ringing - Türkçe İngilizce Sözlük

ringing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ringing — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çınlayan, belirgin
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrɪŋɪŋ/ – BrE /ˈrɪŋɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat: ringing
Güçlü ve net biçimde yankılanan sesleri ya da etkileri betimleyen sıfattır. Ring fiilinin -ing biçiminden türeyerek nitelik kazanmıştır. Gazetecilik ve edebiyatta kalıcı etki bırakan ifadeleri tanımlamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
resonant, clear
Zıt Anlamlılar:
muted

"ringing" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
ringing i. çalma (zil vb)
So they're both ringing at the same time.
Yani ikisi de aynı anda çalıyor.

More Sentences
ringing i. çınlama
Here are some key points about ringing in the ears.
İşte kulak çınlaması hakkında bazı önemli noktalar.

More Sentences
ringing s. çınlayan
The ringing bells proclaimed the invasion.
Çınlayan çanlar işgali ilan ediyordu.

More Sentences
ringing i. çınlayış
Genel
ringing i. çan sesi
We could hear the bells ringing from a nearby church.
Yakındaki bir kiliseden gelen çan seslerini duyabiliyorduk.

More Sentences
ringing s. güçlü
Tomorrow we must give this report a ringing endorsement, but we must also ensure that we do not tie our hands.
Yarın bu rapora güçlü bir destek vermeliyiz ama aynı zamanda elimizi kolumuzu bağlamamalıyız.

More Sentences
ringing i. tanin
ringing i. arama (telefon)
ringing i. geçici salınım
ringing i. çalma
ringing i. çalınma
ringing i. (telefon) arama
ringing i. arama
ringing i. gür ve derin sesli olma
ringing i. yankı yapma
ringing i. çınlayış
ringing s. çalan
ringing s. yüksek sesle öten
ringing s. yankılanan
ringing s. gür ve berrak sesli
ringing s. coşkuyla yapılan
ringing s. kuvvetli
ringing s. zil gibi tınlayan
ringing s. güçlü ve net olan
ringing s. kararlı
ringing s. ateşli
ringing s. kesin olan
ringing s. şüphe götürmeyen
ringing s. belirgin
Teknik
ringing i. geçici salınım
ringing i. parazit salınım
ringing i. uçağın ve uçuş kumandalarının son ayarı
Bilgisayar
ringing expr. çalıyor
Havacılık
ringing i. ayar
Psikoloji
ringing i. çalma
Kuşbilim
ringing i. kuş halkalama

"ringing" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
decimonic ringing i. desimonik zil sesi gönderme
ringing tone i. çaldırma sinyali
ringing tone i. zil tonu
distinctive ringing i. ayırt edici zil
ringing sound i. çınlayan ses
the ringing bell i. çalan zil
ringing of the ears i. kulakların çınlaması
ringing in the ears i. kulakların çınlaması
ringing endorsement i. kuvvetli destek
bell ringing i. zil çalma sesi
bell ringing i. zil çalma
not stop ringing all weekend f. (telefon) bütün hafta sonu susmak bilmemek
İfadeler
with a ringing sound expr. çın çın
warning bells start ringing expr. tehlike çanları çalmaya başladı
warning bells start ringing expr. tehlike çanları çalıyor
Konuşma Dili
alarm bells ringing expr. tehlike çanlarını çalıyor
alarm bells ringing expr. tehlike arz ediyor
Deyim
set alarm bells ringing f. alarma/teyakkuza geçirmek
set the alarm bells ringing f. alarma/teyakkuza geçirmek
set the alarm bells ringing f. tehlike çanlarını çaldırmak
set alarm bells ringing f. tehlike çanlarını çaldırmak
one's ears are ringing f. kulakları çınlamak
one's ears are ringing f. (patlamadan vb dolayı) kulakları çınlamak
one's ears are ringing f. kulakları uğuldamak
(one's) ears are ringing f. kulakları uğuldamak
be ringing off the hook f. (telefon) susmamak
be ringing off the hook f. dakka başı (telefon) çalmak
be ringing off the hook f. (telefon) çalıp çalıp durmak
be ringing off the hook f. (telefon) çalıp durmak
be ringing off the hook f. (telefon) çok sık çalmak
be ringing off the hook f. (telefon) deli gibi çalmak
be ringing off the hook f. (telefon) durmadan çalmak
Konuşma
the bell is ringing expr. zil çalıyor
my phone is ringing expr. telefonum çalıyor
the alarm bells are ringing expr. tehlike çanlarını çalıyor
the alarm bells are ringing expr. tehlike arz ediyor
your phone's ringing expr. telefonun çalıyor
your phone is ringing expr. telefonun çalıyor
her phone is ringing expr. onun telefonu çalıyor
his phone is ringing expr. onun telefonu çalıyor
the phone is ringing expr. telefon çalıyor
Siyasal
bell ringing i. seçim propagandası
Teknik
ringing circuit i. çağrı devresi
bell ringing transformer i. zil trafosu
distinctive ringing i. ayırtedici zil
audible ringing signal i. işitilir zil sesi
bell-ringing transformer i. zil trafosu
bell-ringing transformer i. zil transformatörü
ringing frequency i. çaldırma frekansı
line ringing current i. hat arama akımı
bird ringing i. kuş halkalama
ringing engine i. tokmağı iple çekilerek havaya kaldırılan basit formlu bir kazık çakıcı
Bilgisayar
audible ringing signal i. işitilir zil sesi
distinctive ringing i. ayırt edici zil
line ringing current i. hat arama akımı
Telekom
ringing signal i. zil çaldırma işareti
Medikal
ringing in the ears i. kulaklarda çınlama
ringing in the ears i. kulak çınlaması
Patoloji
a ringing in the ears i. kulak uğultusu
Tarım
bark-ringing i. bilezik alma
bark-ringing i. ağaç gövdesi veya dalının dış halkasının çıkarılması
Sanat
change-ringing i. konu veya temada değişiklik
Müzik
over-ringing tones i. gitarda çalınan notaların hep birlikte ses vermeye devam etmesi
change ringing i. (kilisede vb.) farklı tonlardaki çanların peş peşe ahenkli bir şekilde çalınması
change-ringing i. (kilisede vb.) farklı tonlardaki çanların peş peşe ahenkli bir şekilde çalınması
bell ringing i. zilli müzik aleti çalma