| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | funnel i. | huni | ||
|
He always carries a funnel in his car in case he needs to pour petrol into the tank. Depoya benzin koyması gerekirse diye arabasında her zaman bir huni taşır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | funnel i. | baca | ||
|
White smoke was coming from the funnel of the old locomotive. Eski lokomotifin bacasından beyaz dumanlar çıkıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | funnel f. | akıtmak | ||
|
The organization funnelled money from donators to governments. Organizasyon bağışçılardan hükümetlere para akıtıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | funnel f. | akmak | ||
|
The crowd funnelled through the entrance of the concert hall. Kalabalık konser salonunun girişine doğru akıyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | funnel i. | baca | ||
|
White smoke was coming from the funnel of the old locomotive. Eski lokomotifin bacasından beyaz dumanlar çıkıyordu. More Sentences |
||||
| Teknik | funnel i. | huni | ||
|
He always carries a funnel in his car in case he needs to pour petrol into the tank. Depoya benzin koyması gerekirse diye arabasında her zaman bir huni taşır. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | funnel i. | huni | ||
|
He always carries a funnel in his car in case he needs to pour petrol into the tank. Depoya benzin koyması gerekirse diye arabasında her zaman bir huni taşır. More Sentences |
||||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | funnel i. | huni | ||
|
He always carries a funnel in his car in case he needs to pour petrol into the tank. Depoya benzin koyması gerekirse diye arabasında her zaman bir huni taşır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | funnel i. | akıt | ||
| Genel | funnel i. | ağızlık | ||
| Genel | funnel i. | boru | ||
| Genel | funnel i. | havalandırma deliği | ||
| Genel | funnel i. | baca (vapurda) | ||
| Genel | funnel f. | huni biçimi vermek | ||
| Genel | funnel f. | baca gibi yapmak | ||
| Genel | funnel f. | yönlendirmek | ||
| Genel | funnel f. | yönelmek | ||
| Genel | funnel f. | huni şeklini almak | ||
| Genel | funnel f. | daraltmak | ||
| Genel | funnel f. | huniden geçer gibi hareket etmek | ||
| Genel | funnel f. | genişletmek | ||
| Genel | funnel f. | huniden geçirir gibi geçirmek | ||
| Genel | funnel f. | odak noktasına doğru hareket ettirmek | ||
| Genel | funnel f. | merkezi kanala yönlendirmek | ||
| Genel | funnel f. | tek alıcıya yönlendirmek | ||
| Genel | funnel f. | bir kaynaktan dağıtmak | ||
| Genel | funnel f. | dar geçitten göndermek | ||
| Genel | funnel f. | iletim aracı olarak hizmet etmek | ||
| Genel | funnel f. | yöneltmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | funnel i. | huni biçimli yapı | ||
| Teknik | funnel i. | (eriyik metalin kalıba aktığı) giriş oluğu | ||
| Teknik | funnel i. | konik geçit | ||
| Teknik | funnel i. | ışığın belirli alana düşmesi için spot lambasına takılan silindirik çerçeve | ||
| Teknik | funnel i. | merkezine doğru daralan kanal | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | funnel i. | gemi bacası | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | funnel i. | kafadanbacaklılarda yüzmeyi kolaylaştıran su boşaltma tüpü | ||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | funnel i. | huni bulutu | ||
| Meteoroloji | funnel i. | bulut hortumu | ||