| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | riddle i. | bilmece | ||
|
I will give you a gift if you solve the riddle. Bilmeceyi çözersen sana bir hediye vereceğim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | riddle i. | bulmaca | ||
|
Do you know how to solve this riddle? Bu bulmacayı nasıl çözeceğini biliyor musun? More Sentences |
||||
| Genel | riddle i. | gizem | ||
|
The scientists couldn't solve the riddle of the ship's disappearance. Bilim insanları geminin birdenbire kaybolması ile ilgili gizemi çözemedi. More Sentences |
||||
| Genel | riddle f. | delik deşik etmek | ||
|
The bullets coming from the gunfight of two gangs last night riddled the buildings around. Dün gece iki çetenin silahlı çatışmasından sıçrayan kurşunlar çevredeki binaları delik deşik etti. More Sentences |
||||
| Genel | riddle f. | kalbura çevirmek | ||
|
The bullets coming from the gunfight of two gangs last night riddled the buildings around. Dün gece iki çetenin silahlı çatışmasından sıçrayan kurşunlar çevredeki binaları kalbura çevirdi. More Sentences |
||||
| Genel | riddle f. | (kömürü, odunu) karıştırmak | ||
|
Riddle the stove before adding more wood. Daha fazla odun eklemeden önce sobayı karıştırın. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | riddle i. | kum eleği | ||
|
They are using huge riddles to find gold in the soil. Topraktaki altını bulmak için dev kum elekleri kullanıyorlar. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | riddle i. | bilmece | ||
|
I will give you a gift if you solve the riddle. Bilmeceyi çözersen sana bir hediye vereceğim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | riddle i. | muamma | ||
| Genel | riddle i. | kalbur | ||
| Genel | riddle i. | sır | ||
| Genel | riddle i. | merak konusu | ||
| Genel | riddle i. | esrar | ||
| Genel | riddle i. | anlaşılmaz kimse | ||
| Genel | riddle i. | esrarlı kimse | ||
| Genel | riddle i. | kafa karıştıran kimse | ||
| Genel | riddle i. | kafa karıştıran şey | ||
| Genel | riddle i. | gizemli şey | ||
| Genel | riddle i. | anlaşılmaz şey | ||
| Genel | riddle i. | anlaşılması zor kimse | ||
| Genel | riddle i. | anlaşılması zor şey | ||
| Genel | riddle i. | sorunlu olay | ||
| Genel | riddle i. | sorunlu durum | ||
| Genel | riddle i. | sorunlu kimse | ||
| Genel | riddle i. | problemli kimse | ||
| Genel | riddle i. | problemli durum | ||
| Genel | riddle i. | problemli olay | ||
| Genel | riddle i. | şaşırtan sorun | ||
| Genel | riddle i. | gizemli kimse | ||
| Genel | riddle f. | kalburlamak | ||
| Genel | riddle f. | bulmaca çözmek | ||
| Genel | riddle f. | elemek | ||
| Genel | riddle f. | sırrını çözmek | ||
| Genel | riddle f. | bilmece gibi konuşmak | ||
| Genel | riddle f. | üstü kapalı konuşmak | ||
| Genel | riddle f. | doğruluğunu sınamak | ||
| Genel | riddle f. | bilmecenin cevabını söylemek | ||
| Genel | riddle f. | kalburdan geçirmek | ||
| Genel | riddle f. | her yere yayılmak | ||
| Genel | riddle f. | her yere sıçramak | ||
| Genel | riddle f. | hasar yaratmak | ||
| Genel | riddle f. | zarar vermek | ||
| Genel | riddle f. | bozmak | ||
| Genel | riddle f. | (her kısmını) etkilemek | ||
| Genel | riddle f. | çözüm bulmak | ||
| Genel | riddle f. | çözüm getirmek | ||
| Genel | riddle f. | açıklamak | ||
| Genel | riddle f. | yorumlamak | ||
| Genel | riddle f. | bilmece sormak | ||
| Genel | riddle f. | bilmece yaratmak | ||
| Genel | riddle f. | aklını karıştırmak | ||
| Genel | riddle f. | şaşırtmak | ||
| Genel | riddle f. | açıklamak | ||
| Genel | riddle f. | izah etmek | ||
| Genel | riddle f. | ifade etmek | ||
| Genel | riddle f. | boşa çıkarmak | ||
| Genel | riddle f. | geçersiz kılmak | ||
| Genel | riddle f. | çürütmek | ||
| Genel | riddle f. | bozmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | riddle i. | kaba kalbur | ||
| Teknik | riddle i. | pim başlığı | ||
| Teknik | riddle i. | pin header | ||
| Teknik | riddle f. | delmek | ||
| Teknik | riddle f. | elek kullanarak elemek | ||
| Teknik | riddle f. | kalburdan geçirmek | ||
| Maden | ||||
| Maden | riddle i. | kömür eleği | ||
| Maden | riddle i. | altın kaydırma aleti | ||
| Maden | riddle i. | altın eleme aleti | ||
| Maden | riddle i. | altın eleği | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | riddle i. | patates ezici | ||
| Gıda | riddle i. | haşlanmış patatesin geçirildiği elek | ||
| Gıda | riddle i. | patates eleği | ||
| Gıda | riddle i. | un eleği | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | riddle i. | on üç şişelik şarap kolisi | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | riddle i. | oregon'da bir şehir | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | riddle i. | bölümlü koli | ||
| Eski Kullanım | riddle i. | bölümlere ayrılmış kutu | ||
| Eski Kullanım | riddle i. | bölümlere ayrılmış konteyner | ||
| Eski Kullanım | riddle i. | bölümlü kap | ||
| Eski Kullanım | riddle i. | bölümlere ayrılmış kap içeriği | ||
| Eski Kullanım | riddle i. | bölümlü kabın içindekiler | ||