
elbise daraltmak have something taken in f.
makası daraltmak decrease the gap f.
makası daraltmak tighten the gap f.
makası daraltmak narrow the gap f.
fazla daraltmak skrimp [scotland] f.
frekans bandını daraltmak point jam f.
(yay kasanını) yükselterek daraltmak stack f.
nefesini daraltmak suffocate f.
kapsamını daraltmak straiten f.
yetki alanını daraltmak straiten f.
Öbek Fiiller
nefesini daraltmak choke off f.
(birini bir konuda) daraltmak pester (one) about (someone or something) f.
belli ölçüde kapsamını daraltmak scale down f.
(birini bir şey) için daraltmak devil (someone or something) for (something) f.
(birini/bir hayvanı bir şey) için daraltmak devil (someone or an animal) for something f.
istenmeyen, güvenilmez kişileri/şeyleri aradan çıkartarak grubu daraltmak winnow away f.
istenmeyen, güvenilmez kişileri/şeyleri dışarıda bırakarak grubu daraltmak winnow away f.
kıyafet daraltmak pinch out f.
kıyafetin bir yerini içine katlayıp dikerek daraltmak pinch out f.
(biriyle/bir şeyle) ilgili daraltmak bother about (someone or something) f.
(birini) daraltmak get on (one) f.
mermi kovanını daraltmak neck down f.
(bir konuda) daraltmak pester about f.
Konuşma Dili
için daraltmak devil for f.
için daraltmak devil for f.
Deyim
(giysi) daraltmak veya genişletmek let out f.
ruhunu daraltmak gripe one's soul f.
ruhunu daraltmak leave (one) cold f.
ruhunu daraltmak leave someone cold f.
çok fazla daraltmak pare (something) to the bone f.
ruhunu daraltmak gripe soul f.
Teknik
giysi daraltmak take in f.
sıkıştırarak daraltmak constrict f.
Tekstil
çevresini daraltmak için giysiden alınan üçgen parça bias i.
daraltmak (giysi) take in f.
(dokumayı) düzenli aralıklar ile daraltmak pace f.
(kumaşı, kıyafeti) daraltmak shrink out f.
Dilbilim
(gramer yapısını) daraltmak contract f.
Futbol
açıyı daraltmak narrow the angle f.