beri - Türkçe İngilizce Sözlük

beri

"beri" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
beri from ed.
The Presidency has supported efforts to develop the Barcelona Process from the start.
Başkanlık, Barselona Süreci'nin geliştirilmesine yönelik çabaları başından beri desteklemiştir.

More Sentences
beri for ed.
I saw it for myself on more than one occasion and things have not improved since I left.
Birden fazla kez kendim gördüm ve ayrıldığımdan beri işler düzelmedi.

More Sentences
beri ever since ed.
It has been non-stop ever since we were elected in 1999.
1999'da seçildiğimizden beri hiç durmadan devam ediyor.

More Sentences
beri since ed.
Given the deadlock at the political level, the Association Council has not been able to hold a meeting since April 1997.
Politik düzeydeki kilitlenme nedeniyle, Ortaklık Konseyi Nisan 1997'den beri toplanamamıştır.

More Sentences
beri the near side i.
beri onward zf.
beri this way zf.
beri onwards zf.
beri near zf.
beri sinsyne zf.
beri siththen zf.
beri down zf.
beri on ed.
beri down ed.
beri doon [scotland] ed.
beri doun [scotland] ed.
beri syn [scotland] ed.
beri syne [scotland] bağ.
Eski Kullanım
beri sithen zf.
beri sithens zf.
beri sithence zf.
beri sith ed.

