scant - Türkçe İngilizce Sözlük

scant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

scant — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kıt, yetersiz
Okunuş (IPA):
(AmE /skænt/ – BrE /skænt/)
Terim Türü:
Sıfat: scant
Bu sıfat, miktar veya derece bakımından az olan durum anlamındadır. Eski İskandinav skamt kökünden evrilerek sınırlılık vurgusu kazanmıştır. Akademik ve eleştirel yazımda eksiklik belirtmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
scarce, meager
Zıt Anlamlılar:
abundant

"scant" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
scant s. kıt
Even with scant resources we have been very effective.
Kıt kaynaklarla bile çok etkili olduk.

More Sentences
scant s. kısıtlı
The scant resources were the reason for the country's economic dependency.
Ülkenin ekonomik bağımlığının nedeni kısıtlı kaynaklardı.

More Sentences
scant s. az
The Council gave scant regard to over 50 amendments adopted by this House in the first reading.
Konsey, bu Meclis tarafından ilk okumada kabul edilen 50'den fazla değişikliği çok az dikkate almıştır.

More Sentences
scant s. yetersiz
It is a disgrace that port control should only be scant and, in many cases, implemented in a questionable manner.
Liman kontrolünün sadece yetersiz olması ve çoğu durumda şüpheli bir şekilde uygulanması utanç vericidir.

More Sentences
scant f. özensiz çalışmak
scant f. daraltmak
scant f. sınırlamak
scant f. dikkatsiz bir biçimde çalışmak
scant f. az miktarda vermek
scant f. kısıtlamak
scant f. (bir şeyi) gerekenden az vermek
scant f. tam tamına verememek
scant f. esirgemek
scant f. dikkatini eksik vermek
scant f. önemsememek
scant s. dar
scant s. sınırlı
scant s. kifayetsiz
scant s. belirli bir alanda eksiği olan
Denizcilik
scant s. gemiyi rotasında zar zor ilerleten yön ve şiddete sahip (rüzgar)

"scant" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
scant contact i. yetersiz ya da sınırlı temas
scant [dialect] i. kesat
scant [dialect] i. yetersiz ikmal
scant [dialect] i. kıtlık
scant [dialect] s. müsriflik yapmayan
scant [dialect] s. aşırı tutumlu
scant [dialect] s. tedbirli
scant [dialect] s. idareli
scant [dialect] s. cimri
scant [dialect] zf. zar zor
scant [dialect] zf. güç bela