"beri" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
-den beri from ed.
Genel
ataları eski çağlardan beri belirli bir yerde yaşamış olanlar aborigines i.
eskiden beri time out of mind i.
eskiden beri kullanılıp popüler olan şey old standby i.
öteden beri time out of mind i.
beri taraf this side i.
geçmişten beri geçerli olma retroactivity i.
öteden beri süregelen gelenek a centuries-old tradition i.
öteden beri süregelen gelenek long-established tradition i.
öteden beri süregelen gelenek deep-rooted tradition i.
1990'lardan beri lübnan'da faaliyet gösteren filistinli aşırı dinci sünni grup band of partisans i.
son yeniaydan beri geçen süre age of moon i.
başından beri the whole time i.
yeni güney galler sanat galerisi mütevelli heyetinin 1921'den beri verdiği bir ödül archibald prize [australia] i.
uzun zamandan beri bir şeyi yapmadığı için onu iyi yapamamak be out of practice f.
beri kılmak release from f.
beri yandaki hither s.
çoktan beri bulunan of long standing s.
daha önceden beri varolan pre-existing s.
başlangıçtan beri var olan primordial s.
eskiden beri süregelen longstanding s.
daha önceden beri varolan preexisting s.
yıllardan beri süregelen yeared [obsolete] s.
ezelden beri var olan unoriginated s.
(genellikle born days ifadesinde kullanılır) doğduğundan beri mevcut olan born [dialect] s.
başından beri var olan founding s.
o zamandan beri since then zf.
ne zamandan beri since when zf.
başından beri all the way zf.
küçüklükten beri from a child zf.
çocukluktan beri from a child zf.
o günden beri from that day on zf.
yıllardan beri for ages zf.
öteden beri all along zf.
çoktan beri for a long time zf.
başlangıçtan beri from the off zf.
çoktan beri for ages zf.
bilinmeyen dönemlerden beri from time zf.
o tarihten beri ever since zf.
uzun zamandan beri for a long time zf.
aylardan beri for months zf.
o zamandan beri since when zf.
epey zamandan beri for some time past zf.
başlangıçtan beri from the outset zf.
bir süreden beri for some time past zf.
çocukluğundan beri from a boy zf.
çoktan beri long since zf.
yılından beri since the year zf.
o zamandan beri since zf.
o zamandan beri thenceforward zf.
ezelden beri from all eternity zf.
o zamandan beri thenceforth zf.
öteden beri all along the line zf.
kısa bir süreden beri for a little while zf.
ondan beri ever since zf.
birkaç yıldan beri for several years zf.
uzun süreden beri for a long time zf.
dünya kurulduğundan beri since the world began zf.
çoktan beri for a long time (now) zf.
kuruluşundan beri since its foundation zf.
bir saatten beri for an hour zf.
baştan beri from the beginning zf.
duyduğumdan beri since i heard zf.
icat edildiğinden beri since its invention zf.
icat edildiğinden beri since the invention of zf.
yıllardan beri for many years zf.
çocukluğumdan beri since my childhood zf.
eylülden beri since september zf.
ilk çağlardan beri since the early ages zf.
çağlardan beri down the ages zf.
uzun yıllardan beri for many years zf.
-den beri sürekli olarak ever since zf.
başından beri all along zf.
yüzyıllardan beri for centuries zf.
öteden beri since before now zf.
başından beri from the beginning zf.
o tarihten beri from that time zf.
o zamandan beri from that time zf.
nesillerden beri for generations zf.
asırlardan beri for centuries zf.
dünden beri since yesterday zf.
gece yarısından beri since midnight zf.
gençliğinden beri since one's youth zf.
ocaktan beri since january zf.
ocak ayından beri since january zf.
insanlığın ilk günlerinden beri since the first days of humankind zf.
yüzyıllardan beri for many centuries zf.
eskiden beri from of old zf.
-den beri down from zf.
en başından beri since the very beginning zf.
o günden beri since that day zf.
10 yıldan beri for 10 years zf.
eski zamanlardan beri since the ancient times zf.
2011'den beri since 2011 zf.
başından beri ab ovo zf.
o zamandan beri thenceforwards zf.
o yerden beri whenceforth zf.
o zamandan beri whenceforth zf.
çok uzun zamandan beri overlong zf.
o zamandan beri sene zf.
çok eskiden beri since a long time ago zf.
… den beri sinsyne zf.
… den beri siththen zf.
–den beri since zf.
-den beri from ed.
-den beri for ed.
-den beri dated from ed.
-eli beri since ed.
-eliden beri since ed.
-den beri since ed.
den beri aff ed.
'-den beri with ed.
'-den beri syn [scotland] ed.
den beri since ed.
-den beri with ed.
dan beri wherefrom bağ.
-den beri ever since bağ.
'-den beri syne [scotland] bağ.
Öbek Fiiller
-den beri var olmak go back to f.
(biriyle) görüşüp son görüşmeden beri neler olup bittiğini konuşmak catch up with (someone) f.
görüşüp son görüşmeden beri neler olup bittiğini konuşmak catch up f.
İfadeler
en başından beri from its earliest days i.
eski çağlardan beri since the ancient times i.
eskiden beri since antiquity zf.
eski zamanlardan beri since antiquity zf.
ezelden beri since the beginning of time zf.
zamanın başlangıcından beri since the beginning of time zf.
çoktan beri this many a day expr.
ta başından beri from the very first expr.
insanlığın başlangıcından beri since the beginning of humanity expr.
öteden beri bilinmektedir it has been long known expr.
insanlık tarihinin başlangıcından beri from beginning of humankind expr.
dönemin başından beri since the beginning of the term expr.
eskiden beri down through (something) expr.
o zamandan beri geçen yıllarda in the years since expr.
o zamandan beri in the years since expr.
zaman kavramının başından beri since the dawn of time expr.
kalu belâdan beri since the beginning of time expr.
(…)den beri ever since (...) expr.
Konuşma Dili
başından beri right along i.
geldiğimden beri since i came i.
sabahtan beri since the morning i.
birkaç günden beri for a couple/few of days i.
başından beri from the very beginning i.
hafta sonundan beri since the weekend i.
gittiğinden beri since you went i.
gittiğinden beri since you have been gone i.
başlangıçtan beri from the beginning i.
evlendiğimizden beri since we've been married i.
ağustos ayının sonlarından beri since late august i.